Ana içeriğe atla

Samimiyetimizi Yitirdik

Sürekli olumsuz konuşup yazmaktan da memnun değilim aslında ama cidden öyle çok hatalarımız var ki ; ne hatalarımızın farkındayız ne de hatalarımızdan dönme kaygısı taşıyoruz !Ne olacak cidden bizim durumumuz !

Herkes de bir hayata müdahale arzusu var ama o da kendi hayatı değil hep ama hep başkalarının /başkasının hayatı ! Sen şöylesin ,sen böylesin, şu eksiğin var bu huyun kötü, bu davranışın hiç hoş değil,kıyafetin  doğru değil, ibadetini yanlış yapıyorsun, çok gülüyorsun, çok sertsin, neden bu kadar soğuksun, böyle inatçılık iyi değil, hep benim dediğimin tersini yapıyorsun, onlar gibi davranma, yanlış kişilerin kitabını okuyorsun, şu kişiyi dinleme o günahkar, şunu izleme beynin yıkanıyor,ne biçim konuşuyorsun, neler diyorsun öyle, şöyle yapsana , böyle davransana...................uzaaar gider. Ya kimse kimseden memnun değil herkes birilerini değiştirme derdinde, sanki insan olarak ilk vazifemiz buymuş gibi. ..

Tamam kardeşim uzak dur benden, bırak beni hatalarımla baş başa... Hayat benim, hatalar da benim imtihan da benim; ben de yanılarak öğrenmek istiyorum belki, neden buna bile izin vermiyorsun ki ! Neden, amacın iyi niyetse önce kendinden başlamıyorsun değişime... Neden hep bir hükmetme arzusu içindesin ki ! Ne yani yoksa yaşamın içinde bir ayrıcalığın mı var ki kendini mükemmel gördüğün yetmiyormuş gibi bir de başkalarını düzeltme(!) telaşın var !

 Neden insanların bizim istediğimiz gibi yaşamasını istiyoruz hiç düşündük mü ?  Samimiyetimizi yitirdiğimizi düşünüyorum ; iyi niyetle doğruları söylemek yok artık hayatımızda ! Çoğumuzun yaptığı doğruyu söylerken kendini yüceltme ; nasıl oluyor demeyin biraz düşünün nedenini bulacaksınız ! Gerçekten yanlışından dönmesini mi istiyoruz karşımızdakilerin yoksa onları yermek hoşumuza mı gidiyor ;kendimizde olmayan yanlışları başkalarını görünce  nefsimiz mi böbürleniyor ne dersiniz !

Yaratan Rabbi'nin kitabını açıp okumayan insanlar,O'nun ne dediğini merak etmeyen insanlar seni niye dinlesin hem ! Sen bile o kitabı açıp okuma zahmetinde bulunmamışken nasıl oluyor da başkalarına akıl verme hadsizliğini yapabiliyorsun mesela ? Neye göre doğru yanlış diye katagoriler oluşturup onlara uymayanları kötü/yanlış diye itham edip düzetmeye çalışıyorsun ; Sen kendini ne sanıyorsun be gafil !

Eskiden kızgınlıkla yazardım böyle şeyleri (cehalet fena şey) şimdi üzüntüyle yazıyorum ... üzülüyorum insanların bu kibir yarışında  yaşamayı unutmalarına, olur olmaz şeyleri önemliymiş gibi görüp kavga sebebi yapmalarına, daha önemli işlerimiz varken bizim bir avuç çamur batağında debelenişlerimize... aklımızı, fıtrata uygun yaşam sürmek için kullanmamız gerekirken başkalarının  kusurlarını kendimize göre listelediğimiz yanlışlarını bulmak için kullanmamıza üzülüyorum..en çok da çıkmazlarda kaldığımda, gaflete dalıp yanlış olduğunu bildiğim halde hatta vicdanım da ikaz ettiği halde boş muhabbetlerin boş işlerinde orta yerinde olduğum anlara öyle çok üzülüyorum ki !...

Biri karşıma geçip ara ara bana dünyada olan olumlu şeyleri dile getirsin istiyorum; benim görmekte güçlük çektiğim şeyleri bana öyle bir anlatsın ki ben anlatılanları gözümde canlandırayım ve yürekten inanayım... Güzel olurdu....

Buyurun şu müzik eşliğinde okuyun dilerseniz yazıyı https://www.youtube.com/watch?v=Lg8K7ge9sKo


Yorumlar

Nihat SAMİYUSUF dedi ki…
Dünya döndükçe ne kabe kalır hacısız,
Ne minareler kalır ezansız,
Ne de Secdeler kalır başsız..
Sen yeter ki;
Toplumu adaletsiz,
Sofraları ekmeksiz,
Gönülleri ümitsiz bırakma.
Selam ve dua ile...
absalom dedi ki…
şimdi sayın pabuç prosedür şöle oluyo...

