Ana içeriğe atla

Bakalım Ne Yazmışım !

Ben de bi yoruldum bi yoruldum gezmekten tozmaktan!
Keşke hafta sonlarım boş olsa da,
gidip balık tutsam !

Sonra bir balık lokantasında o balıkları arkadaşlarımla (ama sevimli arkadaşlarımla) bir güzel yesem,
sonra sahilde yürüsem,
hatta bir yerlerde dalış yapsam (neresiydi orası ya )!!!

Bi kameram olsa video çeksem ama 1 dakikayı sadece 20 saniye geçse!...

Sesi kötü bir kardeşim olsa ama benim sesim ondan da kötü olsa!..

Güzel bir arabam olsa hız yapsam  ve polisler görmese!...

Bir masalda kurbağa olsam (yok kurbağa değil, bayanlar prens oluyordu) masalımı kendim yazsam!

İyi bir fotograf makinem olsa birilerini düşünerek fotograflar çeksem...

Biri bana benimle ilgili soru sorunca hep soruyla cevap versem, cevap vermemek için ipe un sersem!...

İçimdeki çocuk hep şımarık olsa hep mütevaziymiş gibi olsam !..

Birilerini çok sevsem ama söylemesem ya da onlara güvendiğimi söylesem ama hep birşeylerim gizli/gizemli kalsa !...

Hiç yorulmasam, canım hiç bir şeye sıkılmasa, sıkılsa bile ASLa belli etmesem!...

Çalışsam çalışsam  dünyayı benim kurtaracağıma ve tüm yanlışları düzeltebileceğime inansam !..

Bir bandanam olsa bir de kırmızı çantam; onları yanımdan hiç ayırmasam !...

Bir çakı bir de kibritle doğanın içinde hayatta kalabilecek beceriye sahip olabilsem !...

Mangalda sucuk,patlıcan,biber ve sarmısak konusunda uzmanlaşsam ve başkalarını da imrendirsem!...

Adım Elif gibi görünse ama aslında Fadime olsa!..

Çok ciddi görünsem/algılansam ama aslında sevimli, şımarık,pek bilmiş biri olsam yani az biraz mikrop yanım olsa!...

Bir ada'm olsa ve oraya sadece sevdiğim insanları alsam,kayalıklarda oturup sabahlara kadar sohbet etsem!... 

Çok gezsem ve gezerken uğradığım köylerde yaşlılarla sohbet etsem,çok güldüğüm için bana söylenen teyzelere/amcalara tebessüm etsem ve hiç kızmasam!...

İnsanlar beni  inşaat işçisi bilse ama aslında ben mühendis olsam!!!...

İçtikçe güzelleşsem (çay canım çayy) hatta gözlerim kızarmasa ve bakışlarım değişmese ve öyle sevimli hallerim fotograflansa ve dostlarım da o halimi görse !!!...

Samimiyetimle kendine koza örüp içine kendini hapsetmiş kişileri kozalarında ziyaret edebilsem ve onlarla da anlaşabilsem güzel bir iletişim kursam ve gönüllerini kazansam!!...

Öyle çok fotografım olsa ki hangi fotografı nerede çektirdiğimi hatırlamasam !!!!...

Gülmeyi sevdiğim gibi güldürmeyi de başarabilsem, şakacı biri olsam mı ki !!!

Ya işte böyle, ben de böyle biri olsam ! Var aslında böyleleri   tanıdığımız ve değer verdiğimiz kişiler içinde(ki onlar bu yazımı üzerlerine alabilirler)!!! Umarım kızmazlar da bu yazıyı yazmış olmama(ben yazarken pek bir eğlendim ,kızmazlar herhalde!)...Bu arada ünlemlere aldanmayınız ben oralarda hep güldüm/gülümsedim !!!!! (tıpkı şimdi olduğu gibi) Ne kadar ünlem o kadar tebessüm haci !!!





EN SEVDİĞİM ŞARKILARDAN BİRİNİ DE EKLEDİM Mİ TAMAMDIR YAZI..BUYURUNUZ SİZ DE DİNLEYİNİZ
 




Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Ben bu yazıya bayıldım...ben de istiyorum !!!!!
Pabuc dedi ki…
Teşekkürler Güzel telve
senin için de yazmam için seni çok iyi tanıyor olmam lazım ki cümlelerini hafızamdan araştırıp böyle bir yazı yapayım:) Ama sen buna benzer bir yazı hazırlayabilirsin ;çok eğlenceli oluyor :)
cem dedi ki…
adın Elif gibi gözüküyor, fadime gibi davranırsan kendine, isteğine kavuşmuş olursun. :))
Pabuc dedi ki…
Galiba öyle de yapıyorum.. Fadime ruhlu Elifsem artık :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…