Ana içeriğe atla

İç Ses Yine Başladı !

Söylemek mi ,hissettirmek mi...Bilmek mi bildirmek mi...Sanmak mı dinlemek mi..Gülmek mi güldürmek mi..
Görmek mi beklemek mi...Sevmek mi sevilmek mi!...
Hangisi kime göre ne kadar doğru ve gerçek!

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Kişiden kişiye değişir....
BANU dedi ki…
Cevap veriyorum: Hepsi! ;) Kısa ve öz yazmak dedikleri bu olsa gerek. Üç beş soru cümlesiyle, cilt cilt kitap yazdırak kadar düşündüm sayende :)
Pabuc dedi ki…
/Gelibolu17,
onun için sonunu öyle bağladım...

/BANU,
Dün biraz fazla düşündüm düşündüklerimi hepsini yazıya dökemediğim için böyle bir yol seçtim..Anlaşılmak çok güzel..SEvgiler dost...
kahve telvesi dedi ki…
Hissettirmek, bildirmek, güldürmek, dinlemek, beklemek ve sevmek. Bunları hakkıyla yapan bir gün mutlaka geri bildirim alacaktır.. almasa da önemi yok, vermek her zaman insanı yüceltir. Aksi başkasına ram eder...Diye düşünüyorum..
Pabuc dedi ki…
Telve ,
çok haklısın ,biz ne yaparsak karşılık beklemeden yapan olmalıyız..Gerisi teferruat :)
Kalemzade Kamil dedi ki…
Hmmm zor sorular.. Bazılarının cevabı her ikisi de, bazıları hiçbiri gibi geliyor, bazılarının cevabı var ama benim favorim HİSSETTİRMEK.
Pabuc dedi ki…
En büyük mesele de bu işte;samimiyetinizi de içinizde barındırdığınızı karşı tarafa aktarabilmek...
Budeliçocuk dedi ki…
Önce anlamak..
Ve anlaşılmak..
Pabuc dedi ki…
evet hoş olur her daim anlaşılmak...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Gönül Gönüle Değince Yol mu Dayanır !

Bu insanlar dünün acılarıyla yoğrulmuşlar, hafife almayın bu durumu !
''Ne zamandan başladı bu zulüm?'' sorusunu soranlar çıkar diye cevap veriyorum ''İblisin,Adem ve eşini cennetlerinden kovdurduğu gün başladı!'' O günün iblisleri şimdi insan oldular Ademler de azınlık olan Müslümanlar ! Ve dün başlayan oyun ve mücadele Kıyam gününe kadar da devam edecek ...

Çok eskiye gitmeyeceğim sadece Kur'anın okunmasının  yasak olduğu dönemden başlayacağım merak etmeyin ! Kendi vatanınızda ölümüne koruduğunuz, canınızdan öte bildiğiniz vatanınızda kitabınızın okunması yasaklanmış ... yazarken bile aklım isyan ediyor insan adı altındaki şeytanlara! ''Kur'anın okunmasının yasaklandığı bir dönem!'' ve Anadolu'da..........................neeyse!(hanfendi çizgimden çıkmayayım şimdi!) Yetmemiş ezanın yasak olduğu lanet bir dönem ve kimsenin seni çıkmıyor çıkanların sonu da malumunuz ! (bilmeyen araştırsın, olmadı bir dede nine bulsun onlara sor…