kızgınlık aşaması...
üzülme aşaması...
sonra ne halleri varsa görsünler ben kendi huzuruma bakayım kendi gelişimime bakayım aşaması.
nirvana oluyo yani bu kısım:))

hayatta şahane şeler var sana anlatırdım da...
yapılan şeler anlatılmaz anlatılırsa anlamı kalmaz kısmı var...

amma inan bana var...
ah ah insanı duygulandıran gururlandıran göğsünü kabartan şeler var.

eh gün gelir devran döner görürsün belki bi dost meclisinde çıtlarım sana kısmet:))

zor bi yola girdin bunu biliyodun...
bu yolda en önemlisi umudunu kaybetmeyeceksin başını dik tutacaksın omuzların düşmeyecek...

güzel şelerin de olduğu şahane şelerinde olduğunu bileceksin uzak diyarlarda...

hadi şimdilik kal sağlıcakla:))

Pabuc dedi ki…
Nihat SAMİYUSUF,
amin dua şiirine... tşkler yorum için

absalom,
ben sanırım nirvanaya bir tık ötedeyim ;)

Anlamaktan bile vaz geçiyorum bazen insanları; yok artık insan bu kadar da uzak olmamalı düşünmekten diyerek !

pozitif şeyler oluyor
iyi insanlar da var şüphesiz
ama sorun şu ki öyle azlar ki karşılaşamıyoruz bile onlarla...

Ümitsizlik anlarında çocuklar gibi hayali dostlar uydurup onların bir gün karşımıza çıkacağını falan mı düşünsek ki !

bu kadar da abartılacak kadar az iyilerin sayısı işte...
absalom dedi ki…
çok ta az değil...
belki ulu orta anlatmıyolardır.
ulu orta hava atmıyolardır.
belki sağ elin verdiğini sol ele göstermiyolardır.

herşeyi gözümüze gözümüze sokan namuzsuzlar gibi değillerdir belki.

nerden biliyosun:))
Pabuc dedi ki…
Onlar içimizde içimizde :)
Evet tabiki varlar
ama insan istiyor ilan birine de şahit olsam '' diye ...
Gerçi ben çok dikkatli baktığımda bazen yakalıyorum onları ama işte hafızam balık !
Böyle insanlar kendilerinin farkında değiller biliyor musun ?
Çünkü onlar iyilik yapıyorum diye bir beklentiyle yapmıyorla ryapacaklarını zaten adam/kadın o işte insan olduğu için yapıyor ne yapıyorsa..
absalom dedi ki…
farkında olanlar da var emin ol...
nihayetinde bir sürü şahane insan var karşı kıyının kızı.

reklam yapmıyolar sadece.
o yüzden bilinmiyolar.

emin ol bundan içini ferah tut.

çok iyi biliyorum çok iyi tanıyorum çevremdekileri.
zaten çevremdeki diğerlerini attım sattım gitti.

ah ah gözlerin dolar ah bi anlatabilsem.
ama esprisini yitirir anlatırsam.

sen başını dik tut laz kızı.
umudunu kaybetme.
gün gelir görürsün.
gün gelir tanırsın böle insanları.

tamam azınlıktalar belki amma.
olsun.

ben neden hala enseyi karartmadım bu memlekette sanıyosun:))
Pabuc dedi ki…
İyiyi doğruyu sadece söyleyenler var,
iyiyi de doğruyu da hep başkaları yapsın diye bekleyenler var ,
Hİç bir şey düşünmeyen sadece yiyip içen vakit geçirenler var,
bir de birilerini ezip geçen öyle yükselenler var;

Bir de insan gibi yaşayanlar ama hiç dikkat çekmeyenler var ; söz de değil öz de insan olanlar...

İyi ki de varlar ....
Ramazan Aksoy dedi ki…
Güzel şeyler anlatabilmek, anlatırsın vardır elbet güzel şeyler ama kime göre? Güzel şeyler aslında bizi buluyor hep yanımızda etrafımızda, mesele o güzellikleri görebilmek diye düşünüyorum.Aslolan görebilmek birilerin anlatması olmasa gerek.Bazen güzel bir agacın meyvesi, bazen kuşların cıvıltıları, bazen gürleyerek akan bir dere, bazen iki dagın arasından dogan güneş, bazen ufukta kızılaşarak denize dalan bir güneş, bazen küçük bir kelebegin rengarenk kanatlarını çırparak gökyüzünde dolanması, bazen karanlıkları aydınlatan bir ayışıgı .....Rabbim bizim huzurumuz mutlulugumuz için cennet bahcesinden bir bahceyi tasarladı yeryüzünde ya biz ne yaptık kirlettik, beton yıgınlarıyla, nefretimizle, kinimizle, hırsımızla, egomuzla, kibrimizle, zanlarımızla .... gözlerini kapa güzel kardeşim ve Rabbimizin Adem ve eşine emanet ettigi cennet bahcesi dünyayı hayal et sevgiyle, umutla, güvenle, hüsnü zanla, agacıyla kuşuyla ırmagıyla yıldızıyla güneşiyle hayvanlarıyla .....bizi bogan sıkan karamsarlıga sürükleyen beton duvarlar ve demir yıgınları degilmi?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…