Ana içeriğe atla

Do Re Mi Fa !

Hep aynı şeylerden şikayet etmekten de hoşlanmıyorum.Gerçi şikayet etmeyi de pek sevmiyorum bir şeyler yaşanması gerekiyormuş yaşanmış diye düşünürüm akıl başımda düşünürken!!! Ama başıma neler gelecek/gelebilir evhamı yüzünden doyasıya gülemediğimde doğru.Evet biliyorum canlı bir varlık olarak yarınımın garantisi yok (biliyorum bir saniye sonramın da garantisi yok) onun için hep yarım mutluluklar yaşamaya başlamışım.Yaş ilerledikçe mi böyle oluyor yoksa bu da bir süreç ve olağana geri dönecek miyim bilmiyorum!

 Daha bilinçli bir insan olmaya başladım bunun farkındayım ama herkes acılar yaşıyor benim de başıma gelmeyeceğinin garantisi yok diye içimi kemiren vesveseden kurtulmazsam tüm mutluluklarım yarım kalacak malesef.Yaşanmamış yaşanmayı hak eden mutluluk hisleri hep karanlıklarda kalacak!..Umuyorum ki bu bir dönemdir ve geldiği gibi gider.Hayatı mutlu yaşamak,dünyayı sevmek yanlış değil hatta sevmemek yanlış diye düşünüyorum .(Sevmekten kastım dünyaya tapmak değil açıklama yapmama gerek yoktur umarım) Allah öyle güzel yaratmış ki,öyle güzel insanlarla aynı ortamı paylaştırmış ki bizlere sevmemek elde değil.Verilenleri sevmek,mutlu olmak da bir çeşit şükür diye düşünüyorum.Mısır piramitleri gibi dünyada kalayım isteğinden değil bu, ki onun da bir sonu olacak...

Yazını kesiyorum daha fazla içime dönmeden;kendi kendime konuştum sayın siz beni.Yine ortamın havasını değiştirmek için müzik açıp dinliyorum..Bakın bu aralar neler dinliyorum :

-Ferhat Göçer-Esirinim
-Emre Aydın -Beni Böyle Hatırla
-Mehmet Erdem-Herkes aynı hayatta
-Badem /Öykü Gürman- Değişmem
-Manga -Hayat bu işte..
-Tarkan-Hatasız kul olmaz..
-Altan Civelek-Deniz gözlüm..
-Sıla-yoruldum
-Mustafa Ceceli ...
ve yabancı müzik yayın yapan radyolar (artık hangisi rastlarsa)...

Varsa sizin de sürekli takıldığınız şarkılar, paylaşın biz de dinleyelim ...

Not:Başlık başka, giriş konusu başka, sonuç çok daha başka...Dam üstünde saksağan hesabı!

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Çok içten bir yazı olmuş..Olduğu kadar, olmadığı kader diyelim..Hatasız kul olmazla ödüllendir kendini :)) Çok severim bu şarkıyı, özellikle son günlerde..
Pabuc dedi ki…
Bir Tarkan bir de Leyla ile Mecnun dizisi sayesinde arabesk dinler oldum :)
absalom dedi ki…
bu bir donemdir geldiği gibi gider...
ben garanti ediyorun:))
Pabuc dedi ki…
İnşaalah ,karşı kıyının delikanlısı...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…