Ana içeriğe atla

Bırakın Artık Kadınlar Adına Düşünmeyi,Konuşmayı !

Ben de Kur'anın okununca anlaşılacağına inananlardanım.Çünkü biliyorum ki; Rabbim merhamet sahibidir ve kulları için zorluk istemez ve anlayamayacağı kitap da göndermez ! Dinimi, kişisel yorumların katıldığı bilgileden öğrenmektense- Allah'ın da bizden istediği gibi- aklımı kullanarak okuyorum ve anlamaya çalışıyorum.Tabi ben de ilmine saygı duyduğum, sohbetlerinin ufkumu açtığı zatların bilgilerine baş vuruyorum AMA öncelikle Kur'anı okuyorum ki, bileyim kim doğru kim yanlış konuşuyor diye.Tek fark şu; ben Kur'anı Kur'anla açıklayan ,insanları Kur'ana çağıran alimleri dinlemeyi tercih ediyorum.

İnsan okudukça her seferinde çok daha güzel anlıyor ayetleri.Düşündükçe; biz nelere inanmışız deyip tövbe bile ediyor ! Dinin ne kadar zor bir şekle sokulup insanların Kur'andan uzaklaştırılmasını görüp üzülüyor insan, okudukça...

Beni en çok rahatsız eden durumlardan biri de kadınlar üzerinden Kur'an da olmayan şeylerin dine sokulmuş olması! 

Kur'an da kadının örtünmesi (tesettür) ile ilgili 3 ayet var ki okununca anlaşılamayacak pek bir şey yok aslında ama üzerine o kadar çok konuşulmuş,tartışılmış ki ! Sanki Kur'an da başka emirler yokmuş gibi (tövbe haşa) İslamın tüm emirleri yasakları kadınlara gelmiş gibi davranılmış yıllarca! Şu şekilde giyinir, şu renk giymelidir, konuşmamalıdır, dışarı çıkmamalıdır gibi hepimizin bildiği şeyler...Ve bunların hükmünü hep erkekler vermiş, kadınların ayetleri okuyup anlamalarına ve o şekilde giyinmelerine izin bile verilmemiş.Kadına tavsiye edilen şeyler hakkında bile erkekler konuşmuş yıllarca, bu nasıl bi'şey inanın anlamak da güçlük çekiyorum (hı pardon ben okuyamam ,okuduğumu anlayamam unutmuşum!)

Kadının okumasına ,ayetler üzerine düşünmesine ve Rabbinin ondan istediklerini(tesettür konulu ayetlerden bahsediyorum) uygulamasına izin bile verilmemiş;hep başkaları bilmiş, başkaları konuşmuş biz kadınlar hakkında ! 

Kendisi beyaz elbiselerle gezerken çöl ikliminde ,kadına (güya dikkat çekmesin diye) siyah giymeyi kural koymuş (ilahi emirmiş gibi!) Bu da yetmemiş gibi yüzünü gözünü de kapatma emri çıkarmışlar ,zaten dışarıya çıkmasını yasakladıkları kadınlara ! 

Peki neden? Kendileri günaha girmesin diye mi  ? Yoksa Allah'ın emri olduğu için mi ? Allah'ın emri olan ayetleri aşağıda paylaşacağım lütfen hepimiz dikkatlice okuyalım, Allah'ın emri olanların ne olduğunu ! Ve sonra kadınların ayetler dışında yüklendikleri(kendilerine yüklenilen diyelim) emirleri düşünelim!......Aradaki farkları bir gözden geçirelim lütfen!...

Bütün kötülüklerin başında kadın varmış gibi gösterildi hepimize.Kadın şeytandı ya ! Kadının dünyaya geliş nedeni hep erkekleri ayartmaktı ya ! Yoksa kadın neydi ki,aklı da yoktu onun adına ona gelen ayetler eklemelerle açıklandı ona, her önüne gelen istediği gibi yasaklar koydu ona ve istenilen tarz bir kadın oluşturuldu; okumayan,konuşmayan,düşünmeyen(!) hakkını savunmasının günah olduğu bir kadın profili...Peki bunlar doğru mu ? Tabi ki ''hayır''

Kadını kapitalizmde olduğu gibi bir meta olarak görenler -sadece görselliğinden yararlananlar- da ,kadını bir hiçmiş gibi gösterenler de, o sadece anne olmalı diye sınırlayanlar da,onu kendine hizmet için gönderildiğini düşünenler de kadına büyük haksızlık yapıyorlar.Kadını hayatın da dinin de arka planına atıp uzaklaştırmaya çalışanlarla ,para kazanmak için ön planda tutanlar da benim gözümde aynı ! Birileri(!), kadınların üzerinden; bencillik,haksızlık,menfaat kokan ellerini çekmeli artık.

