19 Aralık 2012 Çarşamba

Adını Koyamadığın


Bir zamanlar hissettiğin ama gerçekliğini unuttuğun...
Bir küçük sebep.
Belki de bir bekleyişin son hali...
Umulan ama umulmadık zamanda karşına çıkan...
Hissediş...
Farkında oluş...
Ruhu okuyuş...
Yüreğe dokunuş...
Karanlık yolun sonunda seni bekleyen tebessüm,bir ışık.
Çıkmazlarda seni görüp uzanan bir el sıcaklığı,
Umudun biri tarafından sana geri getirilişi,
Sevmenin dile getirilememesi,
Gözünden sakınış,
Kırma korkusu,
Kalbin melodisi.
Sabrın en güzel hali.
Konuşmadan hissediş,anlayış,bekleyiş,heyecan,tılsım, aynı şarkıda heyecanlanış
Tüm güzellikleri içinde barındırma hali
Mutluluğun ,neşe ile hüzünle karışmış en vazgeçilmez hali...
Adını bir türlü koyamadığın halde içinde besleyip büyüttüğün duygunun,
dil ile olmasa  bile, hal ile yansıtılması !...
Belki de dile getirmeye korktuğun,
Yokluğunu savunduğun
ama günün birinde içine düşüp kavrulduğun...
Kalbinin seni dinlemediği,
Sesine ses vermediği,
Engellerini aşıp geçtiği,
Durdurmaya gücünün yetmediği o duygu!...
Seni başka yüreğe taşıyan,yüreğinde başkasını taşıtan o duygu!..
Korkulan ama her daim aranan, olmadığı savunulsa da insana yaşama gücü aşılayan duygu!...

Share:

3 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Sevgili, en sevgili, ey sevgili...

kahve telvesi dedi ki...

En çok inkar edenin bile yaşamak için yanıp tutuştuğu...

Profösör dedi ki...

"Ayın..Şın..Kaf.."