Ana içeriğe atla

Siyah-Beyaz ve Saygı

Peki ya aynı şeyleri savunmuyoruz varsın olsun ,
hepimiz aynı olacağız diye bir şey yok ya !
Aynı müziği de dinlemiyor olabiliriz,
Renklerimiz ,zevklerimiz de farklı evet ne olacak ki ...
Tamam ben çirkinim biraz ,sen güzelsin  bu engel değil ki iletişimde,
Sen aynı bakmıyorsun olanlara benimle
Çünkü senin de kendini yansıtan fikirlerin var ,olmalı da.
Dünya görüşü diye bir laf var, ne senin görüşün benim görüşüm önünde ne de benim görüşüm senin görüşün önünde eğilmesin ne çıkar,
Benim doğrum bana senin doğrun sana.
Varacağı vardıracağı yer de farklı olacaksa doğrularımızın,
Ne çıkar zorla zaten güzellik olmuyor...


Ne ben seni sevmek zorundayım ne de sen beni,
Bir birimizden tek beklentimiz de :  ''Saygı''
Onun dışında herkes kendi yolunun yolcusu..
Seveceksek saygı çerçevesinde gelişen bir sevgi olacaktır bu
Sevmiyorsak da yine saygı çerçevesinde olacaktır bu ki zararı olmasın bu sevgisizliğin kimseye.


Bana kendi doğrularını kabul ettirmeye çalışma
Ve konuşurken sonrasında dinlemeyi de bil. 
Konuşurken /anlatırken benim düşüncelerimi ezmeye küçümsemeye çalışma
Çünkü sen de mutlak doğru değilsin !...
Bana anlatırken kabullendirmek tasası yaşama
sadece samimi ol yeter..
Düşüncelerimi çürütme kaygısı taşıyarak konuşacaksan , yapma bunu ! 
Bilgi edinmek kaygım olsa sohbet etmem okurum ,küçümsemek kendi düşüncelerini yüceltmek için sohbet edeceksen da  yapma bunu !...



Sana olan sevgimi saygımı yaralama.....
Aynı fabrikadan çıkma ticari malzeme değiliz ki tıpa tıp aynı olalım,
Sadece farklarının farkında olan iki ayrı yürek olalım ...
Ayrı iki yürek ama anlaşabilecek konular bulan,hayata ayrı pencereden farklı renklerle bakabilen yürekler...
İletişimi,beraberliği ayakta tutacak olan büyük destek ''Saygı''yı asla yanından ayırmayan
Ayrı yürekler
ortak paydalar...





Yorumlar

Kalemzade Kamil dedi ki…
Müthiş anlamlı. İşte budur dedirten yazılarınızdan biri daha. Bazen söylemek isteyip de doğru kelimeleri bulup dillendiremediğim ifadeler bunlar.
Pabuc dedi ki…
/Kalemzade Kamil,
teşekkür ederim..Bazen iç sesim parmaklarımı emanet alıp yazıyor bunları :)

Saygılar..
cem dedi ki…
bunu başarabilseydi insanlık bugün ki durumda olmazdık. maalesef...
Pabuc dedi ki…
Ben artık tv izledikçe insanlığında yok olduğunu düşünmeye başladım..Ne hale geldik Ya Rabbim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…