Ana içeriğe atla

Bir Bayram da Böyle Geçti

Bir yazı yayımladım ve sonra pişman olup kaldırdım.Ne diye güzel bir Bayram sonrası olumsuzluk içeren yazı girdim bloguma diye kızdım kendime ve Bayramdan bir şeyler yaplaşayım istedim.Gerçi bu yazı içerisinde de kenarından köşesinde negatiflik içeren konular olabilir şimdiden uyarayım sizleri!

Bayramlar sevdiklerinizle geçtiği zaman Bayram oluyor.Ve paylaştıkça tabi; sevginizi ve size emanet olarak verilen maddi kazançlarınızı...Dostlar ve akrabalar sevgimizi ve sevildiğimizi en güzel şekilde hissettirenlerimizdir hayatın içinde (istisnalar kaide dışı) Ben de genelde Bayramları köyüme ailemin ve akrabalarımın olduğu yere giderek geçiriyorum.Kalabalık bir sülalenin içindeyseniz arkadaş sıkıntısı da gülecek konu bulamama sıkıntısı da hiç yaşamazsınız.Gerçi kalabalık da sorunlar da çok olur ama ben o konuya pek girmeyeceğim (göz kırma)

Bizim en kötü özelliğimiz çok konuşmamız.Ama bunun haklı bir sebebi var; yılda bir kaç kere bir birimizi görüyoruz ve o karşılaşma anında herkesin anlatacağı çok fazla şey oluyor.Sonuçta aynı anda konuşan 15-20 kişi olup çıkıyoruz.Dinleyen mi kim ? Bilmiyorum, biz sadece konuşma kısmındayız..Ama şimdilerde artık telefondan mesajlaşmak da var.Öyle ki (akıllı telefonlar çıktı çıkalı ) yan odada ki kuzeninize hatta aynı mekan içinde ki kardeşinize twit atmak zorunda kalıyorsunuz (gülmeyin, sanki sizin başınıza hiç gelmiyor) Bir yandan yanımızdakilerle sohbet edip bir yandan da twitter ya da face den laf yetiştirmek yalnızca gevezelere has bir özellik olabilir mi ? Bilemedim ki şimdi ,neyse....

Kısa da olsa harika bir kaç gün geçirmek insana enerji olarak dönüyor ve uzun bir süre de gidiyor .Yediklerim içiktelim ben de kalsın (ki sizden farklı yediğim bir şey yoktur eminim; sütlaç,baklama ve kurban eti..v.b) kuzen ve kardeşlerimle çok güldüm ,eğlendim şükür.Ailemi akrabalarımı HAAALA çok seviyorum , sanırım onlar da beni seviyorlar .E bir insan sağlıklıysa ve HAAALA seviliyorsa daha ne siter ki hayattan ( istekler kısmını 1000 maddeyle başka bir postta açıklarım inş)

Bu bayram bizim sohbetlere, itiraflar ve Mine'nin ''Arkadaşlar bundan sonra kimse ağzını açıp konuşmasın çünkü biz hepimiz komedyen olmuşuz bir birimizin sözlerini gülmek için malzeme yapmaya başlamışız.Onun için hepimiz çenemizi tutmalıyız!'' damgasını vurdu.İtiraf ettiğimiz ne çok şeyimiz varmış bunu da öğrenmiş olduk.Ama hepsizde gülmelik itiraflar.

Aslında hani yüzü gülen ama içi genel anlamda ağlayan insanlar olur ya biz işte onlardanız sanırım.Hayata tutunmak için, gülümseyecek şeyleri görmek gibi güzel bir özellik vermiş ÇOK ŞÜKÜR RABBİM bizlere.Yoksa hayatın gerçeklerini konuşuyor olsak gülmeye vakit bulamayız .Bunu nankörlük olarak algılamayın lütfen, bazen gerçeklerinizi ötelemeniz çok daha sağlıklı oluyor !

Güzel insanlarla birlikteydim bu Bayram da çok şükür.Akrabalarımızı dolaştık ,ellerini öptük ama elimizden geldiğince tatlılarını yemedik (kaç kapı dolaştığımızı düşündükçe iyi ki de yememişiz diyorum) gönüllerini aldık, gönüllerimiz şenlendirdik.Allah daha nice bayramları sağlık ve sıhhatle temessümle geçirmemizi nasip etsin diye de dualarla yolculadık bir Bayramı daha...Daha güzel Bayramlar sizler için de geçerli olsun inşaallah...

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Kalabalık bir aileye sahip olmak gibisi var mı ? İmrendim...
Pabuc dedi ki…
Tatsızlıklar da çıkmıyor değil ama kalabalık sülale güzel evet ,şükür :)
Budeliçocuk dedi ki…
Geniş ailelerin muhabbeti güzel olur, bilirim..
Pabuc dedi ki…
Allah eksikliklerini göstermesin inşaallah...Aile candır...iyi akraba da öyle :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…