Ana içeriğe atla

İstanbul-Bursa Üzerine Bir Kaç Söz ve Fotoğraf


Geçen hafta İstanbul'daydım, düğün için.Yorucu bir tatildi İstanbul trafiği yüzünden ama eğlendim, sevdiklerimi gördüm, güzel geçti her şeye rağmen.İstanbul'da yaşayanlara Allah'tan bol bol sabır diliyorum.O trafikte hala akıl sağlığınızı koruyabiliyorsunuz ya sizden güçlüsü yok ...10 dakikalık yolu en az yarım saate gittiğiniz hatta bazen bu sürenin 1 saate çıktığı başka ülke yoktur.Belki vardır ya ,Hindistan'ın ve Çin'in hakkını da yemeyeyim şimdi! İstanbul'da bu sefer  adres bulmak için o kadar çok yolumuzu kaybettik ki artık bir süre sonra işi gülmeye vurmaya başladık.Bu arada (kuzenimin dediğine göre) İstanbul'da en son görmem gereken Karaköy'e de gittik, oradan elektrik malzemesi alıp arabanın içinde plastik kokusuyla yolculuk  yaptık ! Karikatür gibi bir maceraydı.''Abla bu araba burada durur mu?'' diyen fasulyeye buradan seslenmek istiyorum: ''Yer var da biz mi beğenmeyip orta yerde durmak zorunda kaldık,tepesine kurbağa yağasıca!'' Niye mi o zaman söylemedim ;çünkü vaktimiz yoktu ;) İstanbul'da yollar sürekli yenileniyor ve genişletiliyor olabilir ama araba satışları bu hızla devam ederse  İstanbul sırf asfalt olsa da kâr etmeyecek bu trafiğe benden demesi( kim dinler beni) İstanbul'un dağı taşı altın mı bilmem de her gün o trafiğe çıkanları ya deliliğe ya da veliliğe yakın buna eminim ;)

Bir de bu  hafta Bursa yolculuğumuz oldu.Bursa güzel bir şehir .Trafiği de içinden çıkılamayacak hal almamış daha ama eli kulağındadır!..Yeşil bir şehir.Gezip görülecek yerleri ,tarihi yerleri güzel  ,gelin görün derim.Gelmişken muhakkak İskender Kebap yemeden dönmeyin aman ha !

İstanbul'da kaybolmaktan fotoğraf çekmeye fırsatım olmadığı için kaldığım yerin fotoğrafını paylaşabiliyorum.Gönül isterdi ki tabelaları takip edeceğime fotoğraf çekeyim ama nasip işte ;) Ya gece bile uyumayan bir şehir İstanbul.Üzerine yazılanların neden bitmediğini çok iyi anlıyorum.Bin bir türlü insan bir o kadar da hayatı içinde barındırıyor.Enteresan, muhteşem ,korkunç,güzel,gizemli,heyecanlı,bilinmezlikler,aşk,karmaşa içeren kısaca; hayata dair her şey İstanbul adını almış gibi..


Yalova-Yeniköy feribotundan ancak bu kadar berbat fotoğraf çekilebilirdi,rakibim yok !


Gerçi çok katlı binaları sevmem ,içinde yaşamak da istemem ama İstanbul kalabalığı için
en iyi çözüm bu gibi !


Mesire yerleri çok çok güzel;yürüyüş,bisiklet ve piknik için ideal  bir yer burası.
Gerçi ben bisiklet kullanamadığım için sadece yürüyüşle yetindim :)


Suni göl deyip geçmemek lazım kendine hayran bırakabiliyor insanı !


Gelmişken muhakkak hayvanat bahçesini de görmelisiniz.
Gerçi ben o hayvanları gördükçe esaretlerine şahit olup üzülüyorum !

Bir de NOT:Bu gün ''Anneler Günü'' diye empoze edildi ya beyinlere sanki diğer günler onları hatırlamıyormuşuz gibi! .Heh işte benim kutlamalarını sosyal paylaşımlardan yapan insanlardan bir ricam var:''Herkes kutlayacaksa gidip annesiyle kutlasın bu günü,ne bileyim arasın ya da gitsin yanına sarılıp öpsün'' sosyal paylaşımlarda aleni paylaşımlarında şunu düşünsünler  'Annesi olmayan bir çok insan var!' lütfen!!''


Saygılar...


Yorumlar

absalom dedi ki…
pabuçççççç:))

yahu sen gitme istanbullara felan b i tane pabucumuz var kaybolmasın istanbullarda:))

feribot fotoğrafına bayıldım:))
altındaki notu okuyunca da durduk yerde gülmeye basladım ahahahaa.

sen beni dinle bu fotoğrafı bi fotoğraf yarısmasına gonderelim:)))

efenim anneler günü konusundaki düsüncelerimiz farklıdır...
siz de haklısınız.
ne diyim.

yahu bu pazar günü nemrut bi suratı gülme krizine soktun ya.
alacağın olsun hahahaaaa.
Pabuc dedi ki…
O kadar özendim de sen orada bir tek feribottan çektiğim fotoyu mu beğendin yani absalom teyessüm edecem bakkk ;)

Evet gönderelim de millet ne kadar güzel foroğraf çektiğini görüp haline şükretsin he mi ;) ''Yarışma en kötü fotograf ödülünü size layık gördük sayın Pabuç'' deyip elime tuttursunlar kağıt kalemi (git sen resim çiz diye) :) Peki katılayım ben bu yarışmalardan birine :)

Nemrut suratlı kim var yanında hemen ayrıl onun yanından absalom onu mu çekeceksin Pazar Pazar ;))
GÖK-TÜRK dedi ki…
Söyle bana çekirge sen kaç Evliya Çelebi gücündesin :)))
Pabuc dedi ki…
O değil de GÖK-TÜRK,Evliya Çelebi'yi uçarken görmeyi isterdim;belki daha çok gezerdim bu sene ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…