Ana içeriğe atla

Sizin de Fikrinizi Almak İsterim !



Yine sizinle aklıma takılan bir konu hakkında konuşacağım (yazacağım) sizlerin de fikrinizi almak isterim.Yanlışım varsa öğrenmiş de olurum inşaallah.Şimdi bilirsiniz ben öyle çok zeki çok okumuş çok bilmiş biri değilimdir.Ama okumayı severim (çünkü okumak zorundayım biliyorum ki Rabbim bana ilk OKU demiş) ve meraklıyımdır da bilgi konusunda.Zeki olmasam da bu öğrenmeme engel değil! Neyse şimdi güzel dostlarım OKU denildiyse okumak lazım ve buna da OKU emrinin gönderildiği Kur'anımızdan başlamak gerekir değil mi ? Kur'anı okumadan okumaya başka yerlerden başlamak aklımızı karıştırmaz mı ? Olur da yanlış duyduklarımız beynimizde yer edinmez mi ?



 Ben Kur'anı çocukluğumdan beri hem orijinal haliyle hem de meal olarak okuyan biriyim.Gerçi çocuk aklınızla biraz yüzeysel okuyorsunuz anlamını ama büyüdükçe ve sürekli okudukça daha doğru anlamaya yaklaşıyorsunuz.Ve her seferince çok daha iyi anlıyorsunuz gerçi hakkıyla anlamak mümkün mü bilemiyorum ama Rabbimin bana verdiği akıl ve yürek doğrultusunda anlayabildiğim kadar anlıyorum...çok şükür. Derinlemesine anlamak istediklerimi de tefsirlerden bakarak öğrenmeye çalışıyorum.Bazen bilgisi olan kişileri dinliyorum eksikliklerimi gideriyorum.Bazen farklı kitaplar okuyorum bakışımız düşüncemi geliştirmeye çalışıyorum.Ama önceliğim Kur'an oluyor.Bana ne dediğini ben bilmeliyim ki karşımdakilerin yanlış bilgilerini duyduğumda onları hafızama yazmayayım. Kur'an merkezli yazıları okumayı da seviyorum çünkü doğru yazılar ufkumu açıyor.Hatta bazen ''vay be bu yönden de bakmak ne enteresan ve güzel'' diyorum okuduğum yazılar sonunda.İnternette de takip ettiğim siteler var böyle.Kur'an merkezli sohbetleri de takip etmeye çalışıyorum tv de.İnsanların bakışları düşünceleri önemli, belki bir tane bile görüş sizin bakışınızı değiştirebiliyor.Ve benim için bu bir kazanç.Dedim ya ben cahil biriyim!... Ve OKUmak zorunda olduğumu biliyorum ve elimden geldiğince okumaya çalışıyorum.Önce Kur'anı, sonra kainatı sonra da insanları/insanlığı.Kapasitemin yettiğince tabi...


Anlayamadığım konuya gelince; Kur'anı okuyun diyenlere yapılan saldırılar.Çok fazla genele açılmadan anlatayım konuyu.Net ortamında da takip ettiğim siteler var demiştim ki Allah razı olsun yazarlarından.İnsanların, dini anlamak,yaşamak için öncelikle ''Kur'an okumalıyız'' diyenleri Peygamber düşmanı olarak göstermelerini anlamıyorum.Benim bildiğim kadarıyla Kur'an dan dini öğrenmeliyiz,Kur'anı anlamamamız mümkün değil diyenlerin hiç biri Peygamber düşmanı değil hatta Peygamberi dışlayan birileri de değil.Onlar sadece dini aslından öğrenin diyorlar.Peygamberimizin dediklerinin Kur'andan farklı bir şey olmayacağını vurguluyorlar.Peygamberi yaşantısıyla (dış görünüş değil) örnek alınması gerektiğini- ki O'nun yaşantısı Kur'anın canlı halidir-söylüyorlar.Bunda yanlış var mı sizce ? Ben hepsinin de EN AZ onları kötüleyenler kadar Peygamberlerini sevdiklerini ,saydıklarını düşünüyorum.

