Ana içeriğe atla

Yine Karışık Bir Yazı

Bahsi geçen mekandan bir bölüm :)
-Maziden giriş yapıp bir konu hakkında düşüncelerimi yazmaya başladım ama...aması devamını getiremedim.Kısa bir yazı olsun ama içi bir hayli dolu olsun istedim ama yapamadım..Yine, yazı işinde dağ gibi eksiklerim duvar gibi dikildi karşıma, düşürdü elimden kalemimi.İnsan düşüncelerini ve özellikle duygularını tam olarak aktaramıyor yazıya ya da ne kadar yazarsa yazsın yeterli görmüyor duygu denizini ifade ettiğini.İyisi mi diyor insan,onlar hep yüreğimde kalsın benim hayatımı en karanlık anlarında bile aydınlatacak ışığım olsun...Neyse başladığım o yazıyı bir gün tamamlayıp yayımlayacağım inş.Bazen,yaşamadığınız halde korktuğunuz şeyler(duygular) olur ve hiç aklınızda yokken yaşarsınız o korkularınızı ve engelde olamazsınız buna.Aklınız çekse de sizi o duygulardan/durumlardan yinede içerisinde tam orta yerinde bulursunuz kendinizi duygu ya da olayların..Buna örnek olacak bir konu...Yazacağım inş toparlayacağım kafamı ,dökeceğim düşüncelerimi cümlelere...Yazılı cümlelere yani ;)

-Nasıl geçti hafta sonunuz? Benimki gayet iyiydi. Havaların iyi gitmesinin de etkisi var mı bilemiyorum ama gayet iyiydi son bir kaç gün.Çok farklı duygular içerisinde sürekli sırıtış vaziyetindeyim  son bir kaç gün,hayır etsin Allah diyelim...

-Bir de bu gün balık tutmaya gittik (Güyaaaa) ama maalesef gittiğimizle kaldık bol bol denizi izledik, yemek yedik ve evimize  döndük Denizde balık yokmuş maalesef,balıklara kıtlık gelmiş, neden ? Çünkü ben balık tutmayı öğrenmek istedim, hepsinin yok olması lazımdı. Onlarda toplu göç edip terk-i diyar eylemişler sağ olsunlar! (balıklara bile laf soktum ya aferim bana yani) Balık tutacağımız yere bayıldım kısa günün kârı o güzel yeri öğrenmiş oldum.Ellerinde içecekleriyle(!) o mekanları mesken tutan abilerimiz,amcalarımız olmasa ben oraya sık sık giderdim de onlar varken biraz zor işte...Bir kaç poz fotoğrafta çekindim ama paylaşamıyorum sizlerle (doğum günü yazıma saklıyorum ,her yıl olduğu gibi) bu paragrafta böyle bitti...

-Neden ben bu kadar korkağım hep merak etmişimdir.İnsan her şeyden mi korkar! İnsan duygularından bile korkar mı ya! Bazen kızıyorum kendime (bazen dedim ama sık sık diye okuyun siz) biraz iç sesini dinle ,dinle ama şarkı gibi dinleme dinlediklerini de uygula diye..Biraz kendine önem ver, kendi sesine önem ver ve bu önem lafta kalmasın diye...Kızıyorum dedim ya yine kendimi (iç huzurumu) düşündüğüm için kızıyorum..Öyle işte!..Hayat işte, geçiyor işte, üzüyor işte,sevdiriyor işte, kızdırıyor işte; güldürüyor ,düşündürüyor ,hissettiriyor ,özletiyor işte..Hayat işte!


-Güzel bir hafta olsun hepimiz için inşaallah...

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
hani derler ya, acemi doktor candan eder diye...sanırım balıklar arasında bunun farklı bir versiyonu yaygın demek ki, sen geleceksin diye ortadan kaybolmuşlar sevgili Pabuç :)) Balık tutma davetin güzeldi de, icabet edemedim işte... Mümkün olsa da bir gün toplansak...
Gülcan dedi ki…
okurken keyif aldım valla balıkların toplu göçü kelimesine çok güldüm hayat işte hep aynı sevgiler.
Profösör dedi ki…
İç sesimiz vidanımızdır. Ezana kulak verdiğimizde kurtuluşumuzdur.
Pabuc dedi ki…
/kahve telvesi,
Balıkları sormaya ben anca tüm ortamı eşyaları hazırlamışım bizim balık efendiler uzaklaşmışlar bizim kıyılardan,bu benim gibi bir zavallıyı yapılır mı uleyynn :)) Br gün toplaşıp Yalovaya gelseniz ne süper olur :) Bloggerin tembeli konuştu...

/Gülcan,
Teşekkürler..Balıkların toplu göçü diye belgesel çekip kendim seslendirecem..ağzıma geleni sayacam balıklara :)

/Profösör,
İçsese kesinlikle kulak vermek lazım Hocam..Sonra saçma sapan seslere kulak verip acı çekiyorsunuz...Saygılar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…