Ana içeriğe atla

Sizce ?

Pabuç'un yaşlı hali! ;)
Günün konusu internette profil resimleri arkadaşlar.Kaçınız profilinizde kendi fotoğrafınızı kullanıyorsunuz bilmiyorum ama ben kullanmıyorum (hem çirkinim hem de buna bağlı olarak izleyici kaçırmak istemiyorum da) Twitterda profil resminde keni fotosunu kullanmayanların daha az ciddi alındığını okumuştum oradan aklıma takıldı. Durum gerçekten böyle midir ? Gerçi 4 yıldır   da blog alemindeyim daha profilimde iki kırmızı pabuç kullandım diye takibimden çıkan olmadı.Çoğu okuyucunun yorum yazmamasının temelinde belki de bu vardır bilemiyorum ( tebessüm ediyorum) ve acaba diyorum içimden !

Kendi fotoğrafını kullananlara diyecek lafım yok (hatta güzelde oluyor bence) ama profilinde pabuç, çiçek,yaprak,kitap ya da her hangi bir şey kullananlar neden ciddiye alınmasın ki ? Sonuçta yazıları yazan twitleri atan o pabuçlar çiçekler değil ki! Fotograf kullanmıyorum diye kendimi savunuyor gibi algılanabilirim algılanayım da çünkü temelinde bu var yazımın.Bir kaç defa sansürlü de olsa) fotografımı paylaştım blogumda ki gerçekten kırmızı pabuç olduğum sanılmasın diye (yine bir tebessüm) ama insan hangi fotograf hoşuna gidiyorsa onu kullansın blogunda da; twit,face ,ff hesabında da...

Gerçi böyle dediğime bakmayın bazı bloggerleri ya da hesap sahiplerini merak ediyorum.Fotograf kullanmıyorum ama fotograf kullanmayanları merak ediyorum (ben de ne fenayım) bu da bir tezat gibi algılana bilir ama elimde değil merak ediyorum..Seni seni ve seni de merak ediyorum!..Fotografla kimin nasıl biri olduğunu anlamamız mümkün değil onun için asıl olan söyledikleridir diye de ekliyorum..

Konuyu dağıtmaya gerenk yok pabuç! Sizce de kendi fotoğrafını kullanmayanlar daha mı az ciddiye alınıyor ? Fikirlerinizi alayım !..Bana aynı soruyla gelirseniz cevabım şu olur:Ben profil resmine değil sözlerine/cümlelerine /yazılarına bakarım insanların ve değerlendiririm..He sonradan yazılarını sevdiğim/beğendiğim kişileri merak ederim o ayrı (yine yeniden bir tebessüm)konu.

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Çok hoştu yazın canım bolca tebessüm ederek okudum :)))
Sağolasın katılıyorum sana,bende 6 yıldır hiç fotoğrafımı kullanmadım nedeni ise fotojenik olamamam :(
Hani resimlerde güzel çıksam belki ekliyeceğim de işteeee gerçi malzeme bu olunca fotoğraf makinesi ne yapsın benimkisi züğürt tesellisi işte :)
Bende merak ediyorum valla ne yalan söyliyeyim,var bir kaç kişi merak ettiğim yüzünü görmekle kalmayıp resmen tanışmak istediğim :)
Sende dahilsin bu kişilere...

Bu arada yaşlılık hali demişken görümcemin oğlu telefonuna bir program yüklemiş resmini koyuyorsun yaşlanmış halini çıkarıyor,benimkisi pek korkunç yaşlılığımdan ürktümm sende ürkmek istersen yollarım bir ara :)
GÖK-TÜRK dedi ki…
Ben de kullanmıyorum kendi resmimi. Ama internette profesyonel bir iş yapıyor olsaydım kullanırdım.
Pabuc dedi ki…
/Gelibolu17,
Teşekkürler ...fotograf koymamamın asıl nedeni önyargılar malesef.Görüntünden kalıplara sığıdırıyor insanlar seni ve belli kalıplarla da dinliyor okuyorlar..İyisi mi pabuç olarak kalma :) Gerçi tanıştığım kişilerden beni görmeyen kalmamıştır o kadar da gizemli algılanmayı sevmem ...Yaşlılığım çekilmez olur ve hiç bir zaman ton ton bir nine olamam herhalde (keşke olsam) Sevgiler..

