Ana içeriğe atla

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)



İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık.

Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim oldu,sözleriyle hayatıma olumlu yön verenler,sevmek için mesafelerin ve görüntünün engel olmadığını gösterenler...Öyle güzel şeylere sebep oldu ki blogda yazmaya başlamam, nasıl sevmeyeyim burayı...

Gerçi enteresan şeylerle de karşılaşmadım değil; benim takip ettiğim bloglara gidip beni kötüleyen yorumlar yazanlar mı istersiniz,yine başka bloglara gidip ''Pabuç, neden sadece erkeklerden yorum alıyor ve onları takip ediyor ''diyen yorumlar atanlar mı istersiniz .Ya da yazılarımla ilgili acımasız yorumlarda bulunulan mailler mi ...Bir de laf sokmaya meraklılar var ki onlar düşman başına...Çeşit çeşit okuyucular...Ama çok şükür daha çok olumlu tepkiler aldım ve güzel insanlarla karşılaştım tanıştım...


Yorumlarını dört gözle (gözlük takarak) beklediğim kişiler var mesela blog aleminde. Yazılarını da dört gözle (gözlüğü yazmama gerek yok sanırım) beklediğim bloggerler de var. İsimlerini yazmama gerek yok çünkü bunları onlara söylüyorum zaten.Kendileri de yazdıkları da çok değerli kişiler...''Rabbim sayılarını arttırsın'' diyeceğim kadar güzel ve bilinçli insanlar..

Okumadan yazılmaz bu bir gerçek; okumayı seven bir süre sonra okuduklarının düşünce dünyasında yaptığı değişimleri bir şekilde paylaşmak istiyor. Okumaktan kasıt yalnız kitap değil söylememe gerek yok sanırım! Onun için de sanat diye bir şey var zaten değil mi? Dünyaya/hayata bakışımızı aktarmanın yolları.Ben de; Abidin Dino gibi güzel resim yapabildiğim,Can Yücel gibi iyi şiir yazabildiğim, İskender Pala  gibi iyi roman yazabildiğim, Farid Farjad kadar iyi bir enstrüman çalabildiğim, Ebru Gündeş gibi şarkı söyleyebildiğim , Jessica Biel gibi iyi oyuncu olduğum halde gelip blog yazmayı seçtim işte (gülmeyiniz lütfen)Sanatın 9.kolu bloggerliği seçtim, sanatın bir ucundan tutmak için (tamam ya tamam gülün ) Gönül isterdi ki  çizdiğim resimlerimle aranızda olayım.Ama işte ne yapalım....

Biraz ciddi,biraz deli,biraz şımarık, biraz meraklı, biraz sevgi dolu, biraz tutucu, biraz rahat, biraz komik, biraz   okuyan, biraz konuşan (tamam ya tamam çok konuşan) biraz alaycı, biraz asabi, biraz muzip, biraz neşeli,biraz dalgacı, biraz hazır cevap,biraz ortaya konuşan ,biraz hedefini vuran,biraz empati yapan ,biraz daldan dala konan,biraz içine kapanık,biraz dışa açık,biraz dinleyen biraz da dinlenen ,biraz sevilmeyen ama çoğunlukla sevilen ( M.A kulakların çınlasın senden öğrendim tevazuyu) biri Pabuç. Biraz kızsa da birilerine,  çok sevdi diğer çoğunluğunuzu . Varlığınızı varlığına armağan gördü her daim.Bu ortamda da güzel yürekli insanların olduğunu görüp ümit var oldu. En bunalımlı  zamanlarında, burada yazdı ve sizlerin yorumlarıyla ve yazılarıyla (ve bir kaç güzel insanın da sohbetteki destekleriyle) karamsarlıklarından sıyrıldı.

Hepinize teşekkür ederim desteğiniz için ,sabırla yazılarımı okuduğunuz bir de yorumladığınız için...Çoğu zaman yorumlar yazılarımdan çok daha güzel oldu ve bir o kadar da faydalı oldu var olunuz.Sizleri tanıdığım için çok mutluyum.Gündelik hayatımda tanıma fırsatım olmayacak harika insanlar tanımama vesile oldu burası daha ne olsun...Sevenler de sevmeyenler de sağ olsun,sevmeyenler mümkünse uzak olsun Pabuç'a. Diyeceklerim bu kadar (şimdilik) tekrar teşekkür ederim her birinize , sabrınızdan ve özellikle samimiyetinizden dolayı dostlar....

Pabuç'u takip etmeye devam edin ;) İyi ya da kötü biri olduğunu konusunda bir şey diyemese de; zararsız biri olduğunun garantisini verebilir ;)

Yorumlar

sessizgemi dedi ki…
İyi ki doğdun Pabuç :)) Nice seneleree ^^ İyi ki yazıyorsun hep yazmaya devam et, biliyorum çok yorum yapmıyorum ben ama severek okuyorum, gizli okuyuculardan oldum iyice :)

aa takma onları kafana yaa çekemediklerinden öyle saçma şeyler yapıyorlar.

Blog ne güzel bi dünya ama sahiden :)
Uyuşuk Hayalperest dedi ki…
Nice senelere blogdaş. :) Benim blogla doğumdaşlar. Benimkinin de bugün 3. yılının ilk günü.
Bu üçüncü oldu. :)
GÖK-TÜRK dedi ki…
Nice yıllara diyelim o vakit.

