Ana içeriğe atla

#KuranıKerimÜcretsizOlsun


KUR'ANI KERİM ücretsiz olsun . Bu mümkün değil diyorsanız en azından maliyetine satın !! Yeter artık Kur'anın üzerinden kazandığınız paralar! İçindekileri kullanarak zaten yeterince menfaat elde ediyorsunuz (dünyalık menfaatlerden bahsediyorum )Bakın insanlar sonra Kur'anı, dijital kalemlere okutuyorlar !!! Ücretsiz yapın ya da maliyetine satın da insanlar (anlamak isteyen insanlar) daha rahat ulaşsınlar kitaplarına! 
Vardır illaki duyarlı basım evleri ,lütfen siz öncülük yapın şu duruma ! Ve siz dini bütün (!) zengin Müslümanlar ve zengin olmayan duyarlı Müslümanlar sizler de bir el atın şu duruma! İnsanların okumasına vesile olmak hafife alınacak bir durum değildir değil mi ?

Yorumlar

GÖK-TÜRK dedi ki…
Elin hristiyanı sokaklarda bedava incil dağıtıyor... İlla ki koca koca kitaplara da gerek yok cep boyutunda bile olabilir. Sürekli yanımızda taşır, okuruz...
Erkan Şen dedi ki…
Buna katılmamak elde mi!

Peki bu kapitalist düzende mümkün mü? Keşke...
Pabuc dedi ki…
İşte bu konuda biz karınca misali yol alabiliriz. Yoksa zenginlerden ses falan çıkmıyor karşılığı olmayan(dünyevi))şeylere pek dikkate almıyorlar bu devirde. İyilerin sayılarının azlığı bazen bazı güzellikleri de kısıtlıyor ; ne yapalım her şeye rağmen destek bulamasak da karıncalar gibi bizler inatla iyi şeyler yapmaya devam etmeliyiz...
Serkan Aydemir dedi ki…
Asıl önemli olan niyet. İnsanların içi o kadar kalıp yargılarla dolu ki bugün Müslümanlık da dahil birçok yaşam biçimi sadece toplum kuralı olduğu için yapılıyor. Eleştirip özünü anlamadan yapılan kültür de sonuçta faşizmi doğuruyor. 7 yaşında bir çocuğa zorla dini öğretirsen büyüdüğünde dini anlama gereksinimi duymaz. İpotekli bir kimlik oluşturmuşlardır o çocukta. Işid bu yüzden var. Ha bu arada bedava olmasına da karşıyım. Neden bedava olsun ki o zaman bilim kitapları da bedava olmalı, romanlar, öyküler... Sonuçta o kitaplara da ihtiyacımız var. Her maliyetin bir kazancı olmazsa sistemden çöker. Din bu yüzden en iyi sistem aracıdır. Ne yazık ki bu da dünyada dinleri anlamadan okumadan benimseyen düşünme yoksunu kişilerin sayısını artırmaktadır kendilerini inançlı olduğunu söyleyen. Zaten bu ülkede hırsızlık yapmış birini benimseyenlerin inançlı insanlar olması da ayrı bir ironidir. Düşünmek gerçekten bir erdem ve bana göre dünyanın en değerli insanı düşenebilen inançlı insanıdır. İkisinin dengesini kurmak çok zor çünkü.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…