Ana içeriğe atla

Peygambere Atılan İftiralara Ses Çıkarmayalım mı ?


İlahiyat mezunu bir din öğretmeni okulda ; ''Zina yapmış bir kadının bu günahtan çocuğu olmuş. Kadın o bebeği doğduktan sonra öldürmüş sonra da telaşlı bir şekilde bunu anlatmak için  Peygamberimizin yanına gitmiş ve nefes nefese olanları anlatmış .Peygamberimiz de :'' Ben de önemli bir şey oldu ,ikindi namazını kaçırdın sandım!'' demiş diye hadis anlatıyorsa ben ya da benim gibi düşünenler buna karşı sessiz mi kalmalıyız? '' Aaaa gerçekten mi !'' deyip inanmalı mıyız ? Ya da ''Kardeşim sen ne diyorsun , benim Peygamberim böyle bir şey demez!'' dediğimizde: 

'' Kardeşim siz yanlış anladınız,Peygamberimiz orada namazın önemine vurgu yapmıştır'' dediğinde de: ''Peygamberimiz namazın önemi vurgulamak için böyle bir şey demez'' dememeliyiz öyle mi ! 

Ya bi gidin Allah aşkına!  Çocuklarımıza bu insanlar mı Dini ,Kitabı, Peygamberimizi öğretecekler ...Neyin kafasını taşıyorsunuz hiç mi düşünmüyorsunuz. Sizi bilmem ama benim Peygamberim ne bir bebeğin ne de her hangi bir canlının ölümüne bu derece duyarsızlık göstermez. Peygambere iftiralar atacaksınız ve bizlerin de bunlara inanmamızı bekleyeceksiniz.İnanmayanları da fasıklıkla itham edeceksiniz öyle mi ! Kur'an okumadan ,aklımızı kullanmadan her duyduğumuza inanmamızı istediğiniz için öncelikle kendinizi sorgulayın bence. Kur'anın yaşayan hali olan Peygamberimizin, sizin gibi kendini bilmezlerin dilinde bu hale getirilip gerçekten tanınmasına engel olunmasına katlanamıyorum artık ! 


Peygamber, Kur'anın yaşanan hali (bize örnek ) peki bizi hadis inkarcısı olarak ilan edenler (ki buna katılmıyorum Peygamber ne söylediyse doğru söylemiştir zira O Allah'ın sözünden başka bir şey ne söylemiş ne de yaşamıştır) Peygamberi ne kadar örnek alıyorlar? İslamı, Kur'an okuyarak (Peygamberin sünneti de budur diye biliyorum ) yaşamadığımız ortada ,rivayetlerle ümmetin ne halde olduğu da ortada ! Peki şimdi o malum soruyu sormak istiyorum : Hadis inkarcısı diye itham ettiğiniz (ama aslında rivayetlere karşı olan insanlardan) ve Kur'an sapıkları diye ( hadsizce) yaftaladığınız insanların İslama ne gibi zararları oldu/oluyor ? Kendi kafalarına Peygamberlerine iftiralar atıp hadisler  uydurup insanları mı kandırıyorlar? Yoksa ''En doğru benim, benim etrafımda toplanın  diğerleri fasıktır'' diye hizipleşmeye mi çağırıyorlar insanları ? Ya da Kur'anda  yasak ya da farz olmayan şeyler hakkında ahkam kesip bir de hükümler mi veriyorlar -haramdır- helaldir- diye ! Varsa böyleleri onlarda kendi nefislerine uymuşlardır. Yine de Kurana çağıranların tarikatleri ve Müslüman cemaatinden ayrışan cemaatler olduğunu sanmıyorum, ayrıca şimdiye kadar duymadım.


Şimdiye kadar alışılmış; sorgulamayan Müslümanların varlığına,ne denirse densin ''He,tamam''diyen insanlara...Soru sormanın da iman zayıflığı belirtisi olduğunu beyinlerine yerleştirmişsiniz bir kere. İnsanlar Peygamberlerini sevdikleri için ''Hadis''tir dediğiniz her söze ''amenna'' deyip baş üstlerine koymuşlar yıllardır. Tabi şimdi sizlere de zor geliyordur insanların sorgulamaları, sorular sormaları sonuçta olmayan şeyler üzerine yazılan yüzlerce kitabı okuyacak kişilerin sayısı azalacak ! Kuran okuyun dediğinizde yanında onlarca kitap eklemenize gerek kalmayacak değil mi ? 


İnsanların muhkem ayetleri bile anlamalarına müsaade edilmemiş ! İnsanlar da sormamış hiç ''Direkt insanlara hitap eden emir ve yasakların belirtildiği ayetleri biz neden anlamayız!'' diye. Şimdi kime: ''Kur'anı okuyun''deseniz '' Kafam almıyor ,anlamam ki'' diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok ,maalesef...Anlatılan din daha kolayımıza gelmiş, okuma zahmetinde bulunmamışız ! İlk emri ''Oku''olan dinimizde okumanın farz olduğu İslamın şartlarına bile eklen(e)memiş ! Daha ne diyebiliriz ki...


