26 Ekim 2013 Cumartesi

Bizim City ! -1-


Kaç masa birleştirilmiş öyle
Gerçi bu kalabalığa da anca bu kadar çok masa kaldırırdı.

O masanın başındaki kim,Yasin'in yanında oturan, kimseyi beklemeden yemeğe başlayan ? Hı,Hasanmış ya o, ne zaman geldi ki o Rize'den.Dersleri yok muydu onun yaaaa! Gerçi derslerin yarısına girip yarısına girmiyormuş ki (kendi anlattı ben onun yalancısıyım) geri kalan zamanında da annesini arayıp Küçük emrah moduyla konuşuyormuş.Hasan 'ın çok güzel Cem Yılmaz taklidi yaptığını hepimiz biliyorduk da Emrah taklidi yaptığını da üniversiteye başladıktan sonra öğrendik.Ah öğrencilik insanı emrah bile yapıyor değil mi Hasan ? Tamam ya neden fırlatıyorsun o ekmeği kafama beeee ! Keşke bir üzüm tanesi olaydım da bir araba üzerimden geçeydi ve beni ezeydi diyen kimdi ,sen de bir Emrah yan olduğu teee çocukluğundan belliymiş zaten..La nimetle oyun olmaz atma o ekmeği kafama dedim sana,ablaya el kalkmaz taş olursun taş ;) Bir de ,
yakışıklısın Hasan :)

Hilaaaaal ,bir şey desene şu Hasan'a ya hu ! Gerçi sen bi'şey deme sen küçük Temel'le ilgilen.Kızım uyuyan çocuğu nedeeen zorla uyandırıyorsun sen nasıl annesin yaa; annenin de fırlaması böyle oluyor sanırım.Siz ailecek fıkra kahramanı mısınız anlamadık gitti. Yeni doğmuş bebeğin başına büyüdüğünde şiveli konuşsun diye laz şivesiyle konuşan bir babayla , çocuğu arabanın camında unutan annenin çocuğu ve sabah 5 de kalktığında ''uyuyacaksıııın''diye ona telkinde bulunan teyzenin yeğeni zaten olsa olsa fıkra kahramanı olur. Aha da zorla uyandırdı çocuğu, kızıııım çocuğun ilk cümlesi ''anneeeee bi bırakta rahat uyuyayım'' olacak benden demesi .Siz halaa bekleyim yok anne diyecek yok baba diyecek diye .Hilal'le Fatih demese ben de Elif değilim :) Bizim ''çinka'' anne olunca böyle oluyor işte.Marjinal anne , çocuğu iş yerine götüren modern anne.Gerçi o anne karnındayken İstanbul trafiğiyle tanışmış bir bebek, bundan sonra hiç bir şey onu şaşırtamaz :)

Yasemin ,iyi niyetinden asla taviz vermeyen üniversiteli masum köylü kızı.Onun çocukluğuna dair pek bi'şey hatırlamıyoruz (nedenini açıklamayacam zira hüzünlü şeyler yazmamakta kararlıyım)İstanbul'un entrikasına ayak uyduramamış, olan bitene masuummm masum bakıp ''ammaaaan bu insanları ben mi düzeltecem ''diye hayıflanan, her şeye herkese inat dürüst olmaya kararlı bir genç kız.İçimizden biri ! O biiiiir aslan, o biiir komik, o biiir taklit ustası, o biiir annesinin gözlemcisi o biiir ki ne diyecektim la ben ,unuttum ya ! :) Alo, kaymakamla mı görüşüyoruz? Bu kokuda nereden geliyor püüüüüüüü (gözünüzde elleriyle hava yapmaya çalışan Yasemin hayal ediniz) Her gün yüzlerce kişiyle uğraşan en komik kuzenimize Allahtan büyük büyük sabırlar diliyoruz.Ama nasıl bir zekası varsa , o haller içinden bile komik olayları cımbızlayıp anlatıyor ve bizleri kahkahalara boğuyor.Aksesuarlı penye ve kazaklarıyla ünlü kuzenim oradan zeytini uzatır mısın caanııımm :) Yaaaaaaaaaaa ! (Mükerrem taklidi hayal ediniz; bilmeyenler bu konuyu Yasemine anlattırsın)Benden bu kadar şimdilik ;) Allah muradını versin !

