Ana içeriğe atla

Çok Düşünüyorum ama Yazamıyorum !

  Kendimizi bir şey sayıp Dünyaya hükmettiğimizi sanıyoruz ya biz insanlar ,cidden çok komiğiz.Bu komiklik içinde bile bir de başkalarını beğenmiyoruz eleştiriyoruz, kendimizi yüceltmeye çalışıyoruz.Bu yanlışı (eleştiri) çoğumuz yapıyoruz.Tabiki yanlışlar toplumsal ta da kişisel sıkıntılara neden oluyorsa eleştirilmeli ki düzeltilsin ama denizde sadece bir damla su misali hayatımızın içinde kendimizi derya sanıyoruz ya cidden komik oluyoruz.Düşünsenize 1cm yakınlıkla kavrulabileceğimiz biz düzen içerisinde, mekan üzerinde yaratılmışız ve kendimizi her şeyi yapabilecek büyüklükte sanıyoruz! Kibirleniyoruz ba ba ba kibre bak hadsizliğe bak..Yaratılmış birinin kibri kime ? Düzeni kurulmuş kusurdan münezzeh bir sistem içersinde şikayetler kime ? Beğenmemeler kime ? Yaratılmış diğerlerini beğenmemelerimiz kime ? Ya da sürekli kusur araştırmalarımız kime ? 

  Bu konuda bir zaman inşaallah tüm düşüncelerimi yazacağım...Aslında pc başına geçince yazmak istediğim konu ''Ağzı olan konuşuyor''sözüydü.Bu konuyu da erteliyorum..O kadar çok şey düşünüyorum ki yazıya dökemiyorum ,toparladığım zaman düşüncelerimi yazmaya başlayacam inşaallah.

  Bildiğimi sandıklarımı yeniden öğreniyorum öğrendikçe hayret ediyorum ,öğrendikçe öğrenmek istiyorum,öğrendikçe yanlışlarımı silmeye çalışıyorum...Öğrenmek derin bir derya ve daldıkça dalmak istiyor insan..Ne kadar çok doğru bildiğimiz yanlışlarla büyümüşüz çok yazık! Bizi Yaratan, doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmemizi nasip etsin.Kalbimizi doğrularla ve sevgiyle doldursun inşaallah...

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Tamam işte ben de tam böyleyim..yorum yazacağım da, ne yazacağımı bilemiyorum :))
cem dedi ki…
öğrenmek garip bi şiy. orta öğrenme yok misal, ya çok öğrenip mutlu olacaksın ya da hiç öğrenmeyip mutlu olacaksın. eğer biraz bileyim yeter dersen hep mutsuzsun demektir.
Gelibolu17 dedi ki…
Öğrendikçe yanlışlarımızı silme bilincinde olsa herkes keşke o zaman dünya daha yaşanılası bir yer olmazmıydı?

Selamlar olsun,,,yaz bakalım biz okuruz,bazen sesli bazen sessiz...Buralardayız...
Profösör dedi ki…
Allah doğru yoldan ayırmasın bizi..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…