Ana içeriğe atla

Kimim ki !

En çok eleştirilen yazılarımdan birini yapacağım nedenini bilmiyorum sadece canım öyle istiyor ''İşte''

Birileri beni tanısın diye de yapmayacağım bunu sadece yazmak istiyorum rahatlamak ve belki de kim olduğumu hatırlamak adına.....................

Sıradan kelimesini sık kullanıyorum kendim için çünkü biliyorum ki herkes farklı herkes bir adım önde birilerinden onlar içinde ben sadece ''sıradan ''kalmak istiyorum belki de bilemiyorum. Dışarıdan bakanlar beni nasıl görüyor bunu merak ediyorum aslında şimdi onların baktığı Elif olarak bi'şeyler yazacak olsam benimki de zandan ibaret olacak ; gerçi onlarınki de biraz zandan ibaret ya neyse .

Herkesin içinde çok nadiren kim olduğumu hissedebilen kişiler çıkıyor yaşam içinde . Hisseden diyorum çünkü bilmek dediğin şey sadece görüntü ve akıla bağlı kalınca genelde konuşan ön yargı oluyor.Adımı çok seviyorum belki de beni temsil ettiğine inanmışım da ondan. Dümdüz bir  harf; dikkat çekmemek için bir adım arkadan hayatı takip etmem gibi. Her durumda ayakta kalmayı kendine görev bilmiş ama bazı anlarda kimse bilmese de bazen hemze haline bürünen biri....Kendini ifade etmekten çok kendini tanıma derdinde olan silik biri. Ne diyorsa gerçekten hissettiği için diyen biri...İnsani bir şey yaptığı zaman unutmayı isteyecek kadar kendine/nefsine güvenemeyen zavallı aciz biri; haddini bilme yolunda bir zerre.

Kaygıları korkuları hep olan ve bir türlü onlardan kurtulamayan ,kendine olan güveni ile acizliğine bağlılığı başına hep dert olan, bir türlü ders olamayan ölene kadar hayatın öğrencisi... Öğrenme meraklısı ve öğrendikçe bilmediğinin farkına varan sessizlerden biri.Konuşur mu sanırsınız yanılıyorsunuz asıl konuşan iç sesi var ki dış sesine Eyvallah dedirtir !

Yaptığı fenalıklarının farkında olan bir daha yapmamaya çalışan ama ama ama haksızlıklara gelemeyen ve böyle durumlarda çekilmez olan biri . Çabuk parlayan ve çabuk unutan bu özelliğine de çok kızan ama bir türlü değişemeyen ............ İnsanları seven ama emanet olan Dünyayı yaşanmaz çekilmez kıldıkları içinde onlardan ufaktan ufaktan nefret eden az biraz dengesizin önde gideni!

Mutlu ettikçe mutlu olan ,gözlerdeki gülüşü görünce huzur bulan  ,herkesi kendi gibi bilmekte ısrarcı az akıllı çok deli silik tip...Hayatta hiç bir iddiası olmayan ,hayallerinden bile çoğu zaman vaz geçen,içindeki enerjinin farkındayken sıradan olmayı zorunluluk gören ve çoğu zaman da acı çeken korkağın /cesaretsizin liste başı ...

Ömrü akıp geçerken yapmak istediği onca güzel şey için adım atamayan pis bir korkak. Yapabileceklerinin çoğu kişiye güzellik olabileceğini bilerek korkaklıktan kurtulamayan salağın teki. Hani yastığa kafanızı koyunca kendimizi eleştirmeliyiz ya işte onu ''kendini yerden yere vur''diye algılayan biri..Korkan çok korkan, bilmediklerinden bilip de yapamadıklarından  her şeyden korkan pis bir korkak işte..

Bir bakınca neşeli çocuk gibi bir bakınca derin kuyularda debelenen ihtiyar... enerjisini yüreğinden alan ama yüreğini güzelleştirenlerin  yitirilmesiyle pozitif umutlarını da yitirmeye başlayan çizgi film kahramanı gibi saçma biri..

Hüznü hiç sevmeyen/sevemeyen biri; biliyor ki hüzün ona kendini hatırlatıyor.İstiyor ki etrafında hiç üzgün insan olmasın herkes mutlu olsun huzuru bir ucundan yakalamış olsun. İstiyor ki yanında sıkıntılarını unutsun insanlar, bir anlığına da olsa... İstiyor ki herkese bir şekilde yardımcı olabilsin istiyor ki sevgi hep yaşasın insanların içinde..istiyor ki bir kere girdi mi bir yüreğe bir daha çıkmasın sevgi .

