Ana içeriğe atla

Ya Bi Gidin Ya !


''Bu günler de geçer biz yine eskisi gibi devam ederiz unuturuz bu acıları!'' bu nasıl rezil bir cümledir ! Biz daha acıyı yaşarken yaşananlardan ders çıkarmayacağımızı kabulleniyoruz ve bu cümleyi kurarken hiç ama hiç vicdanımız sızlamıyor mu ?  Zaman yaşanan acıların üzerine örtme konusunda nimettir ; yanlışları örtme adına değil !

Allah insana zulmetmez insan kendi kendine zulüm eder ! Şüphesi olan var mı ? İnsanların menfaatleri için eksik bıraktıkları işleri yüzünden insalar toplu halde ölüyorlar ve biz şimdi ''zamanla bu da unutulacak!'' deyip yolumuza devam mı edeceğiz ; biz bu kadar kötü mü olduk Allah aşkına..Dün depremde insanlar eksik malzemeli evler yüzünden öldü ,bu gün yine bir yığın eksik bırakılmış şeyler yüzünden 301 masum insan şehit oldu.

Onca insan ölmüş birileri çıkmış ; şunlar eksik, şu suçlu, şu tedbirler alınmıştı, şu şöyleydi bu böyleydi konuşup duruyor...........Felaket yaşandıktan sonra beyhude lakırtı insanın sinirlerini bozuyor.Bu eksikliklerin insanların canına mâl olacağını ZATEN bilmiyor muydunuz ? Biz bize cahil (!)aklımızla tahmin edebiliriz en ufak ihmalin madenlerde insan canına mâl olabileceğini...Bilir kişiler felaketten önce bilmiyorlar mıydı ? Şimdi çıkmışlar  şu istifa etsin bu istifa etsin konuşuyorlar..Bence toptan hepiniz istifa edin çünkü hepiniz iktidara geldiniz hiç biriniz felaket yaşanmadan düzeltmeler yapmadınız ...

Son kullanma tarihi geçmiş Çin malı gaz maskeleri kullanıyormuş madenciler ; bunun üzerine daha ne denebilir ki !!!

Şimdi üzülüyor herkes (gerçekten de üzülüyorlardır bilemiyorum) ama üzülmek eksikleri düzeltmekle olur..Üzülmek bizi yanlışları düzeltmeye teşvik etmeli..Din bile sadece bilmekle insanı Cennete götürmüyor icraat istiyor değil mi ? Kuru laf hiç bir yerde geçerli değil yani! Bir de birileri kameraları alıp Şehit ailelerini ve mezarlarını ziyarete gitmiyor mu deli oluyorum deli !

Cidden çok sinir oluyorum tv lerde konuşanlara vır vır vır  felaketten önce nerdeydiniz kaardeşim! Bu patron hesabını vermeyecekse, teftişleri doğru dürüst yapmayanlar ve bu ülke de çalışan insanlara değer vermeyen herkes hiç bir şey olmamaış gibi devam edecekse işte o zaman söz bitmiştir insanlığımız da bitmiştir!!

''Bİr daha böyle şeyler yaşanmasın inşaallah!'' diyeceğiz ve bir daha ki felakete kadar hiç bir şey olmamış gibi yaşayacağız öyle mi ? Eğer böyle olursa yazıklar olsun bu ülke de yaşayan herkese ve özellikle her türlü idarecilere!....

''Ve diri olarak toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.'' (Tekvir 8)


Soracak olan Rabbim,İnsanların hayatları üzerine oyunlar oynanmasını da sırf kendi maddi kazancı için insan canlarını hiç sayanlara da soracaktır o kişilerin ölüm sebeplerini!...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…