Ana içeriğe atla

Dengesiz miyim La Ben !

O küçük ,kendi halinde,saklanmaya çalışan,göze batmayan,şirin mi şirin papatya benim işte ;)

Dünyanın tek dengesizi ben miyim diye düşünmedim değil...

*Bir ortama girerken :''Bu gün sessiz sakin duracağım, muhalefet olmayacağım,çok gülmeyeceğim,espri yapmayacağım,sadece dinleyeceğim''dediğim halde hiç bir zaman bu sözümü tutamıyorum.Ben de istiyorum ağır başlı (göründüğüm gibi) olabilmeyi,sert görünüşümün altındaki şebeğin anlaşılmamasını ...olmuyor ;olsa da çok kısa sürüyor bu durum.Gerçi ilk etapta sevmeyen hiç sevemiyor beni, elektrik almadıysa karşımdaki ben de ekstradan elektrik üretemiyorum onun için...Kişi bilir kimlerle anlaşıp anlaşamayacağını ona göre tavrını alır ki sonradan kafası raht olsun!!!

*Bir de sevdiğimi ya çok belli ediyorum ya da hiç belli edemiyorum.Bir ortası yok bunun.Sevdiğim kişileri yaşlı genç demeden yanaklarını çocuk gibi sıkarak seviyorum.Ama olmaz ki yaşlı teyzelere de yapıyorum aynı şeyi,ya onlar beni deli sanıyor ve söyleyemiyorlarsa ! Ayıp ya ne tuhafım ben ya..Ben fazla yüz vermeye gelmiyorum işin aslı bu (anında şebeğe dönebiliyorum çünkü) Ya Allah aşkına yaşlı bir teyze ''Ayyy caanııımmmm yaa ''diye sevilir mi ? Çocukluğuma inmek lazım benim.Hiç tanımadığım birinin yanına gidip ilk selamı  verip: 'Tanışalım mı? Neden burada yalnız takılıyorsunuz''demişliğim var benim.Neyse bazen insanları çok seviyorum oluyor böyle şeyler...

*Eskiden benim gibi düşünmediği  ya da okumadığı düşünmediği hep aynı hataları yaptığı için insanlara kızıyordum.Terbiyesizliğe bahele''kızıyordum'' ula ben kim oluyorum da kızıyorum.İnsanlar istediklerini yapar hatta istedikleri hataları yapar bana ne ! Ama şimdi sakince dinlemeyi öğrendim,kızmamayı, hak vermeyi (empati mi deniyordu buna) öğrendim.Kendi hatalarımın sınırsızlığı yanında başkalarının hatalarında takılı kalmamayı da öğrendim..Herkesin hesabını ALLAH'a vereceğini artık daha fazla hatırlıyorum ,yargılamanın benim haddim olmadığını da biliyorum...

*İnsanların isimlerini hatırlayamama yanımdan NEFRET ediyorum .İnsanlar gelip selam verip konuşuyorken ben onların kim olduğunu düşünüyorum bazen.Ne kadar ayıp ya,isimlere hiç dikkat etmiyorum.Hatta bazen o kişiyi nerede gördüğümü bile hatırlayamıyorum (yuh demek serbest burada) Ya bir de onlar bana ismimle hitap ediyorlar işte o an yer yarılsa da içine girsem diyorum (oyyy tövbe tövbe,lafın gelişi yerin dibi dedim korktum ya)Beni çeken bir yanı yoksa bir kişinin ismini de kaydetmiyorsam  artık hafızaya !''Merhaba Elif ,Nasılsın?'' ''Teşekkürler ,sen nasılsın ŞEY?'' ne ayıııp ne ayııpppp! (Şey demiyorum da onun yerine:''Siz'' diyorum ismini hatırlayamadıklarıma)

Öyle işte ,hayat işte, Elif işte,gariplikleri işte...

Kuzenlere NOT:Bu gün çok sevdiğim hatta çok çok sevdiğim kuzenim Caner ziyaretime gelecek.Teee Alamanyalardan geldi beni de görmeden dönmeyecek canım, sağolsun.Diğer kuzenlere duyurulur ! Caner diyorum Almanyadan her geldiğinde bana da uğruyor diyorum siz Türkiyedesiniz hatta aynı bölge sınırları içindeyiz de gelmiyorsunuz ,terbiyesizler sizi! (gülmeyinnnn) Hep ELif gelsin di mi ,Elif'in araba su yakıyor sanki terbiyesizler sizi..Atlayın otobüse ya da feribota  gelin ! Ya da ammaaaan gelmeyin be ,sizi gezdirmekle uğraşamam şimdi (yazar burada trip atmaya çalışor)