Ya o Yasemin'in arkasına saklanıp sürekli konuşan kim ? Hasan bi eğil hele kimin sesi geliyor oradan sürekli ! Kııııız Mineeeeeeee sen misin , bahele bir de saklanmış çok konuştuğu belli olmasın diye.Kızım anladık 7 aylıksın da gelirken bıraktığın ayların yerine çene kuvvetimi getirdin.E anladık sülalenin en uzun boylu ince bellisisin de konuşma rekorunu bari bize bıraksaydın:)  Yaseminle Mine'yi çoğumuz ,büyükler kendi aralarında eğlenirken ellerinde süpürgeyle evin kapısına gelip büyük biri izlenimi verip içeriye girmeye çalışırken hatırlıyordur.İşte o günlerde süpürke elinde zıplarken başlamış Mine'nin boyunu uzaması (oh olsun iğrenç esprilerde yapıyorum işte ,sen misin sabahtan beri beni yaz beni yaz diyen) Mine cp tavuk yedire yedire yakında hepimizi gıdaklatmakta kararlı bir kuzengil.Yok yani köfte diye sattıkları ızgaranın üzerinde tavuk büyüklüğüne ulaşmasa yemeye devam edecez de ..(bak bak nasıl da kızarmış ) dur kıııız güzel bi şeylerde yazayım da iyice seni dışladığım düşünülmesin :p Sen mahallenin neşesisin be paluğumuz :) Sen olmasan ha o Eda nasıl çekilirdi ,sen biraz susturuyorsun da onu kafa dinliyoruz.Düşünsene ikiniz birlikte konuşuyorsunuz (düşman başına) Tamam tamam kızmaa, sırf 7 aylık erken doğumla aramıza katıldın diye seni 7 kat sabırla dinleyecez söz sana :) Bahele şimdi sen paluksun ya ha bu yazdıklarıma alınmazsın di mi ? He alınmazsan iyi hem nasılsa palukların hafızası kaç sanine şunun şurasında (bir daha köye gittiğimde kesin dayak yiyecem)Ben dinsumi yapayım en iyisi,  yoksa sonum pek hayırlı gözükmüyor :)

Biraz önce öğrendiğim kadarıyla (faceden olayın bayan kahramanı anlattı bunu) Hamit geçen sene kuzenimizi ve eşini yaylaya çıkarmış.Yollar malumunuz mide kaldıracak cinsten.Neyse zavallı kuzen çıkmış çıkmasına ama rengi benzi atmış tabi yollarda.Neyse  mangal yapmışlar sonrasında eve gelecekleri zaman Hamit şöyle demiş (aynen kopyalıyorum kuzenin yazdıkalarını) :'' mangal yapmistik neyse gelecez eve bana dediki Bak abla asagiya inince sesini cikarmaz birsey demezsen bu mangaldan yine yersin. haaaa olurda birsey söylersen birdahada B.. yersin'' :)  Güler ve Tülay'ın hediye paketi süsleyip içine de hayvan pisliği koyup köyün yoluna bırakıp çitlerin ardından izlediği zamanı da biliyoruz.Paketi açıp içindekini gören kişinin surat ifadesi gözlerimizin önünde hala :) Sülalelnin toli koppalarından Güler'in Allah'ı görebiliyor musunuz ,görmediğiniz bir şeye nasıl inanıyorsunuz diyen öğretmeninin sorusuna: ''Sizin aklınız var mı varsa nerede biz de onu göremiyoruz'' demesi Türkiyede ki eğitim öğretim hayatında fetret dönemi başlamasına sebep olmuştu diye hatırlıyorum ..Yanılıyor muyum kuzeniçkimi ? Ama o laf için seni hala can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Çocukluğunda caminin ikinci kat balkonundan aşağıya atladığını bilmeyenler için Caner ,ağır başlı biri olarak bilinebilir.ama görünüşe aldanmamak lazım a dostlar! O ağır abi duruşun ardında ne yaramaz/afacan bir çocuk var onu gerçekten tanıyanlar bilir.Mürekkep yalamış yutmuştur bizim Caner ,zekidir de ,efendidir de ama yine de kızdırmamaya çalışmak lazım bilirsiniz sessiz atın çiftesini! (sana at falan demeye çalışmıyorum Caner,bana şimdi buradan benzetme sanatını anlattırma emi çocuuuummm)Amcanın motorunu kapıdan kaçıramayınca camdan kaçırma operasyonun dillere destan oldu biliyorsun ve sen şimdi tüm bu afacanlıklarının ardından böyle ağır başlı (!) bir beyfendi oldun ya her afacandan büyük adam olabilir gerçeğini bizlere gösterdiğin için teşekkürü bir borç biliriz Can Kara Sakarya :) Türkiye'ye geldiğinde bu ablanı da ziyarete gelmeni yazmadan geçmeyeceğim.Özellikle de bu yaz Bursa dönüşü beni de unutmayıp geldin ya ne kadar mutlu olduğumu tahmin edemezsin.Balıkçı kahvesinde çay eşliğinde yapılan sohbetimiz bana anı olarak kaldı.Ve senin ne kadar yaramaz bir çocuk olduğunu hatırladık beraber ve ne kadar da akıllı biri olduğunu gördüm/duydum..Neyse çocukken beni deli eden bir velet için burda durmuş güzel şeyler yazmayacağım beee  Allah'ın Almanı :)

