Ana içeriğe atla

Adamlar Ay'a Çıkmış, Bize ne !!!


  Ben bilim insanı mıyım ? Hayır. Ben ilim insanı mıyım ? Hayır değilim.Peki Rabbim hepimizin bilim/ilim insanı olmamızı mı istemiştir ? Hayır istememiş Rabbim benim OKUmamı ve DÜŞÜNmemi istemiştir.Ben de bu emre yerine getirmeye çalışan bir kulum sadece.Bilim/ilim insanlarına saygısı hayranlığı olan sıradan bir insan...

  Aslında bu konuyu nasıl yazacağımı bilemiyorum o kadar çok söylemek istediğim şey var ki hepsini cümlelere dökebilmem (en azından yazarak)pek mümkün gözükmüyor. Sesli olarak kaydedip yayımlamak istedim ama onu da başaramadım .Neyse ucundan kıyısında başlayayım Rabbim elbet hafızamı açar (İnşaallah)

  Bir süredir ''Adamlar Ay'a çıktı!'' sözü çınlıyor kulaklarımda.Artık sıradan bir laf oldu değil mi bu söz? Adamlar Ay'a çıkmış ''ee ne olmuş Ay'a çıktılar da ''diyenler bile vardır aramızda. Şaka gibi... Adamlar kainatı okuyor biz onları uzaktan izliyoruz ve bir de haklıymış gibi kendi hatalarımızı görmemezliğe geliyoruz ! Adamlar Ay'a çıkmış ,Mars'a göz dikmiş başka gezegenlerde üs kurma planları yapıyor bizim uğraştığımız şeylere bakın ! Yazayım mı bir kaç örnek ; yok yazmayayım da canımız sıkılmasın şimdi durduk yere !!! Dağların oluşumlarını,  rüzgarların oluşumlarını , atomu parçalamayı, dna analizi , hayvanların dünyalarını (düzenlerini) çözüyorlar ,teknolojik gelişmeler artık öyle hızlandı ki geçmiş insanların ses kayıtlarını alabilecek duruma gelmelerinden korkuyorum !! İnsanlar kainatı okuyorlar biz zahmet edip Kitabımızı okumuyoruz!!!!!!!!!!!!!!!!!

  İnsanlar kainatı okuyarak kendileri(!) için mükemmel yaşam kurma telaşındalar! Gezegenlere üsler kurup insanlığı oradan idare etme derdindeler ! Onların yaptıklarını ve yapma nedenlerini tartışacak değilim AMA insanlar (bizim dışımızdaki o beğenmediğimiz gavur dediğimiz insanlar) kainatı okuyorlar ve bilgilerinin az bir bölümünü de bizim gibi aklını kullanma zahmetinde bulunmayan insanlarla paylaşıyorlar ! Bilgilerini insani şeyler için kullanıp kullanmadıkları kısmına girmeyeceğim zira orası beni ilgilendirmiyor.Neden mi? Çünkü şeytani sebepleri  varsa da ''Onlar işlerini yapıyorlar !'' ben, biz ne yapıyoruz/yapmıyoruz onun ezikliğini taşıyorum ve onunla ilgileniyorum kusura bakmayın..

  Rabbin  OKU ve DÜŞÜN diyor sen de bu ilk emri öteliyorsan,  düşünen ama her şeyi istediği gibi yönlendirenlerin çoğunlukta olduğu dünyada pek de söz hakkına sahip olmadığın için  şikayet etmeye de hakkın kalmaz ! İnsanlar , senin okuyamadığın dünya ayetlerini okuyarak (inançlı olmasa da sonuçta yaratılan her ayet gözler önünde ve araştırıldıkça öğrenilir) sana hükmediyorken ; sen hala yaşamı tespih çekerek geçirmen gerektiğindeysen, hangi hocam beni Cennete götürür bana şefaat eder derdindeysen, kertenkele mi yoksa kaplumbağamı öldürmek daha sevap tartışmasındaysan, o kadın ne giymiş başörtüsü kıyafeti renkli miymiş konusunu ön planda tutuyorsan, saçımdı sakalımdı kaç kere hatim indirdim( anlamadan) hesabındaysan , insanlık için yapabildiğin tek şey dünyada savaş madurlarına yardım götürmekse(ki bunu hafife almıyorum yanlış anlaşılmasın ) ve tüm zulümlere kınamadan öte bir şey yapamıyorsan Müslümanlığın zerre de kalmış da haberin yok ! 

