Ana içeriğe atla

Peygamber Sevgisi...

İyi bakmak lazım ki iyi görelim değil mi ? Peki ama doğru olmayan o kadar çok şey var ki iyi görmek için zorlasa da insan kendini başaramıyor iyi görebilmeyi çoğu zaman.

Kutlu Doğum Haftasındayız bir çok program düzenleniyor,Peygamberimiz anılıyor ,O'nun hakkında bilgiler veriliyor,O'na olan sevgiler dile getiriliyor.Ben de bu gün onlardan birine davetliyim gideceğim inş.Canım davet etti gitmemek olmaz... Ve sordum :''Bu hafta Peygamberimizin doğum gününü içinde barındıran bir hafta mı ?'' diye.Ki bunun cevabını biliyordum yine de sordum işte...Ve cevap güzeldi :''Evet değil ama Peygamberin anılması kötü bir şey değil'' Doğru haklıydı,Peygamberin anılmasında kötü olan hiç bir şey olamaz.Dünyaya anlatılması adına da güzel bir fırsat!Bu kısımda sorun yok ama ben yine dayanamayacam bir de olumsuz tarafından bakacağım yaptıklarımıza/yapmadıklarımıza..


Peygamberimizi çok seviyoruz ondan şüphem yok  ama O'nu  ne kadar anlıyoruz ve ne kadar örnek alıyoruz işte asıl düşünmemiz gereken bu.Sevdiğimizi düşündüğümüz Peygamberimizi ne kadar anlıyoruz hiç düşündük mü ? Ya da şöyle sorayım ;O'nu çok seviyorsak ve örnek de alıyorsak (!) dünyanın şu anki hali nedir ? O'nu örnek alan ümmetsek neden dünyada Müslümanlar hep zulüm altında ve neden ümmetin çok az bir kısmı dışında hiç biri birlik olamıyor.Hem sevdiğimizden bahsedip hem de menfaatlerimiz yüzünden O'nun asıl örnek alınması gereken özelliklerini örnek almayıp sonra da seviyoruz demek ne kadar inandırıcı soruyorum önce kendime sonra herkese!


Peygamberimiz ''Din ahlaktır!'' demiş neden onu uygulamıyoruz.Peygamberimiz ''Size Kur'anı Kerim 'i bırakıyorum ona uydukça yolunuzu şaşırmazsınız'' dediği halde Kur'anı okuma zahmetinde bulunmayışımızı nasıl izah edebiliriz.Hala okumuyor,ahlakımızda da yaralar bereler varsa nasıl sevmekten bahsediyoruz! Dünyadaki zulüm altındaki kardeşlerimizi kurtaramıyorsak onlara destek olamıyorsak sevgiden nasıl bahsediyoruz!Evet seviyoruz da çok büyük eksikliklerle seviyoruz sanki!..Adaletsizlik ,faiz,haksızlık,tolerans/torpil/iltimas,sahtekarlık,işimize geldiği gibi dini yaşamak,yükselmek için ezmek,işi ehline değil de yandaşına vermek,bizden olmayanları dost edinmek,komşusu açken bunu aklına bile getirmemek,kul hakkını masal sanmak gibi her türlü hatayı bilerek yapmaya devam ediyorsak ve bir süre sonra bunları da bir kılıfa sokuyorsak hangi sevgiden bahsediyoruz !


Çok da karamsar olmak istemiyorum belki toplu olarak aynı ses olamıyoruz ama yine de büyük bir aşkla Peygamberini ve Dinini seven ve ömrünü bu uğurda geçiren insanlar var.Rabbim onlardan olmayı nasip etsin,kuru kuru seviyorum deyip örnek almayanlardan olmak riyanın büyüklerinden çünkü! Peygamberi örnek almak Kur'an gibi yaşamak diye biliyorum;yanılıyor muyum ? Canlar canı ömrünü Kur'anı yaşayarak geçirmiş ;O Kur'anın canlı örneği olmuştur tüm insanlığa...Biden de başka hiç bir şey istememiştir;Allah yolunda ömürden başka...Menfaatlerimiz yolunda değil !....


Ben cahil biriyim;ara ara kendi kendime düşündüklerimi paylaşıyorum işte! Tabi ki ben de çok ama çok seviyorum Canlar Canı'nı ama tüm eksikliklerimi hatalarımı düşününce çok üzülüyorum/utanıyorum O'nu gerçekten örnek alamayışım yüzünden...


