Ana içeriğe atla

Bizim Nasıl Biri Olduğumuz Bizi İlgilendirir

Radyo da hem Kur'an meali dinliyorum hem de diğer zamanlarda müzik de dinliyorum.Liseyi İmam-Hatip'te okudum (belki önceden de söylemişimdir) ve o zamanlarda da yabancı müzik dinliyorum diye arkadaşlar ufaktan dalga geçerlerdi (entel )diye.o zamanlar Pop müzik yeni yeni yükselişteydi (Tarkan'ın ilk çıktığı dönemler) ve çoğunluk arabesk ya da fantazi müzik (ki bu isme çok gülüyorum her seferinde fantazi müzik hahaha) Abuk sabuk giyinmelerim de çoğu zaman yadırganmıştır.Hatta elimde altın bileklikler yerine deri bilekliklerle gezmem bile tuhaf karşılanmıştı.Ne o erkek gibi ,botlarla deri ceketle mi gezilirmiş (!) Annemin çoğu zaman 'kızım biraz hanımefendi tarzı giyinsen..''diye başlayan cümlelerini unutmuyorum.Hatta yatak odamın duvarlarındaki posterler konusuna hiç girmiyorum.Çoğu ailenin böyle bir şeye izin vermediği bir dönemde babam bile bu duruma hiç ses çıkarmazdı ;o yabancı heriflerin odanın duvarında ne işi var demezdi mesela (canım babam kulakları çınlasın) bir tek bibloları sevmez biblo ve heykel tarzı şeyleri istemezdi evde. 

Çoğu dindar arkadaşım için ben zayıf halkaydım, kimilerine göre de fazla radikal.Hiç anlayamadım her iki tarafı da..Ben ,bendim işte hatasıyla,komiklikleriyle,inançlarıyla,abuk sabuk kıyafetleriyle...Böyle biri olmam da bana zarar vermedi hiç.Herkesi anlamaya çalıştım çok fazla ötekileştirmedim hayatımda kimseleri (ön yargılarım oldu tabi ki ama asla karşımdakilere tepki şeklini almadı bu durum)Akrabalarımın içinde dindar olanları da vardı, açık olup namazını kılan da kılmayanda,sağcısı da solcusu da oldu hatta dindarlardan hiç haz etmeyenlerde oldu böyle karma bir sülalenin içinde yer alınca ortada bir yerde durum gözlem yapabiliyorsunuz.Gerçi dindarları kınayanlar sonradan namaza başlayıp eski söylenmerini maziye gömdüler şükür ama yine de her türlü tepkiyi görüyorduk.Ama sevgi hep oldu içimizde.Sevgi olunca saygı da yanında yer aldı çoğu zaman.Ateşli tartışmalarda olmadı değil uzun zamanlar.

Kutuplaşmaların olduğu bir yerde sebep sonuçları iyi gözlemleyebiliyorsunuz bu da hayata bakışınızı, insanlara bakışınızı etkiliyor.Bir de zaten her ön yargınızda uyarılarla karşılaşınca siz de zamanla kendi düşünce dünyanızı şekillendiriyorsunuz.Kimine göre  uçuk /kaçık,kimine göre radikal,kimine göre eskikleri fazla, kimine göre silik biri olabilirsiniz ama yaşadıklarınız,gördükleriniz,hissettikleriniz,okuduklarınız,çevreniz sizi siz yapar.Artık sizin de hayata katılacak sesiniz oluyor.Herkes de benimsemek, doğru bulmak zorunda değildir bunu.

Ben bir yere dahil olamadım hiç bir zaman.Her zaman sadece bir Müslüman oldum olmaya da çalıştım.Bundan başka bir isimle de anılmak kaygım olmadı.Müslüman olabiliyor muyum ? Asıl olan bu ,onun dışında neyde ne kadar iyi olduğunuz çok da mühim değil! Ve elimden geldiğince insan olabilmeye çalışıyorum.Beşer olarak geldiğim dünyadan iyi bir insan/kul olarak gitmek tek arzum.Başarılı olurum olmam Rabbim bilir ben gayretimi göstereyim de...

Keşke yargılamadan yadırgamadan yapılsa tüm iyi niyetli yaklaşımlar.Herkesin hayatı kendine özel/güzeldir kimse hayatını bir başkasıyla değiştirmek istemez keşke bilinse ve ona göre davranılsa.İyilik yapmak  isteniyor,doğruların bilinmesi isteniyorsa bu örnek olarak yapılsa da kafaya kafaya vurula vurula yapılmasa! Aynı Dünyayı paylaşıyoruz ki hiç  birimizin bir diğerinden farkı yok varsa da Yaradanın huzurunda belli olacak bu.O bizleri (inş kusurlarımızı da örterek) hesaba çekecekse biz neden O'nun yerine hüküm veriyoruz bir birimiz hakkında .Hepimiz yapıyoruz bu hatayı (nede olsa beşeriz ) Biz çok az düşünüyoruz bunu Rabbimiz bile bir çok ayetle söylemiyor mu bize ...

