15 Eylül 2015 Salı

Nasıl mıyım ?

İnsan, haykırmak istiyor içinde ne var ne yoksa!... Bir umut sanki, kurtulur sanıyor içindeki biriktirdiği hüzünlerden ama nafile... biriktirmeye alışmış bir kere bünye, acısına alışmış ağırlığını benimsemiş yaşayıp gitmekte...

Sağına dönsen haksızlık, soluna dönsen adaletsizlik ileriye baksan ümitsizlik ..ne yöne dönersen dön bir çıkmazlar yumağı..''İnsanlık'' mı dedi biri! Yok ulaşılamıyor kendisine, size onun yerine nur topu gibi menfaat canavarı versek ! Hoşlanmadınız değil mi ama bu yaşamın bir gerçeği; hoşlansanız da hoşlanmasanız da ... Önce güveni kapattık köhne köşelere sonrada menfaati saldık meydanlara sonrası bitmek bilmeyen dram dizi serisi...Çık çıkabilirsen içinden...

Akrabalıklar,arkadaşlıklar ve ne acıdır ki dostluklar da menfaatlerin sınırına kadar gidip orada zombileşmeye başlar oldu. Şikayetlerimiz de kâr etmiyor bu gidişatı düzeltmeye, her şey beyhude ! Cehalet, her devirde şeytanın sağ kolu; insanları kuru yaprak misali rüzgarın estiği yöne savuran...Esir olmuşuz nefsimize şirin gösterdiğimiz ve adına ihtiyaç dediğimiz menfaatlerimize ve şeytan sadece izliyor çalışkanlığının eserlerini karşımızda !

İyi bir şeylerden bahsetmek istiyor gönül ama .. ama işte'leri öyle çok ki, iyi bir şeyler dökülemiyor parmaklardan ve dilden; yüreklerde sıkışıp kalıyor ihtimallerde kalan iyi niyetler... Sebep yoksulluğu çekmeyen bitmek bilmeyen savaşlar, üzerinde var olan canlılardan bir tek insan ırkının  hiç kimseyle -hatta kendi ırklarıyla bile- paylaşamadığı  dünya işte ... üstelik bebeklerin katledildiği bir dünya haline getirildi , ne denebilir ki bunun bir sonrasında !!!!

Nasıl mıyım ? Bunca acı içinde nasıl olabilirsem öyle işte...

Dinlemeyen kaldıysa sakin kafayla şu şarkıyı dinlemenizi tavsiye ederim...
https://www.youtube.com/watch?v=9G2HXihPjRU&list=RD9G2HXihPjRU#t=10

Share:

2 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Şairin dediğini diyelim :

''Yağız atlı süvari, koştur atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar kaldırımları..''

Allah' ta ümit kesilmez...

Ramazan Aksoy dedi ki...

Yorumunuzu girin..."Önce gûveni kapattık köhne köşelerde" eyvallah güven önemli lakin bir şeyi unuttuk insanın bazen beşerligi tutarsa hata riski artıyor şaşırıyor işte tam bu noktada güven devreye giriyor samimiyet giriyor hataları örtmeye.En büyük sıkıntımız bu zaten GÜVEN.Kime ve nasıl güvenmeliyiz?Een Rabbime güvenmeyi tercih ederim ve ona samimi kul olanlara peki nasıl olacak burada en büyük sıkıntımız zanlarımız ve tabi vesvese.Hayatı insanlara güvenme üzerine inşa etmekle birlikte farkında olmadan bir hataya düşüyoruz, "kusur ve yanlış arama" halbuki insan hata yapabilir ve hatasını yakaladıgımızda "evraka" çıglıklarıyla "Biliyordum zaten güvenilir biri olmadıgını" diyerek kendimizi yanlızlıga ve asosyallige hapsediyoruz.Aslında "yanlızlıgı" seven biri oldugumuzu ve yanlızlık için bahaneler aradıgımızı toplum tarafından sevilmedigimizi düşünerek "Boş ver aldırma zaten kalabalıgı sevmiyorum"diyerek haklı olma mazeretleri sunarız.Rabbim kullarını rengarek yapmış hepsi ayrı bir renk ve diyorki "Tanışın kaynaşın birbirinize iyiligi hayrı ve sabrı tavsiye edin ayrılıklarınızı zenginlige dönüştürün zan ve vesveseden uzak durun hatalarınızı yanlışlarınızı ortmeye çalışın yada cözüm üretmeye onuda basaramazsanız bugz edin Rabbinize sıgının."