23 Temmuz 2013 Salı

Cevabı Sende Bende Saklı Belkide !

Neden, 
Düşüncelerinde boğuluyor gibi olursun da
karşına bir ''ışık!'' çıkar da alt üst eder her duygunu..
İnanmakla inanmamak arasında bocalarken
yalın bir duyguyla seversin.
Aklının ''Dikkat''ikazlarını görmez
üzülme ihtimalini bile göze alırsın...
Kendini bile düşünmediğin zamanlarda
''Nasıl acaba?..''diye merak eder, 
o iyi olsun benim de bir yanım mutludur dersin...
Bir zaman belki de hiç geçmeyen bir an olur içinde
ve sıkışıp kalmak istersin o an'ın içinde ,
''Öncesi neydi, sonrası ne olacak?'' sorularını
unutuverir akıl denen yol göstericin...
Güzel bir duyguyu yaşarken bir yandan korkuyu taşırsın ya
kimselere açmadığın gizli odalarında,
ne zor ve yorucu bir durumdur bu...

Neden ,''Neden''sorusu hiç boş bırakmaz cümlelerini
duygularını
ya da yaşadığın her ne varsa..
Cevabını veremeyeceğin soruları neden
kendine sorar sorar bir de sen yorarsın ki yüreğini...
Peki nasıl olur da yüreğinle duymaya başlar,
dokunmadan hissedersin.
Ve neden bunlara bir isim bulamazsın ve içinden çıkamazsın...

''Gerçek olan nedir?'' ''Doğru nedir?'' sorgulamaktan
yaşadıklarını bile doyasıya sindiremezsin ya yüreğine,
işte bunu neden yaparsın ki kendine..
Zararın mı var birine birilerine
neden korkarsın ki hissettiklerinden....
Hayatı anlayacağını mı sanırsın ki,
sana sunduğu süprizleri görünce
fırtınalar koparmasına izin verirsin kalbinin...
Düz yolunda alışmışlıkla ilerlerken,
karşına çıkan çiçekleri ya da melodisi sana huzur veren bir müzik kutusunu görünce
hissettiklerinden önce ''Neden?''sorusu neden gelir ki aklına ....

Ne derdin vardır hislerinle hissettiklerinle
Neden korkarsın ki bu kadar...

 ''Neden?'' Sorularına Verecek Cevabın Yok mudur Gerçekten,
 Yoksa bundan da mı korkuyordur yüreğin..

Peki ben, neden yazdım ki bunları
Hatta nasıl yazdım....

Ammaaaaan!...


Şu şarkıyı dinleyeyim ben en iyisi
size de tavsiye ederim

6 yorum:

Profösör dedi ki...

Hipnoz; annenin düşen çocuğuna öpeyim de geçsin dediği bir telkin yöntemidir. Belki de nedenini bildiğin fakat bir adım ötesine gidemediğin bir duygu dünyasının eşiğindesin. Yaşanmışlıkların acısı kötü anılar olarak devreye girdiğinderuhun daralabilir. Ferahlamak istersin; ik satır bir kitap, ya da yazmak istersin. Bence soyut kavramları somutlaşkqtırmak istersen eğer; dua edip, tevekkül etmelisin.

cem dedi ki...

İnsanız çünkü ve akıl denen şeyle mücadele halindeyiz. O durmadan "neden?" diye sorar kalbimize, ki karşılıklıdır aslında bu sorular..

en azından bu yazıyı neden sorduğunu sorgulamaktan vazgeçmen de bir şey dir : )

Kalemzade Kamil dedi ki...

Elif kardeşim biraz yuvarlak bir yorum olacak ama sen beni anlarsın. :)
Sorgulamak güzeldir... İnsanlardan başka hiç kimse hiç bir şey "neden" diye sormaz. Kurulmuş saat gibi nasıl davranması gerekiyorsa öyle davranır. Sorgulamak insan olmaktır... Neden sorusu en güzellerdendir. Ben seviyorum o soruyu. Çünkü hep ufkumu açıyor. Sürekli hard diskime bir şeyler yüklüyor. Hiç zararını görmedim.