Her olumsuzluklar kadar olumlu şeyler de vardır şüphesiz;dünya bir denge üzerine yaratılmış çünkü..


İnsan işte eksikleriyle insan...


Yorumlar

Kalemzade Kamil dedi ki…
Bu yazınızı müsaadenizle Hissettiğim Zaman'da adınız altında yayınlamak istiyorum.
Kalemzade Kamil dedi ki…
Fakat kopyalayamıyorum :)
Pabuc dedi ki…
Bloga bir zamanlar kopyalama engeli koydum şimdi de kaldıramıyorum üzgünüm..Yazıyı sizin sitenize yorum olarak atarım şimdi :)
Kalemzade Kamil dedi ki…
Teşekkür ediyorum. 21'ine planladım yazınızı.
Pabuc dedi ki…
Teşekkürler ne güzel bir gün.,,benim yazımı seçmeniz onurdur
absalom dedi ki…
ah pabuç ah ah...
bir kere bunları yazmak cesaret ister alkıslıyorum seni...

ikincisi bunları konusmak lazım ama maalesef makul dinleyen okuyan arastıran vatandaslar olmadığımız için...
doğru bildiğimizi karsımızdakine dikte etmeye çalıstığımız için...
genelde sağlıklı olmuyor konusmalar.

1500 dolarlık kravat takıp...
asgari ücret iyi...800 lira çok para diyen adam dindar...
ben ona küfür edince dindara küfür eden oluyo bu memlekette.

bosver herseyi bak yasadığım birseyi anlatayım sana...
sasırırsın eminim:))

küçüklüğümde hiç boyle değildi kimse kimseye karısmazdı...
mahalledeki herkes gibi ben de yazları kuran kursuna basladım.
hatırlamıyorum daha 7-8 yaslarındayım.

bir yanlıs telafuz mu yaptım ne yanlıs okudum bir yeri...
hoca yüzüme tükürdü.
mecazi değil bildiğin tükürdü.

kalktım nasıl ofkeliyim ama sen hocaysan ben de lazım ulan.
sen bana tüküremezsin dedim.

ne dedi bana bilio musun bak dün gibi aklımda,

bu peygamber efendimizin sünnetidir yanlıs okuyanların yüzüne tükürürdü dedi utanmadan.
benim peygamberim çocuklara tükürmez dedim kosarak eve gittim evdekilere soyledim.

olay büyüdü...
yine aynı savunmayı yapmıs bilio musun?
peygamberimiz boyle yapardı ben hata yapmadım sünneti uyguladım diye.

iste budur karsı kıyının kızı...

çıkarı adına...
savunma adına...
paçayı kurtarmak adına...
yaptığı kepazelik adına o büyük insanı kullanmanın birebir yasanmıs canlı orneğidir.

ne diyim?
kime gideyim?
Pabuc dedi ki…
/absalom,
senin anlattığın tarzda insanlar çok var (varDI demeyi çok isterdim;vardı ama onlardan artık kalmadı demek ne güzel olurdu) malesef..bir şey dediğinde zaten seni ciddiye almıyorlar..Cennet ucuz değil evet değil de sizin anlattığınız kadar da çetrefilli değil diyesi geliyor insanın da işte susuyor çünkü dinlenmeyeceğini biliyor..

Şu yazını okurmusun vaktin varsa ( http://kalemzade.net/2013/04/22/kurani-rehber-edinenlerin-itikadi-bozuk-mu/) çok güzel dile getirilmiş sıkıntılar...


Ama 'Sen Hocaysan ben de Lazım ''demene koptum o zamandan belliymiş böyle (böyle derken iyi bişey dedim heee)biri olacağınn :))

Dağılın ben lazım uleeenn :))
absalom dedi ki…
pabuç okudum okudum hala da okumaya devam ediyorum vallahi ayağa kalktım alkıslıyorum sevgili arkadasımı...

çok ayıp bisi soracağım sana,
nasıl takibe alacağımı bilemedim:((
bi çıtlatsan.
Pabuc dedi ki…
mail attım umarım faydam olmuştur absalom :) olmadıysa artık Kamil beyden yardım isteriz :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…