Veysel amcamın kopyası, çayları doldur hele ! Sana diyoom heeeey mühendis hanım sesim geliyor mu ? Aslında sen küçükken sessiz sedasız bi'şeydin(şeyy )boyunla dilin orantılıydı ne olduysa Lise'de oldu o dil pabuç kadar oldu bir daha da eski haline dönmedi.Vır vır vır ,dır dır dır ...Ula insan bi'şeyden de memnun olmaz mı ? İnsan köye yeni gelmiş kuzenine sarılırken ''Ne zaman gidiyorsun''deeeer mi! (ne kadar içerlemişim içime dert olmuş ki ahan da burda bile yazıyorum) köy de konuşmama izin vermeyen Sen, internette ''Sen ne kadar komik biriymişsin'' diyebiliyorsun.Kitap kurdu olduğuna, çok akıllı olduğuna,dini konulara da meraklı olduğuna, takı merakına(hatta boncuk kutularına)boynuna bağladığın o kalıııın şallara(!)Yasin abinin internetinden çekebilmek için telefonunla odanın çekim alanını aramandan hiiiç bahsetmeyeceğim ;) Bana olan sevgine de değinmeyecem ki gözlerin dolmasın diye (!) Büyümüşte sınıfının kapısında fotograf çekermiş onu da instegramda paylaşırmışta vay çinekop vay (çinekop şimdi aklıma geldi ,e sana da yakıştı yani ) Hiç mi bir yanımı beğenmiyorsun diye sormazsın ama ben yine de bir şeyi ekleyeyim, ahlakını çok seviyorum (bir daha da iyi bi'şey demem ona göre) ;)


Onu tanımak için kıyafet valizine bakmanız yeterli .Sadece spor beyaz çoraptan başka çorap giymeyen, kıyafetlerini valizine renk tonlarına göre yerleştiren, düzenli, yakışıklı ve çok sevilen bir yağız delikanlıdır Memet (biz onu böyle çağırıyoruz ) Murat Boz, Mehmet'in çakmasıdır biz onun için Murat Boz'u da çok severiz bize uzak diyarlardaki kuzenimizi hatırlattığı için.Memet için 1 saat terlik aradığımızı hiç unutmayacam(kendisi çok zor beğenen biriyse artık ,abisi ve ablası ne aramışlardı o terliği ) Bir de Yalova'ya ilk geldiği zaman ona yer yatağı yapmıştım (ki evde başka yer kalmamıştı yeri bulduysa şükredecek haldeydi herkes) sabah kalktığımda Meme'ti balkon masasının üzerinde uyur bulmuştum ,koptuğum anlardan biriydi o ! Gerçi Yasin'de yorganın altına girmiş (Ağustos ayında) elindede sinek ilacı gelen sineklere sıkıyordu o da ayrı bir komediydi.Vay anacım ne kadar çok gülmüştüm o zaman.Hele gece süpriz yapmak için arabaya dolaşıp gelen kuzenlerin bina kapısında kalması da ayrı bir komediydi ya neyse...En önemli anıyı unuttum(memetin yazı biraz uzayacak sanırım) Ankara'ya Ruki'yi almaya gittiğimizde evde yiyecek bir şey kalmamıştı ve acıkınca zeytin ekmek yemeye başladık (bu arada ekmekde kalmamıştı) Çankaya'nın göbeğinde resmen açlık çekiyorduk, En son zeytinde bitince Memet:''Bir daha asla Zeytin yiyemem...''derken hepimiz kopmuştuk.Hele ki aç aç TürkanAblaya gittiğimizde aç olduğumuzu ablamıza söylemediğimiz halde krallara layık bir masa hazırlamış olan Türkan ablayla sohbet ederken Memet'in bize dönerek çaktırmadan ''Çorba bile var!'' demesiyle kahkaha tufanı kopmuştu :) Çorba BİLE :) Özledim la Memet'i ..Ah Memet ah senin adını anında kaşarlı mantarı hatırlayacağım kimin aklına gelirdi.Gözümüzn önünde hep Sen ve Yasemin, ve sizin masanızdaki o tereyağlı kaşarlı  mantarlar geliyor ;) 50 liram var yapın bi iyilik yaz geldiğinde ;) 