Ve artık kadınlar da kendilerini kullandırmamalılar (maddi manevi) Kendine sure inmiş(Nisa) kadınlar, kendi değerlerini bilmeli ve asla başkalarının kendileri hakkında düşünmesine ve hükümler verip kendilerini kullanmaya çalışmasına fırsat vermemeliler...

Ve kadınla ilgili konular artık tartışma konularından çıkmalı insanlar Kur'anın bütünüyle ilgilenmeli okumalı anlamaya çalışmalı ve uygulamalılar.Emirler yasaklar hepimize gelmiştir,kadın erkek ayrımı yok bu konuda...Tesettürse hepimiz için tesettür var,edepse hepimiz için edep var ,bunlar sadece kadınlara gelmiş gibi davranmanın da lüzumu yok ;zaten böyle yapmaya da kimsenin hakkı yok ! 

Bir de, tesettür konusunun kadınlar arasında takva yarışına çevrilmesi sorunu var ki o konuya başka zaman değineceğim inşaallah.....

Rabbim, mutlak doğruda sabit kılsın hepimizi...Haksızlık yapmaktan,yanlışı doğru bilmekten ve her şeyden önemlisi şirke düşmekten uzak etsin hepimizi...

OKUMAK OKUMAK OKUMAK, DÜŞÜNMEK DÜŞÜNMEK DÜŞÜNMEK LAZIM !


"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını(*) alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûrdur, Rahîmdir."(Ahzab, 33/59).

"Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız." (Nûr, 24/31).

"Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır." (Nûr, 24/60).


*Cilbab:Bu kelimenin çoğul şekli olan "celâbib" Kur'ân'da Ahzâb sûresi 59. âyette geçmektedir. Âyette şöyle buyrulmaktadır: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, üzerlerine cilbaplarını alsınlar. Bu, onların tanınıp, böylece eziyet edilmemelerine en uygun olanıdır..." Âyette geçen "celâbib"; kadınların dışarı çıkarken giyindikleri elbise etek, gömlek, pardösü vb. giysiler ve baş örtüsü demektir (Dini Kavramlar sözlüğü)

Yorumlar

Emri Maruf dedi ki…
Eline diline sağlık pabuç mükemmel anlatmışsın bu konuyu senin düşüncelerine katılıyorum. Anlaşılması bu kadar kolay va çık bir kitabımız varken insanların kendi hükümlerini öne sürmelerini hiç bir zaman kabul edilmemeli ve her şeyinde dinin bir emriymiş gibi aktarılmasını doğru bulmuyorum. Rabbimiz akıl ve hikmet sahibi insanlar için kuranda apaçık deliller vardır ayeti ve iradenizle allahı arayın buyruğu bunun tam da bir kanıtı. Evet bilgi edineceğimiz insanlar vardır ve onların bilgisiyle başka bilgilere de ulaşabiliriz. Ama şunu unutmamalıyız ki bütün insanlar eşit yararılmıştır ve her insan iradesiyle anlama ve öğrenme kapasitesine sahiptir. Ben müslümanım diyen bir insan kadınlara bu şekilde ön yargılı yaklaşmamalıdır. Eğer Müslümansa azıcık Hz. Peygamberi örnek alıyorsa, onun kadınlara nasıl yaklaştığını iyice bir kavrasın. Aksi takdirde dini sadece kendi amçlarına göre uygulamış olur ki bu da dinimizce doğru bir şey değildir. Bu güzel yazın için teşekkürler... Selam ve dua ile...
absalom dedi ki…
sevgili dallamalar...
sayın pabuca katılıyorum.

çekin artık kadınlar üzerinden pis ellerinizi...
kirli dillerinizi...
para kazanmak için kadınları kullanan soytarı akıllarınızı....
oy almak için kadınları kullanan vicdansız küçük rezil hesaplarınızı.

damarını tutturmayın pabucun.
tersi fenadır.
benden sölemesi:))

nar_ı beyza dedi ki…
Her daim dile getiririm.Erkek egemen din haline getirilmis guzel Islam.Kadin alimlerin saklanan yorumlari ortaya cikarilsa bambaska bir din ortaya cikacak.Ancak hamdolsun buna ihtiyac olmadan Kuran -Sunnet-Akil ile harafelere kanmadan inancimiza sahip cikabiliyoruz.Bu dusunceler dogrultusunda varliginiz beni memnun etti.
naz dedi ki…
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…