Aman da aman büyümüş te 4 yaşına mı girmiiiiişş...(Burda kendimden tiksindim) :)))))
Erdi Karadeniz dedi ki…
Bu ne tesadüf böyle.
Bizim blogların doğumgünleri de aynıymış.

Blog sebep olduğu iyi şeylerden bir tanesi de senin blogunu keşfetmiş olmam.

Nice seneler yaz; nice seneler okuyalım biz de :)
Kalemzade Kamil dedi ki…
Pabuç'un nice doğum günlerine... İyi ki yazıyor. Hep aldığını, faydalandığı kişileri söylüyor ama onun da çok şey verdiğini ve paylaştığını çok iyi biliyorum, görüyorum.
İYİ Kİ PABUÇ VAR.
Gökhan Tunç dedi ki…
Bu kadar güzel paylaşımlar yapan bir blog u geçte olsa keşfettiğime çok seviniyorum.İyi ki varsın!
Pabuc dedi ki…
Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim benim için değerli insanlarsınız var olun inşaallah...

Bazen inanın şaşırıyorum benim gibi birini okuyorsunuz diye (tevazu falan değil cidden böyle düşündüğüm oluyor) ve mutlu da oluyorum iyi yazamasam da samimiyetim algılanıyor diye...Eğlenmek ,rahatlamak için yazıyorum ve eksikliklerimin farkındayım onun için kompleksim de yok.Anlaşılıyor olmak inanılmaz güzel bir duygu.Eleştirileri de ciddiye alıyorum saygı çerçevesinde olduğu sürece,düzeltmeye çalışıyorum eksikliklerimi ama çok da mükemmelliyetçi davran(a)mıyorum çünkü eksikliklerimle ben Pabuç'um hatta Elif'im ve öyle de kabullenilmek hoşuma gidiyor...

Varlığınız varlığıma armağan..
Güzel insanlarla özellikle bilinçli insanlarla beni bu ortamda da karşılaştıran Rabbime şükürler olsun...

Sevgi ve saygılarımla...

Elif (nam-ı diğer Pabuç) :)
absalom dedi ki…
ben senin düsünmeni sorgulamanı sevdim karsı kıyının elifi...

ben senin yadırgamadan damgalamadan suçlamadan hayat tarzlarına yaklasımını sevdim...

sen ne kadar tdk ya takılsan da ne kadar kendi yazılarını düsüncelerini küçümsesende...
ben senin içini sevdim.
ne demek istediğini sevdim.

yahu bir kere pabuç ismini sevdim:))

kırmızı rugan pabuçları sevdim...

ben gururla...
karsı kıyılardan insanların birbirini sevebileceğini...
anlayabileceğini...
saygı duyabileceğini...
oğrendim.

karsı kıyılara daha hos gorülü bakmayı oğrendim.

eh daha ne olsun.

mumları dikeriz...
dilek tutar üfleriz.
nice senelere isallah beraber gireriz.



Pabuc dedi ki…
Bu yazıya da yorum bırakan dostlardan gelen bazı yorumları özellikle saklıyorum (özel bir dosyada hepsi)çünkü bazı yorumlar yazıdan daha güzel mesajlar veriyor saklamasam olmaz tabi :)

Ve sayın sevgili karşı kıyının delikanlısı senin bu yorumunda benim saklayacağım yorumlardan biri oldu.Nedeni de şu : tamam tamam uzun uzun açıklamayacam korkma :)

absalom ,
insanları yargılamamam gerektiğini
zanla hareket etmenin yanlış olduğunu
hem okuyarak hem de kafama tokmak(manevi tokmaklar) yiyerek öğrenmiş biri olarak
herkese saygım var...

Yüreği sevgiyle atan insanların sevmesi sayması için kıyıların önemi yok :)Kıyılara takılı kalanlar hep kaybederler de kaybettiklerini bile farkedemezler..

''ben gururla..''diye başlayan paragrafın beni çok etkiledi...
Burada da bir birimizin öğretmeniyiz yeterki arada saygı olsun güzel insan :)

Tekrar teşekkür ederim...Sonuçta insanız anlaşmayacaz da ne yapaaacaazzz be ;)
Gelibolu17 dedi ki…
Aaa ben bu yazını görmemiş tüh bana yazık bana kına beni kafama terlik falan at ...
Özür dilerimm, blogunun yeni yaşı hayırlı olsun inşallah, iyi ki burdasın ve iyiki blogunla seninle tanışmışım, nice senelere diyorum...
sevgiler selamlar :)

Pasta gene bayatladı tabi ben gelene kadar ay ne bahtsız kadınım ben yaa, kalk bana yeni pasta yap canım istiyo :)

Hem arsız hem yüzssüz blogger dedikleri ben oluyorum galiba :)
Pabuc dedi ki…
Teşekkür ederim :)
Bu aralar çok sık yazdığım için bu arada kaynamıştır önemli değil..

Zaten pasta yapmaya da fırsatım olmadı ki olsaydı bile benim yaptığım pastadan kimsenin yiyeceğini de sanmıyorum ;ben kiiim pasta yapmak kimm :)

Güzel hafta sonları sana...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…