Yorumlar

Uyuşuk Hayalperest dedi ki…
Çok haklısınız. Belki de en çok günaha biz giriyoruz. Şu böyledir, yok böyledir diyerek. Ne demişler; paranın ve imanın kimde olduğunu bir Allah bilir.
Çok doğru çok.
Şirvan dedi ki…
Ne kadar güzel yazmışsın, anlatmışsın derdini. Ülkemizde insanların çoğu hoşgörüsüz maalesef birçok konuda. Keşke daha iyi bir toplum olabilsek keşke.
Pabuc dedi ki…
/Uyuşuk Hayalperest,
bazen insanlara kızıyoruz hepimiz..Benim aklıma hep Hz.Ömer gelir öyle anlarda .Peygamberimizi öldürmeye giderken azılı bir düşmandı fakat sonrasında Peygamberimizin en yakınlarından biri oldu.Kimin ne zaman ne olacağınız biz asla bilemyiz..

/Şirvan,
Hoşgörüyü bir yerler kaybettik ama umarım buluruz..
Antipatik Yazar dedi ki…
Öyle güzel yazmışsın ki okumadan geçemedim.

Biz seni bu halinle seviyoruz pabuç kime ne? :)
Pabuc dedi ki…
/Antipatik Yazar,
yazının uzunluğuna bile bakmadan okuduğun için teşekkür ederim :) Beni böyle sevenler sağolsun ,eksiklerimle kusurlarımla sevilmek onurdur :)
Ness dedi ki…
Çok güzel dile getirmişsin.
Üstüne sözüm yok ne diyeyim :)

Yüreğine, kelamına sağlık pabucum.
Pabuc dedi ki…
/Ness,
teşekkür ederim ,seni burada görmek ne güzel :)
Yasemin dedi ki…
Ahh şu önyargılarımız..
Önce önümüze baksak, kendimizi görsek yürüdüğümüz yolda daha doğru adımlarla ilerlemiş olacağız belki ama başta yapmamız gereken şeyleri en sona saklıyoruz maalesef..
Pabuc dedi ki…
Yasemin,

işin enteresanı eleştirdiğimiz kişilerin yaptıklarını gün gelip kendimizde yapıyoruz o zaman bile utanmıyoruz (!) İnsan bir garip varlık..
Budeliçocuk dedi ki…
Çok güzel bir yazı yazmışsın,Keyifle okudum..:)
İnsanlar birisine bir şey söyleyecekleri zaman önce kendilerine bakmalı.. Bunu çok güzel vurgulamışsın..
Bir de hiç kimse ne cennetin ne de cehennemin sahibi değil ki,istediğini cennete istemediğini cehenneme göndersin..!
Cennetin de, cehennemin de sahibi Yüce Allah (cc)..
O kimi nereye göndereceğini çok iyi bilir..

Saygı ile..:)
Elif Çetinkaya dedi ki…
yine can alıcı noktaya vurnuşsun kalemini adaşım yüreğine sağlık...herkes kendi istediği birini ararsa zaten tek tip insan oluruz :)
Pabuc dedi ki…
/Budeliçocuk,
Sizin yorumunuzda yazıyı tamamlayıcı olmuş çok teşekkürler..Ve aklıma yeni bir konu geldi o konuda da yazayım ben hemen :) Saygılar bizden de sizlere ...

/Elif Çetinkaya,
Canımsın, senin yazılarımı okuduğunu bilmek çok hoş :)Sevgiler adaş...
Kalemzâde dedi ki…
Öyle bir yazıydı ki dura dura, daha iyi anlamaya çaılaşarak okudum. Çok güzel ve çok içten yazılmış. Her satırında insan kendinden bir şeyler buluyor. Çok doğru şeylere temas ediyorsunuz son zamanlarda. Bu da sizi okuma hevesimizi artırıyor.
Selamlarımla...
Pabuc dedi ki…
/Kalemzâde,
Sizden bunları duymak inanın çok güzel,Allah razı olsun yazılarımı okumaya değer bulup okuduğunuz ve fikirlerinizi belirttiğiniz için...

Buna benzer bir yazı daha yazacam o yazıda da yorumlarınız bekleyecem merakla...SAygılar ..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…