Ana içeriğe atla

Kıyamete Kadar...

Benim gibi biri de yazacak bir şey bulamıyorsa durum çok vahim demektir ! Olaylar olaylar olay derdi İsmail Abi de şimdi burada olsaydı.

Bizim ülkemizde olaylar hiç durulmuyor ki; sadece konu değişiyor olaylar hep zirvede.Ben-sen,biz-siz bizde hiç ama hiç bitmedi ,bitmez de...Biz hizipleşmeyi, kavgayı,çekişmeyi savaşı seven bir milletiz...Ne olacak bu gidişatın sonu ? Hiç bir şey olacağı yok Kıyamet kopacak Ahirette toplanacağız ve biz o zamana kadar aynı tas aynı hamam devam edeceğiz sen ben siz biz diyerek didişip durmaya...

Bu kadar iyilik sever bir milletin kendi arasında bu derece didişmeye meyilli olması traji komik bir durum...Dış güçler ve düşmanların bizim üzerimizde senaryolar yazmasına bile gerek yok sadece ufak bir tartışma konusu atsalar ortaya yeter, bir birimize girmemize !!! Biri/leri ülkemize (dıştan) bir laf etse bir müdahalede bulunsa (Allah korusun) canla başla savunuruz da buna rağmen nasıl bu kadar bir birimizden nefret edebiliyoruz anlamam mümkün değil !

Hem korkuyorum hem üzülüyorum ...dua ediyorum ve umuyorum bir gün hepimiz aklımızı başımıza alacağız !

Günün hatta haftanın şarkısı bu olsun:https://www.youtube.com/watch?v=7AnvET7PxAI

Yorumlar

GÖK-TÜRK dedi ki…
Ayrılık tohumları çok öncelerden atıldı içimize şimdi meyvelerini topluyoruz.
Pabuc dedi ki…
Bize en büyük kötülüğü yine kendmiz yapıyoruz,ne acı..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…