Tarikat şeyhlerini,cemaat liderlerini sevmek -hatta sevmeyi geçtim insanları ilminden dolayı sevebiliriz hiç bir sakıncası yok- onları eleştirilemez olduklarını, söylediklerinin mutlak doğru kabul edilmesi, yazdıklarının Kur'andan daha zikredilmesini kabul etmiyor olmaları yanlış mı ? Ya da onların sevilip sevilmemesi dinimiz açısından şart mı ? Dediklerinin mutlak doğru kabul edilmesi şart mı ? Anlamıyorum cidden.Alimlere hepimizin saygısı vardır tabi ki ,olmalı da. Ama Kur'anı anlamazsın dini alimlerden öğrenmelisiniz denilmesini ve bunun kabul görmesini anlamıyorum/anlayamacam da ! Kur'anı okursunuz anlamadığınız yer de Tefsirlere baş vurursunuz ...Bunda yanlış olan ne ? Kur'anı okuyarak anlamazsın demek de ne oluyor.O zaman insan sormaz mı ''Madem anlamayacaktım Allah bana neden anlayamayacağım bir kitap gönderdi?'' diye.

 Sanırım derdimi anlatabilmişimdir.''Ey insanlar!'' ,''Ey iman edenler '', ''Ey mü'minler !'' diye başlayan ayetler madem anlayamayacaktıysam neden bana sana bize size hitap ediyor ? (tövbe ) Rabbim her şeyin doğrusunu bilir bizi de MUTLAK doğrusunda sabit tutsun inşaallah... Sevgi ve dualarımla....


Ve anlayamayacağımız denilen Kur'andan şu ayete bir bakın lütfen ,anlayabilecek misiniz ?

 ''Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kur'ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kur'ân'dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah'ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah'ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O'ndan (Kur'ân'dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah'ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah'a istiğfar edin (tövbe edip Allah'tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahîm'dir.'' (MÜZZEMMİL/20) Not:Yazıyı biraz hızlı yazdım ve yayımlamadan önce okumadım hatalar varsa kusura bakmayınız...

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Güzel bir yazı olmuş Pabuç..
Ben Kur'anın hem arapçasından, hem mealinden okunması taraftarıyım..İnsan anlamasa da, arapçanın ruha iyi geldiğini düşünüyorum...
Meal mutlaka okunmalı ki, kulaktan dolma yalan yanlış bilgiler edinilmesin...
Ancak benim gibi sıradan insanlar için meal de muğlak kalabilir. Tefsir, özellikle güvenilir tefsirler okunmalı..
Tarikatlara gerek var mı yok mu tartışması beni aşar. Ancak tarikata tabi olanları da saygıyla karşılarım. Yeter ki mürşit Kur'anın, Peygamberin önüne geçmesin.. Putlaştırılmasın.. Asıl kaynak Kur'an, akabinde sünnettir bana göre.. Diğerleri sadece bunların açıklaması olabilir. Tezatlık olduğunda asıl kaynak dikkate alınmalı diyorum...
Zihni Yildiz dedi ki…
Hadiseye sizin baktığınız açıdan bakıldığında yerden göğe kadar haklısınız. Kurban olduğumuz Kur'an her derde deva, her sadra şifa, her istimdad edene "meded"tir. Hayatımızın bir anı bile O'nsuz geçmemeli. Başucu değil başiçi kitabımız O bizim. Okumak O'nunla anlam kazanır.
Dediğim gibi bu önemli bir veçhe. Ama diğer yönleri de var. Var da fakir kardeşiniz bu yönleri izaha mukdedir değil. Söyleyeceklerimin yanlış anlaşılacağından korkuyorum. Eksik anlatmaktan korkuyorum.
Ama şu kesin ki illa bir taraf haklı diğeri haksız demek de yanlış. İmam-ı Azam efendimiz ile İmam-ı Şafi efendimiz kanamanın abdesti bozup bozmayacağı konusunda ayrı düşünmüşler mesela. Zahiren birbiri ile zıt görüşler bunlar. Şimdi biz birine haklı diğerine (haşa) haksız mı diyeceğiz? Ne haddimize. Her ikisi de doğrudur diyoruz.
Onun gibi Kur'an-ı Kerim konusunda ulemanın ihtilaflarına da böyle bakmak lazım. İfrat ve tefrite kaçmamak şartı ile tabi ki.
Selam ile...
cem dedi ki…
bu iş taaa mezheplere dayanır en son ben diyeyim.