  Şimdi çıkıp ''Ama bizim de bilim insanlarımız vardı mesela;İbn Sinamız var, İbn Batutamız vardı, Hazerfen Ahmet Çelebimiz vardı..'' diyebilir. Lafım olmaz ama şu var ki onlar varDI (!) şimdi olandan ne haber onu konuşalım.Biz şimdi nerelerdeyiz amacımız ne ? Bundan sonrada böyle mi devam edip; icatlar yapanları dünyayı kendilerine yaşanır hale getirenleri izleyip onlar izin verdiği sürece özgür olup sadece olanları kınamaya devam edeceğiz. 

  Ya cidden kafayı yiyeceğim, elimizde KURAN gibi bir rehber varken biz ondan uzaklaşıp onu hakkıyla okumayıp nelerle uğraşıyoruz ve hiç bir şey yapmadığımız gibi habire bir birimizi kınıyor bir birimizi yiyoruz ! Kur'anda dünyaya ait olmayan bir şey var mıdır ? Tabi ki ''Hayır'' kitabı gönderen Rabbim bu dünyaya dair her şeyi de koymuştur kitaba şüphesiz.Peki biz ne yapıyoruz ? Okumak üzerine düşünmek(tefekkür ve araştırma) yerine onu ölülerin arkasından okuyoruz, sadece kendi fırkamızdakileri kurtarma (Cennete sokmak için) kendi kendimize din icat edip insanları tamamen Kurandan -onun içindeki gerçeklerden, yaşanması gereken dinden- uzaklaştırıyoruz.Onu resmen sevap makinesi haline getiriyoruz ! Kainatı Yaratan Allah'ın dinini, boncuk tanelerine,Cennetteki hurilerin vücut ölçülerine  indirgedik ya yemin ederim bizim hesabımız çok çok büyük olacak ! 

  Gökyüzüne 10 dakika bakıp tefekkür etsek sınırsız zekayı görebiliriz (şuur sahipleri için geçerli bir gerçek bu) peki sınırsız bir zekanın ürünü olan bu kainatın sahibi bizden ne istiyor neden düşünmüyoruz ? Bizi neden yaratmış olabilir neden ama neden düşünmeyiz! Gerçekten gönderdiği kitabı anlamadan kendi kafamıza sevap stoğu yapmamız için mi yaratılmışızdır ! Rabbim ,yarattığı tüm bu güzellikleri görüp tefekkür etmemizi üzerine araştırmalar yapıp O'nun sınırsız zekasını görmemizi istemiş olamaz mı !!!  ''Siz hiç yorulmayın gayri müslimler araştırır icat eder keşfeder size hizmet ederler ey Müslüman kullarım'' mı der (tövbe haşa) Ne Kuranı okuyoruz ne de kainatı ,Allah aşkına biz ne yapıyoruz biz neyin peşindeyiz !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  Biz hala uğraşalım o günahkar bu günahkar , o şunu yapmış şu bunu yapmamış, bak o ne giymiş, Cennette kime kaç huri düşecekmişlerle.......................Ya Sabır Ya Allah !

  Bir de kendimize kılıf (mazeret bulmuşuz nur topu gibi) ''Kur'anı okusak da anlamayız !''diye. Merak ediyorum bu mazeret Ahirette geçerli olacak mı ?

  Ah bir okusak/okumuş olsak gayri müslimlerin araştırarak buldukları gerçeklerin Kur'anda zaten var olduğunu da fark edeceğiz ! Ama biz OKUmayı sevmeyiz hatta biz OKUmayı farz olarak bile görmeyiz (ne traji komiktir ki ilk emirdir OKU) onu İslamın şartlarından bile kabul etmeyiz !!!!

*Bir zamanlar Yûsuf, babası Ya‘kûb'a demişti ki: “Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm.”

*O gökleri ve yeri yoktan var edendir... (Enam Suresi, 101)

*Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor. (Enbiya Suresi, 33)

*Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor... (Zümer Suresi, 5)

*Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (Kıyamet Suresi, 3-4)

*O (Kur'an), bir öğüttür. Artık dileyen, onu 'düşünüp-öğüt alsın. (Abese Suresi, 11-12)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…