Yazacak çok kuzen var ama hepsini buraya sığdıramayacam sanırsam.Gerçi ''devamı gelecek''diye bunu bir yazı serisine çevirebilirim ama ben de insanım nasıl yazacam o kadar uzun bir seriyi ;) Hakan Abimin Askerden gelince (Şırnak/Cizre) havuza atladığımızda ''çossss''diye bir ses çıkıyordudan başka hiç bir şey anlatmamasını,Zülkif Abimin her bişeyi bilmesini ve Ramazan'ın düğününde oynamasını göremediğinim için ne kadar üzüldüğümü, Süleyman'nın ''Süleyman Havaalanından abini almaya kaç kişi gidiyorsunuz?'' soruma ''3 kişi, bir ben 2 de heyheylerim''demesini, Sülalenin en cüsselisi (sanki cüssesiz kimse var bizim sülalede) Ramazan'ın Tataristandan döndüğünde tığı gibi olduğunu ve bizi şaşırttığını,Hızır'ın geceleri oturup gündüzleri uyuyarak düzeni tersine çevirdiğini,Tülay'ın hazır cevaplılığını, Sülalenin rakipsiz EN güzeli Türkan ablamı,Baba parasıyla hava atıyorlar demesin diye okula arabayla giderken benzin parasını kömür taşıyarak kazanan ve dolduran Hamit-Merve'yi,arabasına o kadar çok aksesuar takıp modelini tanınmaz hale getiren Çağatay'ı,sülalaenin esmergillerinden Metin'i, artık Pazar'lı olan Fetiye'yi,Dini dikkatle yaşayan Yunus-Mükerrem'i,Türkan ablaya benzemeye başlayan güzel Beyza'yı,Sakallarıyla hafızalara kazınan İbrahim'i ve sülalenin en küçük kuzeni Numan'ı da burada anayım.Tabiki benim canım kardeşlerim,Ruki,Yasin-Zehrayı da ...Hepsini de çok çok seviyoruz.İsimlerini burada anamadığım o dünyalar güzeli iki insanı da çok çok seviyoruz ve rahmetle anıyoruz.Gerçi hüzün olmayacak demiştim ama bizde hüzünde mutlulukta iç içe yaşanmak zorunda!...Rabbim'e şükür bu güzel kardeşler/kardeşlik için.Biz bir büyük aileyiz iyisiyle kötüsüyle beraber yaşıyor ve bir birimizi özlüyoruz.

Gayri ciddi not: Bana bakın ,alınmaca gücenmece yok siz yaz dediniz ben de yazdım daha yazacaktım da yoruldum da ,ellerimde derman kalmadı.Bİr yandan buraya yazıyorum bir yandan da face den size laf yetiştiriyorum ben de insanım yaaaani :) Umarım beğenirsiniz, gerçi beğenmeseniz ne olacak yazıyı mı değiştirecem hiç yaaani :) Oy bitti çok şükür..Hadi görüşürüz psikopos sülalenin psikopatları (benim değil Caner'in sözü)





5 yorum:

Pabuc dedi ki...

yorumlar için bakılacak yer :
https://www.facebook.com/elif.kararli/posts/317340711740397?comment_id=1387814&offset=0&total_comments=16&notif_t=share_comment

kahve telvesi dedi ki...

Mine'yi de okudum, gerisi sonra :)) Fesatlık tavan yaptığı için devam edemedim. Ben bi başıma buralarda , siz cümbür cemaat...olmadı...

Pabuc dedi ki...

Kahve telvesi,

yook sen bizi yanlış anladın bu insanların her biri ayrı diyarlarda çok azı aynı şehirdedir.Bizler çocukken hep birlikteydik ama sonra herkes ayrı yerlere savruldu gitti Bayramdan bayrama görüşüyoruz artık :)

kahve telvesi dedi ki...

Bayramda kardeşiyle, kardeşleriyle bile görüşemeyen biri için yine de imrenilecek bir tablo :)) Allah birlik ve beraberliğinizi, en önemlisi mutluluk ve huzurunuzu bozmasın ...

Pabuc dedi ki...

Amin Allah razı olsun, darısı senin başına inşaallah

İnsan Bu Dünya'ya Dar !

Ne kadar da Vivaldi bi insan :)  Hani dalıyorsun uzaklara da başka bir dünyanın içinde buluyorsun ya kendini ne güzel bir nimettir o ; h...