/GÖK-TÜRK,
evet ya ben seni de merak ediyorum :)
kahve telvesi dedi ki…
Aaaaa resmini kullanmayanı asla takip etmem, yazılarını da okumam :)).. Ben bir blogu takip ederken içeriğine bakarım. Yazılarının benim beynime ve ruhuma hitap edip etmediğine..Ha resmim yok diye beni izlemeyen de izlemesin, saygı duyarım...
Şirvan dedi ki…
Fotoğraf koymak, asıl isminle yazmak falan özgürlüğünü kısıtlar insanın bence. Hatta ben bazen öğretmen olduğumu yazmasa mıydım diyorum. Bazen abuk sabuk şeyler yazmak, imla kurallarını alt üst etmek falan istiyorum; ama öğretmen kişiliğime yakıştıramıyorum :))
Bazı bloggerlar yaşamlarında tanıdıkları kimmselerin bloglarındaki yazıları üzerlerine alındıklarını falan yazıyorlar. Tanıdıkları takip ediyor yazdıklarını falan. Ama blog daha özgür bir ortam olmalı bence. SUStuklarının dile geldiği yer olmalı. Bu yüzden de rumuzlar ve farklı resimler şart.
Budeliçocuk dedi ki…
Herkesin yüzünün fotoğrafını görebiliriz belki..
Ama yüreğinin resmini görmek pek mümkün olmuyor..:)

Ben neden pabuç resmi koyduğunu merak etmiştim.. ama şimdi anladım..:)


Profösör dedi ki…
Her ikisi de tercihtir. Bence paylaşılanlar önemlidir.
cem dedi ki…
ben kendi resminin kullanmanın doğru olduğunu düşünenlerdenim. zaten o yüzden de kendi resmimi kullanıyorum. İletişim gerekleri arasındadır yüzyüze iletişim, fotoğrafla bu olmasa da bi ucundan tutmuş oluyor gibi hissediyorum kendimi. Ha kendi resmini iyi seçmeli insan o da ayrı. yan dönüp aynadan kendi fotosunu çekmiş bi insan profil resmi hiç iyi durmaz kanımca.
Elif Çetinkaya dedi ki…
Kırmızı pabuc çok çekici bence :)))) o papuclar olmazsa okumam haberin olsun......aslında hiç bunu düşünmedim fotomu öylesine koymuştum ben ...demekki çok çirkinim fazla okuyucum yok :) birde şöyle bir durum var ne dersin adaş.....Selamlar
absalom dedi ki…
simdi efenim benim gerceğini koymama gerek yok...
al bundy abinin tıpatıp aynısıyım.
aynı oyle mal gibi bakıyomusun yani ole diyolar:))

kisisel olarak fotoğraflarla ilgilenmiyorum...
ha etkisi var mıdır bilmiyorum.

ama uzun süreli resimleri olanların (bakınız pabuç)değistirmelerini yadırgıyorum azıcık.

ne bileyim garip geliyo.

yine de burası ozgür bir ülke.

çığlık atan kıza da alısağız artık:)))



Pabuc dedi ki…
@kahve telvesi,
Ben de samimiyetine ve yazım şekline bakarım beni çekiyor mu ,bana bir şeyler katıyor mu diye..İşte sonra takibe alırım sürekli takip ettiğim blogsada sahibini ister istemez merak ederim :) ama olmazsa olmazım değildir görüntü tabi...

@şirvan,
blogların özgür alanlar olduğunu düşünüyorum -gerçi benim tanıdıklarım biliyor bloglarımı-kim olduğumuzu kendimizin anlattığı alanlar.Haklısınız...

@Budeliçocuk,
:)) evet işte fotoğraf kullanmamam için koca bir nedenim var..Şimdi durduk yere okuyucuları kaçırmanın anlamı yok onun için fotosuz blog benim için en güzel blog ;) (kendi blogum için söylenmiş biz söz lütfen yanlış anlaşılmasın)


@Profösör,
Haklısınız Hocam önemli olan içerik ve neler verebildiğimiz gerisi teferruat..

/cem,
saygı duyuyoruz efenim size de...şöyle de bir şey var blog ya da diğer ortamlarda fotograg kullanmasanızda bir süre sonra samimi olduğununuz arkadaşların fotografınızı ya da sizi zaten görüyorlar ...Sanırım hepsi bir tercih...

