Ana içeriğe atla

Herkes Aynı Hayatta !



   Her sözüm, her cümlem, kalemi her oynatışım Sana...Düşünmem,ağlamam,gülmem de Sana...Aşklarım,sevgilerim hep Sana..Sevilmelerim de hep Sana...Nefesim Sana ,sonradan pişman olduğum şikayetlerim de Sana...Beni benden bile iyi tanıyana şikayetlerimin olması ne kadar utanç verici gerçekten düşününce..Beni sevdiği için var edene yaptığım şikayetler ne kadar da utanç verici, düşününce!...

   Bir sürü şeyle bir sürü insanla karşılaşıp bazen mutlu olup bazen de şikayet ediyoruz üstelik imtihanda olduğumuzu bilerek yapıyoruz bunu.Neyi neden şikayet ettiğimizi bir an bile düşünmeden! ''Neden bana yalan söyledi'' ,'' Paramı çaldı'', ''Kalbimi kırdı'' ,'' Kötü niyetli biri'', '' Bu kaçındı beni kandırışı'', ''Neden ben hep yalnızım'', ''Niçin hep kötüler beni buluyor'',''O kadar çalışıyorum neden zengin olamıyorum'', '' Ben yıllardır çalışıyorum elin adamı/kadını gelip benim önüme geçiyor'' ,'' Haksızlık yapılıyor kimse işi ehline vermiyor''....

   Bu ve bunlara benzer bir çok şeyle karşılaşıyoruz. Mesela ben de son zamanlarda (özellikle net ortamında) bir şeylerle suçlanıp duruyorum. Gündelik yaşam içinde de belki suçlamalar yapılıyordur da ben insanlardan bir süredir uzak durduğum için haberdar olamıyorum onlardan. Bazen üzülüyorum, bazen kızıyorum hatta bazen bu derece yanlış anlaşıldığım ve hiç de hak etmediğimi düşündüğüm ithamlar yüzünden ağladığım da oluyor. Peki neden ? Herkes herkesin imtihanıdır, benim duyduğum kötü sözler benim nefsimin imtihanı sözlerin sahiplerinin de insani imtihanları, yaşadığım olumsuzluklar benim imtihanım daha iyi insan olmam adına fenalığı yapan içinde ayrı bir imtihan. Neye önem verirseniz en çok onlarla imtihan olurmuşsunuz (artık ne kadar doğruysa bilemiyorum) sizin önceliğiniz insanlıksa hep onunla imtihana tabi tutuluyorsunuz. Paraya önem veriyorsanız parayla,mesleğinizde çok hırslıysanız itibarınızla,sevdiğiniz/sevdiklerinize aşırı bağlılığınız neyse belki de onlarla... Hepimiz farklı farklı da olsa imtihana tabiyiz ve verdiğimiz tepkilerimiz kadar insanlığımızı konuşturuyoruz...Bazen ses çok yükseliyor ama neyse !..

   İnsanı en çok da insanlarla imtihan yoruyor. Haddini bilmez insanlığın neden başkalarıyla uğraştığını anlamadığım zamanlar çok olmuştur. Bir insan kendi kusurlarına bakmadan neden başkalarının kusurlarına odaklanır ve onunla uğraşır? Neden karşısındaki insanla ilgili hüküm verir, zanlarda bulunur insan ? Zannın çoğunun yanlış olduğunu bilerek bir de neden yaftalar ki hiç tanımadığı insanları ? Çok bilinmeyenli denklem insan; olumlu ve olumsuz anlamda.İyiliğin şekilleri ve boyutu gibi kötülüğün de şekli ve boyutları sınırsız ...Kötülüklerin verdiği sıkıntı ya da yapılan iyilik/güzelliklerin verdiği huzur da insan sayısı kadar farklı ve fazla....

   Beğenmemelerim,beğenilmemelerim..Can acıtanlarım ,yüreğimi yok sayanlarım...Küçümseyenlerim,suçlayanlarım...Kibirler karşısında ezilmeye çalışılmalarım...Kızmalarım ama sonradan unutmalarım...Sevdiğimi sanıp yanılmalarım,sevildiğimi sanıp aldanışlarım...Tebessümüme karşılık alamayışlarım, tebessüm olamayışlarım...Ararken bulamayışlarım, hiç umulmadık anlarda birilerine yoldaş oluşlarım..Bakışlarla anlaşmalarım,gözlerde yaş oluşlarım....Gerçekleşmeyen hayallerimin ardından bakışlarım, umudumu canlı tutuşlarım...Sabırla bekleyişlerim, en zor anlarda susuşlarım..Çocuk yanlarım ,kendimi tanıyamadığım anlarım...Ani tepkilerim,ders alışlarım... Kendimi anlatmaya çalışmalarım sonrasında pes edişlerim..Kırılmalarım,yanılmalarım,kaçmalarım...Uzaklaşmalarım ,yakın bulmalarım.Sert çıkışlarım,tepkisiz kalışlarım...

   Yaşadıklarım,yaşayacaklarım,ben olmam için gereklilerim...
Hepsi Sana havale Rabbim !

''Benim şarkılarım''dediğim dinlemekten hiç sıkılmayacağım parçalardan biri bu günün şarkısı olsun

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…