Ana içeriğe atla

Sevmediğin İnsanlar İçin Canını Sıkma Be Hacı !

Evet senin gözünde ben bir taraftayım ama biliyor musun benim tarafım senin görebildiğin de değil benim hissettiğimde..
Evet kafanda bir çok etiket var bana yapıştırmaya hazır bekleyen  ama onlar senin ön yargıların kadar ve biliyor musun ben aslında hiç birinde değilim o  etiketler sadece senin içinde ...
Sen de biliyorsun ki beni ötekileştirmen beni her zaman diğer guruplardan yapacak ve sen böyle yaparak hiç bir şey kazanamayacaksın ''ön yargılarını''beslemekten başka..Madem beğenmiyorsun ,küçük görüyorsun,senin dediklerini kabul etmiyorum diye cahil ilan ediyorsun-her şeyi sen bildiğine göre haklısın ben hiç bir şey bilmiyorum- neden benimle muhatap oluyorsun !
Şunu unutuyorsun nefretini kusmadan önce; kimseyi sevmek sorunda değilsin ki! Neden genele olan nefretini bana kusma gereği duyuyorsun ? Sevmediğin kişiyle muhatap olmazsın, nedir seni sevmediğin kişiye çeken güç hiç düşündün mü ? Ben uzak duruyorum içimin ısınmadığı ya da fikirleri beni rahatsız eden kişişlerden ve onları kendilerini kırmak istemediğim kişilerden ,sen de dene neden yoruyorsun ve üzüyorsun ki kendini.......Ya da rahat edeceksen ;sevmediğini söyle,  hoşlanmadığın tüm özelliklerimin hepsini söyle de bir daha bir daha laf sokma gereği duyma ..bu da güzel bir taktik,yorulmaman için !.. Sil hayatından en kolayını seç bu beni zerre etkilemez seni de etkilemeyecektir..Hiç kimse için can sıkmaya değmez eğer kızdığın kişi sevdiğin biri değilse!...Çünkü düşünmek de önemli bir nimet, sevmediklerin için harcamamalısın bu nimeti! Herkes sevmek herkes de sevilmek zorunda değil ki ,yanılıyor muyum ! Özgürlüğünü kullan ve sıkma ve zaman harcama sevmediğin insanlar için...Ama şunu da unutma sevdiğini saydığını söylemek ama arkadan çekiştirmek ,alay etmek,kötü zanlarda bulunmak da ne dostluğa ne de insanlığa sığar ;dürüst bir düşman ol ama asla iki yüzlü dost olma be hacı ! Çünkü en iğrenci bu ....

Yorumlar

Oyuncakçı Adam dedi ki…
Mert düşman namert dosttan daha iyidir
Pabuc dedi ki…
Haklısınız en azından gelecek olan tehlikeyi tahmin edebiliriz
Gökhan Tunç dedi ki…
Doğruluğu kulaktan dolma bilgilere dayanan bir söz hatırlıyorum.
Zıt kutuplar birbirlerini çeker...
İnsanlar ötekileştiriyorlar kendilerini, ve ayrışmaları gereken yerde de
ötekiyi kendilerine çekmeye çabalıyorlar.
Doğruluğuna şüphe beslemediğim tek şey insanlar tuhaftır
Pabuc dedi ki…
Zıt kutupların bir birini çekme durumlarının insanlar arasında İSTİSNA olduğunu düşünenlerdenim zira bazıları öyle bir itiyor ki aynı ortamda bulunmamak için maksimum gayret sarf ediyoruz:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…