@Elif Çetinkaya,
Teşekkürler canım..Blogun daha yeni okuyucu sayın onun için az olabilir ama bildiğim bir şey var ki sen sosyal paylaşımlarda en çok sevilen kişilerden birisin ..Ve senin yüreğinin güzelliği yeter :) Ayrıca foton da çok hoş lütfen...

@absalom,
Senin fotografını görmüştüm diye hatırlıyorum (ama nerede görmüştüm zerre kadar hatırlamıyorum) hiç de öyle bu fotoğraftaki beyfendiye benzemiyordun :)) Bildiğin tipik yakışıklı güler yüzlü bir Türk erkeği diye hatırlıyorum aslını :))

Neyse bir de tamam tamam kırmızı papuçları geri getiriyorum.Bu çığıran kızın da sesi kısıldı zaten ;)

Burası özgür ülke derken her halde blog alemini kasdettin ;)
Volkan DENİZ dedi ki…
ben de kedi fotoğrafını kullanmayanlardanım ve kullanmayı da hiç düşünmedim. Çünkü buralar kişinin anlattıklarının, paylaştıklarının ön planda olması gereken yerler. Kullanılan fotoğrafta elbetteki hayata bakış açısı ile ilgili bir mesaj olacaktır. Mesela benim fotoğraftaki teknem benim için özgürlüğümün başladığı anı simgelediği için değerli :)
senin pabuçlarının da mutlaka bir anlamı vardır veya yoksa da zamanla anlam kazanır simgeleşir zaten.


Pabuc dedi ki…
/Volkan DENİZ,
Çok haklısınız buralar insanların paylaşımlarının ön palnda olduğu hatta yazılarının okunduğu (hatta iyi yazıların dikkatle okunup üzerinde düşünüldüğü)yerler (böyle olduğu için! ben çığırıp duruyorum iyi blogları takip edin güzel yazılar yazılıyor lütfen takip edin diye) :) Ve ben yazıları da itinayla takip ediyorum sonra da yazanları merak ediyorum mesela sizi de merak ediyorum nasıl birisiniz diye :)

Kırmızı pabuçların tek anlamı var: insanların hayatında sadece (kırmızı pabuçlar kadar bile olsa) heyecan mnutluluk ve tebessüm olarak var olabilme isteğim..
Erdi Karadeniz dedi ki…
Sosyal medya da facebook twitter vs profil fotosu kullanmamayı anlamıyorum ben. Eş dost arkadaşla iletişm halinde olmak için kullanılan sosyal mecralara üye olup kendini gizlemek çelişkili geliyor. Fakat bloglar mevzu bahis olduğunda. Kendini gizleyen bloggerlar bana daha bir blogger gibi geliyor. Daha okunası geliyor. Yani isim ve resim arkaplanda kaldığında onu yazdıklarıyla tanımak daha güzelsanırım. O gerçek kkimliğini bilmediğim ama blog vesilesiyle tanıştığım hiç kimsenin adını, resmini vs merak etmem genelde. Sormam. Onlar açıklayana kadar hep o blogger kimliğiyle kalmaını tercih ederim ben. Yani blog camiasında fotoğrafını yayınlamamayı bi dez aantajj olarak değil avantaj olarak görüyorum bu yüzden :)
Pabuc dedi ki…
/Erdi Karadeniz,
Sosyal paylaşımlarda takibimizde olan ya da takibinde olduğumu herkes tanıdıklarımız değil ki :) Gerçekten görüştüğümüz kişiler zaten bizi görüyorlar (foto ya da görüntü) ama herkes de görmesin be :))
Erdi Karadeniz dedi ki…
Ama sen o blogger grbuna giriyorsun yani sosyal paylaşım hesaplarında ki takipçilerin arasında blogger lar ya da blog üzerinde takipçiler de var...

Benim kast ettiğim grup o değil. Normal adıyla sanıyla bi hesap açıp eş dostu ekleyip konuşup resmini koymayanlar var. Çevremde de var ordan biliyorum :D
Pabuc dedi ki…
anlaşıldı temmmmemmm :) Gerçi ben fotoğraf koyduğumda da kimse inanmıyor ben de bunu anlamıyorum.En iyisi hiç kullanma daha iyi diyorum oluyo bitiyi :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…