Sorgulamamaktansa hep çektim. Neden diye hep sormak lazım ve ancak doğru yere sormak lazım. Hayvanlar ve bitkiler anakartına gömülü yazılımlarla yaşarlar. Ama insan aciz ve çıplak doğar. Sonradan kendini download etmesi gerekir. Download edeceği şeyleri de download edilmişlere ve indirilmişe bakarak bulur.
Selamlarımla...
Bu arada unutmadan, söylememe bile gerek yok aslında; yazı ufuk açıcı ve güzeldi...

Pabuc dedi ki...

/Profösör Hocam,
KEsinlikle kitap okumak (faydalı ve doğru kitap) çok faydalı oluyor ama öyle anlar oluyor ki insan boşluk içinde kalmak düşünmek bile istemiyor..Korkularımdan nefret ediyorum beni farklı birine çevirdikleri için...Tevekkül her daim hayatımızda çok şükür Rabbime..
Teşekkürler yorumunuz için..

/cem,
bir de bu var:bu kadar soru sormamalıyım sadece yaşamalıyım da diyorum kendime ama işte kendim bile dinlemiyorum kendimi ;)

/Kalemzade Kamil,
Sizin kasdettiğiniz sorgulamayı da çok iyi biliyorum inanın.O sorgulamalar sayesinde hayatımda bir çok şeye bakışım tamamen değişti !...Ve bunları biri bana demedi, yine ben kendi kendime sorarak sonrasında OKUyarak ve düşünerek buldum..Ve öğrenmeye de devam ediyorum edeceğim de inşaallah..Ama ben sanırım zayıf karakterli bir insanım ki çok çabuk pes ediyorum şahsımla ilgili tüm olaylarda ve bu da beni inanılmaz karamsar ve mutsuz edebiliyor..Gerçi (binlerce şükür uzun sürmüyor ) ama yine de bu özelliğimi değiştirmeliyim Rabbim bu konuda yardımcım olsun inş..

Ama sizin kasdettiğiniz sorgulamalar olmasa insan olmanın hakkını zaten veremeyiz (ya da bu uğurda ilerleyemeyiz) değil mi ?

Saygılar ve dualar...

Gökhan Tunç dedi ki...

Bir yanın güneşe yüzünü döndüğünde,diğer yanın aya kavuştuğunda
Gökte yıldızlar açığa çıktığında, yerde yaşam belirtisi azaldığında
Işıklar tek tek söndürüldüğünde, zihnin karanlığa teslimiyeti ret ettiğinde
Aldığın nefes yavaşladığında, kendini hatırlaman hızlandığında
Kalbin korkuya yenik düştüğünde, sormaya başlıyor insan 'neden' ?


Pabuc dedi ki...

/Gökhan Tunç,
İnsan OKUmadığı zamanlarda soru sormakla başlıyor ve cevap bulamayacağını anladığında da okumaya düşünmeye başlıyor...Ama bu sefer de daha farklı sorular çıkıyor ortaya ki zihnini faydalı şeylerle doldurabilsin...Cevap bulmaktan daha çok doğruyu bulmak asıl ama bazen sanırım sorular yanlış oluyor ...Hİç bir şeyi anlamadığım anlarda hiç olduğumu içi bir dünya dolu HİÇ olduğumu da anladığım anlar oluyor...Sonra diyorum ki ;hayat işte garip işte sorularla ilerlemene yardımcı oluyor işte...

İnanılmaz(!) yorumların var vesselam...

İnsan Bu Dünya'ya Dar !

Ne kadar da Vivaldi bi insan :)  Hani dalıyorsun uzaklara da başka bir dünyanın içinde buluyorsun ya kendini ne güzel bir nimettir o ; h...