sen boşver kimin ne dediğini, neticede Allah' ın kitabını okumaktan bahsediyoruz, sen okumaya devam et.
Pabuc dedi ki…
Kur'anı Arapça okumayı ben de çok seviyorum kesinlikle insanda bir huzur hali meydana getiriyor.Keşke Arapçayı bilseydim de okurken anlasaydım...Tarikatlerin var olup olmaması beni de aşar ,aşmak bir yana ilgi alanıma girmiyorlar.Ben sadece tarikatlere dahil olmadan da Kur'anın anlaşılabilirliğine değinmeye çalıştım.Kimseyi kötülediğim sanılsın da istemiyorum ama Kur'an okuyan Müslüman olduğunu söyleyen birileri de başka birileri tarafından küçümsenip ötekileştirilmemeli diyorum sadece...Peygamber bize Veda Hutbesinde neyi bıraktığını söylemişse ona tabi olmalıyız gerisi kişilere kalmış ....
Pabuc dedi ki…
Evet varacağı yer orası haklısın..Ben yine de Kur'anı okuyup anlamaya çalışmaya devam edeceğim.anlamadığımı düşündüğüm yerde önce yine Kur'andan yardım alacağım sonrada farklı kitaplara veya kişilere danışacağım...
Pabuc dedi ki…
Size uzunca bir yorum yazmıştım ama yayınlanamadı, sorun çıktı .Vardır bunda da bir hikmet diyorum ve teşekkürler yorumunuz için diye ekliyorum...Saygılar..
Kalemzade Kamil dedi ki…
Fikrim imzamdır kardeşim.
Pabuc dedi ki…
Eyvallah!..
Ercan Acar dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Pabuc dedi ki…
Teşekkürler yazımı tamamlayan bu yorum için..İnsanların düşünclerini saçma bulmak benim haddime değil Kİ özellikle inançla ilgili düşüncelere...
Kalemzade Kamil dedi ki…
Ercan bey. Harika bir yorum. Çok yerinde tespitler. Sizin gibi düşünenlerin sayısı arttıkça şu ülkenin ve coğrafyanın üzerine serpilmiş olan ölü toprağı Allah'ın izniyle kalkacaktır. Yüreğinize sağlık. Varolun.
isiklidusler dedi ki…
O halde "siz" de bana/bana da hitap ediyor, Yani beni kapsıyor, Yani sizde, siz ve sizin fikriniz demişken benide kapsamış bulundunuz ya
Geçerken görmüş bulundum, Yani sadece google düşünce yazıp blog arattım, yukarılarda çıktınız ve tıklamışken bu başlığı görüverdim ve tıklamadan edemedim, Görmüş bulunmuşken de yüzysel bi okumuş/bakınmış bulundum, Bi okumuş bulunmuşkende yazmadanca selamsızca geçip gideyim gibi, ama gitmesemde bi şeyler yazsam mı gibi, her kimsemde her neysemde, sizim ya işte;
Ben okudum sizde okuyun derdi fikrim,
buradaki okuma öznesi her şey bu blog ya da diğer her şeyler işte , okumak iyidir;
Neyse şimdi fikrim şu ki bende dewnk geldi, içimden geldi burayı okudum ve bunu kayıp olarak görmüyorum, Okudum okuma sevinciyle;
Esen kalın;
Pabuc dedi ki…
/isiklidusler,
teşekkürler uğramışken okuduğunuz yazım ve yorumunuz için :)
Zihni Yildiz dedi ki…
Teknik bir problem nedeniyle yayınlayamadığınız uzun yorumun hikmetini buldum galiba. 5 Nisan 2010 tarihli yazınıza da ben uzuuun bir yorum yazımışım ve gönderememişim. Çok ilginç değil mi?

http://kararli.blogspot.com/2010/04/buras-benim-en-rahat-sacmaladgm-yer.html
Pabuc dedi ki…
Yorumunuz gelmiş olsa kesin görür yayınlardım.Bazen aksaklıklar oluyor maalesef..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…