Yazı bitmiştir,geçmiş olsun tüm okuyanlara...Güzel bir gün olsun hepimiz için..Günün şarkısı ne olsun ne olsun ,ımmm!...Buldum BU ŞARKI olsun çok seviyorum bu versiyonunu..Hadi iyi dinlemeler...Beni hep iyi bilin emi ;)

Yorumlar

GÖK-TÜRK dedi ki…
4. paragraf bana da oluyor çoğu zaman. :)
Blogger dedi ki…
:))
o papatya Sen'sin :)
kahve telvesi dedi ki…
İsim konusunda ben de dertliyim..Yaş ilerledikçe artıyor ne yazık ki :(
İyiyimiş " neden yalnız takılıyorsunuz" ben düşünsem de yapamam sanırım ...
Şarkı güzelmiş...Teşekkürler..
Gelibolu17 dedi ki…
Rahmetlikmi oldun sen la biz senin arkandan iyi biliriz diyelim :)

Onu bunu bilmem ama şarkı çok güzel,dinliyorum bir yandanda yorum yazıyorummm :)
Çalışına Kurbannnn :)

Kuzenlerine demişsin diyeceğini zaten okuyup utanıp gelirler inşallah :)

Fazla yüz vermeye gelmiyormuş bak bak,birazda el verelim o zaman :)

Sustum gidiyorum :)
Kalemzade Kamil dedi ki…
Şu isimleri hatırlayamama konusu var ya! Aynı dert benim başımda da var. ne yapsak bilemiyorum. :)
Sizin de dediğiniz gibi sadece isim de değil, nerde, nereli, hangi ortak geçmişte görüşmüşüz filan filan.. Hatta iyi mi kötü mü anılarımız olmuş hiçbir şey yok... :)
Kendimi avutmak için mi bilmem sonra diyorum ki: Demek ki kimseden ne bir menfaat beklemişim ne de herhangi bir kin tutmamışım ki hatırlamıyorum!
Ama ayıp olduğuna ben de ikna halindeyim :) Sizi tenzih ederim, kendim için diyorum tabi ki...
İyi ki yazmışsınız, en azından bu konuda yalnız değil mişim diye hissettim.. :)
Pabuc dedi ki…
/GÖKTÜRK,
Nasıl biriymişim korktuğun kadar var mı :))))

/Blogger,
teşekkürler,bir çiçek olmak istesem kesin papatya olurdum :)

/Kahve Telvesi,
çok vardır öyle deliliklerim ve sonunda güzel arkadaşlıklar kurduğum :)

/Gelibolu17,
hoşgeldin bak sana neşeli yorumlar yazmak yakışıyor .Bu kuzenler varya bu kuzenler gelmezler gelmezler gelince de gece yarısı 2 araba doluşup gelirler,deliler yaa :)

/Kalemzade Kamil,
siz de mi :)
İnsan kötü hissediyor karşıların da (karşılarında utanıyorum ama belli de etmemeye çalışıyorum ikisini bir arada yapmak ne zor ) :)

Volkan DENİZ dedi ki…
Günün birinde memleketin kıyı şeridinde bir yerlerde incik boncuk satan bir amca görmüştüm. Çok sevimli görünmüştü. Yaklaştım. Bir yandan boncuklara bakıyor bir yandan da amcayla sohbet ediyordum. Ama amcam pek oralı olmuyor gibiydi ve en sonunda "bişey alacaksan al, almayacaksan tezgahta kalabalık etme" dedi. aşırı itici ses tonuyla. O gün bugündür pek yaklaşamaz oldum öyle şirin görünüp yalnız takılanlara.. En azından görüntüsündeki gibi kalsın aklımda diye...

Bu tip olaylar sadece benim başıma gelmiyordur heralde... :)
Saygılar...
Pabuc dedi ki…
/Volkan DENİZ,
adınız yabancı gelmiyor bir yerlerden hatırlayacam ! Bloglarda yeni misiniz ? Aramıza hoş geldiniz o zaman.. (yazar burada laf çarpmaya çalışmıyor direkt taş fırlatıyor karşı tarafa)

Gelelim asıl cevabıma;
Ben sadece aynı rotamı paylaştığım kişilere gidip ''Tanışalım''demişimdir.Sokakta her hangi birine değil;daha o kadar cesur olamadım sizi tebrik etmek lazım cesaretinizden dolayı :) Bize de ders olsun her sevimliyi merhametli dede sanmayalım diye :)

