Ana içeriğe atla

Hint Kumaşı Artık Ulaşılmaz Değil ki Güzel Kardeşim !


Hani böyle hava atmayı seven düüüünyaaa güzeli insanlar var ya ! Elindekinin kıymetini fazlaca bilen fazlaca büyüten güzide insanlar.Ve o sahip oldukları zenginliklerle birilerine hava atmaktan zevk alan mübarek(!) insanlar;malıyla,eviyle,yaptığı yemeğiyle,çocuğunun becerisi, eşinin maaşıyla,kendi işiyle hava atan ve o havanın kendisini göğe yükselteceğini sanan o Hint kumaşının artık bulunmaz olduğunun farkında olmayan hint kumaşı astarı kişiler...Nasıl hoşsunuz anlatamam !

İnsan neye çok önem verirse onlar dikkatini çeker.Eğer bir de kibir kişide baş tacıysa en çok neye değer veriyorsa onunla da kibrini beslemeye meyillidir.Keşke diyorum böyle güzel insanlar(!) gelip benim gibi zavallı,aciz,görüntü ya da mala kıymet vermeyen kişilere hava atma zahmetinde bulunup kendilerini yormasalar.Ben senim yaptığın yemeği yesem sonra hatırlamayacağım, anlattığın evini eşyalarını görsem zaten 5 saniyeden fazla üzerinde düşünmeyeceğim,işini eşini çocuğunu methetmeye başladığında zaten başka konuları düşünmeye başlayacağım,içinde samimiyetin bulunmadığı sohbetini bile hatırlama sözü vermeyeceğim ki sadece riyakar davranışlarını hatırlayacağım o da bir süre sonra silinecek hafızamdan...e o zaman güzel kardeşim keşke bunlarla yoracağına kendini beni zekanla ezmeye çalışsan da ben de hayran kalsam sana ve zekanla hatırlasam seni de değse uğraşlarına değil mi yani !







Yorumlar

Budeliçocuk dedi ki…
Boşver be Pabuç..!
Gülümse,geç..
Ben öyle yapıyorum..
Pabuc dedi ki…
Aynen öyle yapıyorum
artık anlam veremediğim şeylerin üzerinde kafa yormuyorum bile
nasılsa hiç kimse değişmiyor
Kalemzade Kamil dedi ki…
Budeliçocuğa aynen katılıyorum :)
Ama yazınızdaki mesajlarınız çok kayda değer. İyi gözlem, hele tepkilerinizi tasviriniz çok güzel.
Pabuc dedi ki…
Sizin önemsemediğiniz şeylerin birileri tarafından çok çok değer görmesi tuhaf geliyor...Tepkiniz tebessümden öte geçemiyor...
derin dedi ki…
öyle güzel anlatmışsın ki o bazıları dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanırlar. kibri olmuş kibrit, ben'lik desen tavan yapmış, hala yok özgüvenmiş de, yok hoşgörüymüş de falan filan..

böylelerine çok rastlıyorum. boşver gül-geç diyorum kendi kendime..

Allah akıl fikir versin ne diyeyim.
Gökhan Tunç dedi ki…
Ağır dozajlı 23 Nisan espirilerinden sonra beyin fonksiyonlarımın eksik çalıştığını düşünmeye başladım.
Bir şeylerin eksikliğini bilirim de şu insanların sahip iken de eksikliğini yaşadıkları şeyleri hiç bilemiyecem galiba.Mantık avına çıkmadım lakin aklıma gelen tek mantıklı cevap;'içsel eksiklik'
Kendim uydurdum ama ümit ediyorum böyle bir şey var:)) yoksa neyin derdinde bu zenginlik içindeki yoksullar !!!
Pabuc dedi ki…
/derin,
amin..
Birde bu şekilde mutlu oluyorlar enteresan bir durum..anlamıyorum anlamak da istemiyorum.

/Gökhan Tunç,
kesinlikle bir eksiklik var ;artık akıl kullanma eksikliğimi manevi eksiklik mi bilemiyorum :) Allah onlara da bize de aklımızı/yüreğimizi doğru şekilde kullanmayı nasip etsin inşaallah...
hep beni bulur bu tipler..hiç sevmem.ama anlarım.anlıyorum.ne için yaptıklarını yada amaçlarını anlıyorsun.benim anlamadığım bunları pohpohlayanlar ,dinleyenler,kaale alanlar..sen almıyorsun yanlızsan bi süre sonra kesiyor..ama toplu ortamda illaki bi kaale alan oluyor..
Pabuc dedi ki…
Çok haklısında bına değinmeyi unutmuşum bu güzel yorum tamamladı yazıyı teşekkür ederim...yalakalık ve menfaat olduğu sürece bu tipler her daim kibirlerinin reklamını yapmaya devam edecekler maalesef...
elf dedi ki…
merhaba acaba beyza sen misin bu?
Pabuc dedi ki…
Soru kimeydi bilemiyorum ama blog sahibi olarak üzerime alarak cevap veriyorum:Hayır ben Beyza değilim ,yazıda bahsi geçenlerden biri de Beyza değil :)
absalom dedi ki…
tamam kavga etmeyin açıklıyorum,
beyza benim.


:))

sayın pabuç,
vallahi ben bunları geçtim arkadasım artık...
cevremi de bunlardan olmayanlardan olusturdum neredeyse.

ara sıra çıkanlarıda kaale almıyorum duymuyorum bile.
çok ileri giderlerse canına okuyuveriyorum bi daha gelmiyo zaten:))

baska evrene gececeğim yakında.
paralel evrene.
bir paralel evren var biliorum ben.

ha gecebilirsek...
ve orada da bu türlerden varsa sayet...
bak benim paralel evrenim var... paralel evrenimde hep starbaksa gidiyorum hep paralel burger kingteyim hep paralel eller havaya yapıyorum paralel paralel mutluyum ulan ben felan derlerse.

o zaman isim yas iste.
bütün çabalar bosa gidecek:))

mukedderat.
Pabuc dedi ki…
Absalom,
değişik evrenlere giderken bizide unutma
parası ne ise veririz ;)
Orada da elit(!!!) yerlerde yiyip içerken foto çekip paylaşıyorlar mıdır dersin ;)

Mukadderat kelimesine kopmayayım dedim ama olmadı koptum gitti absalom ya ;)

Bir de senin yorumlar maile düşüyorya senin mailin yanında şöyle bir reklam var : 4 kameralı 999 tl, 8 kameralı +montaj 1499tl ,16 kameralı+monaj 2149 tl bunlar kafamı buluyorlar milletle anlamadım :)) Neyse bunun konuyla alakası yok biliyorum...

Hint kumaşı da ucuzladı keşke bilseler..

Profösör dedi ki…
Bir iyilik, bir güzellik varsa hepimiz birden onu paylaşalım... Bir kötülük, bir çirkinlik varsa eğer, hepimiz birden onu defedelim.
Pabuc dedi ki…
Huy değişmeyince siz istediğiniz kadar def edin bir faydası olmuyor öyle insanlara Hocam...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…