Size kötü bir haberim var (!) artık o her duyduğuna ''amenna''diyen insanlar uyandı ! Ve OKUmaya başladılar (çok şükür) birilerinin ısrarla ''aman ha siz okumayın anlamazsınız/aklınız yetmez'' telkinlerine rağmen insanlar okumaya başladılar. Ve biliyor musunuz insan kitabını okudukça yalanı yanlışı çok daha net görüyor. Sonuçta Rabbimiz göndermiş Furkan'ı iyiyi kötüden ayırt edelim diye değil mi ! 

Yine birileri çıkıp ''Sen kim oluyorsun biz yıllarca hadis ilmi öğreniyoruz, sen şimdi iki ayet okudun diye alim mi kesildin başımıza. Kuran öyle her okuyanın anlayacağı kadar kolay bir kitap değildir! Bunca alim boşuna mı ilim yapmış bu kadar kolay anlaşılıyorsa!'' diyenler çıkar . Onlara da bir kaç sözüm var : ''Benim alim olma gibi bir amacım yok, alimlerle bir yarışımda yok. Benim derdim Allah'ın benden ne istediğini öğrenmek ve bu yolda ömür sürmek. Ne kadar okur/anlarsam o yanıma kârdır ! Yarın ahirette Kur'andan hesaba çekilirken ''Rabbim okumadım bilmiyorum!'' demek yerine '' Rabbim bu kadar okudum bu kadar anlayabildim ve uygulamaya çalıştım''diyebilmek benim gayem! Rivayetleri mi soracak Rabbim yoksa gönderdiği Kitabını mı , düşünmek lazım ! Ha bu arada Peygamberimi de çok seviyorum ve elimden geldiğince örnek almaya çalışıyorum; gerçi sakalımı uzatamıyorum ve sarık takamıyorum ama yine de örnek almaya çalışıyorum !!! 


Söylenecek çok şey var ama.... işte ona buna saldıracağınıza ,Peygamberimize iftiralar atacağınıza hatta iftiralara destek olacağınıza siz de oturup  -anlamayacağınızı düşünüyor olsanız bile-  Kur'an okuyun , Rabbimiz bizden ne istiyormuş asıl kaynağında görün derim ve giderim ..................................


Not: İlahiyatçıların hepsini kapsamıyor şikayet ettiğim konular. Zira ilmine hayran olduğum ,sohbetlerini can kulağıyla dinlediğim İlahiyatç Prof.larımız var Allaha şükür Rabbim sayılarını arttırsın inşaallah.

Yorumlar

absalom dedi ki…
sayın pabuç...
üzülüyorum o kadar üzülüyorum ki böle konulara...
ne diyim ya.
ne diyim.
bunun bir hesabı olacak elbet dyorum versinler hesabını orda ne diyim.

bıktım artık bu bilmişlerden bu garip türlerden...
yazdım da daha önce.
yine daha 3 gün önce adam rakı sofrasında ulema oluverdi de elinde rakı kadehiyle yargıladı bizi din kültürü ve ahlak dersi verdi.

ne dyim.
ne diyim.

boşver sen sakın enseyi karartma.

bu işler kolay kolay düzelmez birden amma...
düzelecek yavaş yavaş.
başka yolu yok.

Pabuc dedi ki…
@absalom,
işin en üzücü yanı böyle insanların İslam dinini yanlış tanıtıyor olmaları.Valla ben onların cesaretini anlamıyorum ;nasıl Peygambere rahatlıkla iftira atabiliyorlar ve Allah adına konuşabiliyorlar !Aklına güvenme aklın seni şaşırttır diyebilenler Şeyhlerinin Hocalarının ideolojilerinin kendilerini şaşırtmış olabileceğini hiç mi düşünmezler merak ediyorum...

Düzelecek evet ama o zamana kadar hepimiz Cehenneme atılacağız onlar tarafından :) Ben bu uğruda ; Fasık oldum, selefi ve vahhabi oldum, Cenennemlik oldum , elit olma peşinde biri oldum :) oldum da oldum bakalım daha ne olacam...

Ruhsuz Atmaca dedi ki…
Önemli olan şu ki din hakkında Kur an değilde yorumlarımıza dayanıyoruz, hep kendimiz bilmediğimiz tefsirler yapıyoruz kendimizce ama insanlar bir kez kendi cabalarıyla okusalar şu mucezevi kitabı anlayacaklar hayatlarını, bir kez yargısız baksalar peygamberimizin hayatına anlayacaklar hayatı hadi neyse... Allah kötü yoldan döndürsün onları ne diyeyim...
Pabuc dedi ki…
/Ruhsuz Atmaca,
küçük bir ayrıtıyı gözden çıkarmak nelere mal oluyor ; düşünmek ! Keşke düşünceler...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…