Ve yine bekleriz buralara, sizi sahalarda görmeyi özlemişiz...
Pabuc dedi ki…
ortam *
Adsız dedi ki…
dun tvd Ümberto Eco diyordukı insanların %50 sı aptal Ee çok görmemek lazımdır bizde o aptallar içine gırıoz sanırsam :) Aa hemen suratını asma öle .=) yazını okurkene çok güldüm özellıklede merhaba Elif hoşbulduk Şey :))) noktasını felan sen koyarak oku rsun bi zahmet okadarıda senden olsun artık. He unutmadan sen olsan olsan bi çadaloz olusun :)) adresını ver seni görmek istiyom Şey :)))))
absalom dedi ki…
simdi efenim kanımca sen çok dengelisin...

yannız bu yıldızlarda burçlarda astrolojide felan bi sorun var.
hani ates hava su toprak...
tahta:))

senin günahın yok yani sayın pabuç:))

atesten o atesten...
gerçi bana ara ara tahta grubusun sen derler ama aldırmıyorum onlara ben:))
Pabuc dedi ki…
/Adsız,
Yorumuna ne cevap vereceğimi şaşırdım ;ben de senim yorumunu okurken çok güldüm ..Kimsin sen ? Bana cadaloz(hatta çadaloz) diyecek kadar cesur kişiyi tanımak isterim !!! Adresi mi vereyim hımm bu blog benim adresim diyeceğin varsa buradan diyiver bi zahmet...

/absalom,
aslında dengeliyim de ;dengesizliğimin tüm suçu burcunda diyorsun :)))) Mahkemeye versek burçlarımızı değiştirebilir myiz ki absalom ;) Gerçi güzelim yay burcunu değişip de yerine hangi burcu alaacaaaaasammm :)

Bu arada bende de bir tahtalık var ara ara uğruyor ,o da burcumuzdandır belki :))
Gökhan Tunç dedi ki…
"Dünya küçüktür" lafına takmışımdır ara sıra,madem küçük neden sevdiğim kimse yok yakınlarda? yıllar sonra, çağ geçmiş üzerinden gibi gelen bir sevdiğini gördün mü ansızın?
yer seçilmiştir sanki,hafif rüzgar esiyordur,gürültü vardır fakat sen son model iphone dan çalan hüzünlü değil coşkulu şarkıda bile hüzün bulmuşsundur.Baktığın kişi yıllar önceki sensin! farketmen zaman alır doğaldır bu çünkü geçiyorken zaman sen donup kalmışsındır.Her detayı hatırlarsın,hani unutmuştun dedirtir sana,hissettiğin ne mutluluktur ne de hüzün ,her düne baktığında hissettiğin şeyle aynıdır.Geçmişi bize unutturan zaman mıydı yoksa çocukken büyük,büyükken küçültüğümüz dünyamız ? Hatırlamadığımız isimler değil insanlar,o kadarını geçmişe kaptırdık ki yenilerine yer açamıyoruz tıpkı küçülttüğümüz halde görmediğimiz, hemen karşı kapıda ki sevdiğimiz!!!

Papuc yazılarını izah için bi daha kelimelere sığınmam,hissettirdikleri çok ötesinde !!
Pabuc dedi ki…
Kolay kolay itirafda bulunmam ama; yorum adı altında yazdıkların yazımı Geçer boyutta...biz büyüdükte dünyamız küçülüyor görünse de aslindA durum bu deli.buyudukce kendimizi dahA iyi tanımaya başlıyoruz ve kendimizi tanıdıkta da etrafimizdakileri daha fazla değiştiriyoruz.daha çabuk sIkılıyoruz gibi algılanmada durumun aslı yine bu değil...uzun yazmamıyorum; hayat işte herkese özel farklı işte. Ve yazılarımdan düşündüklerimi anlıyorsanız ne büyük onur bana zira yazı işinde acemiliğin bie acemiliğin de biriyim...birde eski yazılarımı da okuyor musunuz siz:)
Gökhan Tunç dedi ki…
"BİZ :)" eskileri de okuyoruz yenileri de,yeter ki fırsat bulalım.Komik bir şey söylediğim neden gülemiyorum ama ? Biz değil miyiz hayatlarımızı fırsatlar üzerine inşa eden,hep bizi bulmalarını bekleriz,kıymetini bilmeyeceğmiz halde.Sen hiç şahit oldun mu sevdiğine sevdiğini, fırsatı elde edince söyleyeni? en son ne zaman sarıldın kardeşine?büyümek miydi engel? ya da anne,baba dedin beş yaşındaymışsın gibi...? hep kaybedince mi hatırlayacaz fırsatları ? değil tabi indirimleri,yeni açılan mağazaları kaçırmayız ama neden sevgimizi,sevdiklerimizi,sevdiğimiz şeyleri erteleriz fırsat varken!
Cevabı basit,cevapsız sorular diye geçiştirmek çünkü fırsat gelip geçmiştir cevap için!!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…