Ana içeriğe atla

Bilmiyorsan Sevme Gitsin !

Tükettin, yordun ve neşemi almak için elinden geleni yaptın
ve bunu yaparken çok doğal olduğunu düşündün.
Yaptığın her şeyi doğru gördün,
hiç bir şeyin farkına varmadın..
Hiç bir leyi önemsemedin çünkü!
Kırdın mı yıktın mı umrunda olmadı.

Senin bir tek gerçeğin vardı,
doğruların doğrultusunda mı davranıyor karşındakiler...
Ve sen farkında değildin ama kendinden başka hiç kimse de umrunda değildi senin
her ne kadar ''seviyorum''diyorsan da onlara...

Bu sevgi değildi bunu bile fark edemedin.
Sevgi tüketmezdi ,sevgi sabır ölçmezdi, sevgi tebessümden uzak olmazdı ve sevgi asla korkmazdı...
Seninki sevgi değildi ya da sen sevmedin hiç bilemedin !

Sevgi rahat olmaktır sevdiğinin yanında,
özgürce hata yapabilmek ve her şeye rağmen tebessüm edebilmektir...
Seven insan sevdiğinin yanında mutludur huzurludur
Maddi manevi güvende hisseder kendini,
Hissetmelidir de..
Seviyorum demek sevginin hakkını vermek için de yaşamaktır biraz.
Sen olmaktır karşındakinde
ve O olabilmendir her halinde...
Gözlerinden anlamak , bir kelimeye dünyaları sığdırabilmektir..
Sevgi bıktırmak, sabır ölçmek,duygusuzluğu duygu diye yutturmaya çalışmak değildir!..

Sevmek,kırmamak için dikkat etmektir
Sevmek, yanında huzur bulmaktır..

Sevgi senin bildiğin gibi değildir,
Sevgi; bıktırmaz, usandırmaz, kırmaz,uzaklaştırmaz ve can sıkmaz.

Sevgi sevdiğimizdeki bizi öldürmemektir
Yürekleri karanlıkla değil, ışıkla doldurabilmektir  be canım!  ....

Sevgi düşünebilmektir, hissedebilmektir!...

Sevgi senin bildiğin şey değildir.....

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Duygularıma tercüman olmuşsun Pabuç...Yoruma gerek kalmamış. Seviyorum deyip, can yakan ne çok insan var...
Pabuc dedi ki…
Çok enteresandır ki onlar gibi davrandığımızda da bizden şikayetçi oluyorlar ..Test ettiğim bu yorumu rahat yapabiliyorum :) Ne sizi siz olduğunuz için seviyorlar ne de kendinelerine benzediğiniz gibi seviyorlar..Çünkü sevmeyi bilmiyorlar maalesef...
absalom dedi ki…
:))

kime diyosun bunları sayın pabuç?

toplanalım blokerlar olarak cezasını keselim:))
Pabuc dedi ki…
Ben ara ara söylenirim böyle
duyan olur olmaz bilmeden...

Duyması gerekenler duymuyorsa seslenmemin de zerre anlamı yok ama insanı rahatlatıyor yazmak :)

Toplanıp bi çay mı içsek ,daha iyi olurdu ya hu :)
kahve telvesi dedi ki…
Bazı insanların sevgisi menfaat üzerine kurulu..Herşeyi onayladığınız ve hep onlarla ilgilendiğiniz sürece seviliyorsunuz. Bir an eleştirseniz ya da kendi sorunlarınıza dalsanız yandınız.....
Pabuc dedi ki…
/kahve telvesi,

Evet çok haklısın; menfaati sevgiler o kadar çok ki..Üstelik egolarını tatmin etmek için sevgileri alet edenler var.Onlar seni dinlemek istemiyorlarsa anla ki en başından zaten hiç dinlememişlerdir de...Sevdiklerini söylerler ama senin hakkında zerre fikirleri yoktur; tanımak için dinlemeyi hiç yapmammışlardır...Maalesef!
Gökhan Tunç dedi ki…
Sevme hakkımı gasp mı ediyor 'bilmemek' ? ya da sevmekte mi şartlara kurban verildi?
Hem sevmek ne ola ki ,baskın veren kışta içimi sıcak tutamayan şey mi? yoksa yokluğunda ümitlerimi yanına alan hain mi? Söylentileri çıkıyor ara ara, hak edilemeden kazanılan hak edince kaybedilenmiş.
Neyse ne diyesim var, kim oluyorum ki sormaya kalkıyorum. Hem sevmeyi hem sevilebilmeyi becerememişken...
Pabuc dedi ki…
/gökhan Tunç,
Sevmek yaratılmış en büyük nimet ve eksikliğinde nefret, sıkıntı ,üzüntü, düşmanlığın ortaya çıkmasına neden olan bir nimet..

Sevgi her daim güzel şüphesiz ama sevdiğini söyleyip sevmeyi bilmeyenlere benim her daim şikayetim..SEvgiden bir beklentim olduğundan değil bu ;sevginin hakkını vermediğimizde ortaya çıkan kalp kırıklıklarından ve uzaklaşmalardan tek şikayetim... Madem sevgiyi beslemek umrumuzda değil o zaman dile alıp boşa laflat etmemeliyiz! Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ki zaten ama madem sevdiğini söylüyorsun adam gibi seveceksin işte; çok mu şey istiyorum ki :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…