Sıradanlığı seven, dikkat çekmeyen bir ev gibi sadece  yakınına gelenlere güzel görünen hep uzaktan hayatı takipte biri..kendi halinde ve duygularında dengesiz.................. Kendinizi eleştirini ''kendinizi yerden yere vurun olarak algılamış '' riyadan uzak kalmak için uğraşırken gördüğü gerçek olmayan gerçekleşenler yüzünden insanlardan uzaklaşmış sıradan biri işte...

Kimine göre iyi ,kimine göre kötü, kimine göre tuhaf, kimine göre gizemli, kimine göre sıradan ,kimine göre boş, kimine göre lüzumsuz............... biri işte bakıldığı gibi algılanan.

''İyi bir Kul olabildi mi'' ona odaklı cahilin biri!:..

Bu da şarkım işte 
https://www.youtube.com/watch?v=rE7xdcNTxv4

Yorumlar

melek bahar dedi ki…
ben sen hiçte cahilin biri falan değilsin.
Kime göre ... kimene göre ... falan demişsin demişsin ya bana göre sen hayatını ölçüp biçerek yaşamaya çalışan öte tarafı da düşünen birisin. Bence hiçte silik bir tip değilsin. O en popüler olan dediklerin varya tek yapabildikleri konuşmak ama öylesine konuşmak bi konu hakkında ya da bir sorunu çözmek için konuşmak değil sadece konuşmak için konuşanlar. İşte senin farkın onlardan olmayışın bence iyi ki de onlar gibi değilsin.
Pabuc dedi ki…
Melek Bahar,
yorum için teşekkür ederim. İnsanların çoğu maalesef karşısındakini alt etmek için konuşuyor. Kimsenin kimseyi gerçekten anlamak için dinlediği falan yok. Bunu anladım ben... Hatta iyi niyetler dinleyenlerde sonradan en ufak olumsuz davranışınızda sizi sözlerinizle vurmak için stok yapıyor. Bence bu gerçek zira öyle olmasa en kuvvetli düşmanlarımız da en yakın dostlarımızdan çıkmazdı...

Selam ve sevgiler..
Adsız dedi ki…
Uzun zamandır kim olduğumu düşünüyorum,temet nosce bu konuda bana yıllar önce yol gösteren bir kelime grubuydu.Sen kendini öyle güzel anlatmışsın ki,şaşkınlığımı gideremedim hala^^.aslında buraya yazmamda ki amaç kendimi görmemdi.Şöyle desem daha açıklayıcı olur:yazıyı sen değilde ben yazmışım şaşırdım açıkcası.artık izlenmektesin +1 takipçin oldu bilesin tüm yazdıklarını okuduktan sonra sorularım olacak selametle herşey gönlünce olsun carpe diem & arrivederci... he bu arada eleştri yapmıyorum zaten sen yapmışsın yapacağını:)
Pabuc dedi ki…
Teşekkürler, Hoşgeldiniz o halde bloguma...
Ramazan Aksoy dedi ki…
2 Yıl oldumu bilmiyorum ilk Halit aslan hocamızın sayfasında yorumlarını görmüştüm takip ettigim kadarıyla çogu dünya görüşümüz aynı paralelde annenin tarifiyle biraz odunluk var karakterimizde hele haksızlıga asla tahammülümüz yok ya herkesi kendin gibi bilip dertleştiginiz insanların yarın karşınıza geçip alay etmeleri kendi mutlulugundan çok başkalarının mutlulugu için çaba göstermek sade bir yaşam tarzı ve tabi dik ve onurlu bir duruş ama uzlaşmacı ve degişiklige açık bir karakter türümün tek örnegiyim sanıyordum bayan versiyonumla karşılaşacagımı beklemiyordum ufak tefek farklılıklar olsada.Agrasif oldugunda gemileri yakan çatlak dengesiz biri ama iyi kalpli sevecen dost canlısı merhametli bir iç dünya karmaşık bir yapı vesselam.Seni tanıdıktan sonra kendimi gözlemleme fırsatım oldu ve dedimki gerçekten çekilmez biriymişim :-) ama kendimi tanıdıgım için rahatım hiçte dıştan göründügü gibi degilim,şartlar ne olursa olsun iyi bir insan iyi bir kul olmak önceligimiz.O yüzden elalem ne der umurumuzda degil tek derdimiz Rabbimiz ne der onun huzuruna nasıl çıkacagız gerisi teferruat ve bu gökkubbede hoş bir seda.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…