26 Ekim 2012 Cuma

Bayram ve Tatilimden...


Pazar günü gittiğim erken Bayram tatilinden dün gece döndüm.Gerçi bu kadar erken dönmek biraz beni sinir etse de Bayram dönüşü yolları düşününce İyi ki erken dönmüşüm dedim (Boğaz köprüsünün ayağını görebilmek için 2 saat beklediğim günler misal) Yine de Allah Bayramı sevdiklerinden uzaktan geçirtmesin kimseye sözünü de dip not olarak belirteyim burada.Bayram demek paylaşmak demek, özellikle sevgimizi ...

Kısa ve eğlenceli tatilimden bahsedeyim biraz.Gerçi sıkılacak olanlar varsa şimdiden yazıyı okumayı kessinler zira yazı uzun olabilir ben iyilik yapıp uyarımı yapayım. Malum Pazar günü en geç saate otobüste yer ayırtabildim kuzenimin kına gecesine gitmek için.Ama şükür yetiştim ,sağanak yağış bile engel olamadı buna.Kına gecesi sakin sessiz geçti.Sakin sessiz demek, fazla oyun olmadıyla aynı anlamda algılansın lütfen..Hepimiz yaşlanmışız ya da ruhumuzun enerjisi yerleri süpürüyor bilemiyorum herkesin üzerinde aşırı sukunet vardı neyse bunu sonradan çözeriz dedik ve evlere dağıldık..Düğün Rize'de olacaktı ve kalabalık gitme planlarımız su oldu, yağmur olarak yağdı yer yüzüne ,toprak da emdi yağmuru yer altı suyu olarak yer aldı hayatımızda!  Kısa ve öz, iptal oldu Rize yolculuğumuz (Kuzen Y. kulakların çınlasın hep senin doğrucu Mahmut tutumundan oldu bu ya neeeyyse)

 Biz de madem gidemiyoruz düğüne dedik yeniden kına gecesi yaptık kuzen H.'ye.Küçük bir sorun vardı ama biz o sorunu da hiç yokmuş gibi üzerini örtüp işimize baktık.(Gelin/kuzen aramızda değildi çünkü, İstanbul'da halletmesi gereken işleri vardı) Arefe akşamı kendi aramızda 15 kişilik minik bir eğlence düzenledik ve kuzenimize de fotografını çekip mesaj gönderdik ''Bak sana yine kına gecesi düzenliyoruz''diye.Bildiğiniz Karadeniz fıkrası bir durum yani.Çok eğlendik ,çok oynadık çok güldük çok yorulduk...Güzeldi şükür..Ankara'dan misafirimizde (ilk defa mahallemize gelen)  vardı çakma kına gecemizde, o bizden de deli.Mahalle deli, misafirler onlardan da deli (gerçi bize zorla Ankara havası çalıp durdu ama sevdik onu da ) 

Köyde suların kesin olması bizi ilk başta korkutsa da (Bayram arefesinde su yok oyy oyy) sonralarda fıkravari durumlara/muhabbetlere neden oldu;olumsuz durumu olumluya çalışma çabaları anlayacağınız...Kahve içer misin? sorusunu daha yüzeysel sormaya başladık bir birimize ve istemese diye gözlerine acıklı acıklı baktık misafirlerin (M.kulakların çınlasın ) Hep beraber kahvaltı yapamadık bu sefer susuzluk yüzünden (içimde hüzün olarak kaldı bu durum) 

Bahçeden meyve toplayıp yeme zevkini yeniledim yine...Yağmurun sesini dinledim, toprakla buluşmasını izledim bahçede.Uzun zamandır görmediğim (en büyük kuzenimi) gördüm az da olsa sohbet ettik.Sohbetinin içinde iki sözü beni çok etkiledi.Kendisi Kerkük'te iş icabı.Ve dedi ki ,aynı cami içinde namazı bile aynı şekilde kılamıyoruz Müslümanlar.''Ben namazı bize farklı kıldıran bu konuda bile birlik olmamızı engelleyen herşeyi elimle itiyorum'' dedi.Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu! Sonrasında konu ilk aşklara geldi.Abim dedi ki: ''Herkes aşık olduğu kişiyle evlenmeli ,hayat zaten çok güldürmüyor gülmeyeceksek de en azından sevdiğim için çekiyoruz bunları diyebilmeliyiz'' 


Sizleri bilmiyorum ama bizimkilerde (sülalede) kimse NEDENSE sevdiğiyle evlendirilmemiş.Büyükler kimle istiyorsa onlarla evlendirilmiş gençleri (gerçi çok şükür bu durum şimdi değişti ama çok insanın yüreği yanmış bu durumdan) Ne kadar kötü bir şey bu,insanların ömürleriyle ilgili kararları büyükleri vermiş hep, hem de ZORla. Bazen büyüklerimin hayat hikayelerini dinliyorum da ağlayarak evlendirilenler olmuş ya ,aklım almıyor yapılan bu haksızlıkları!...Neyse bu konuyu uzatmayayım yine sinirleneceğim...

H'nin elmaya aşık olma(2-3 kilo elmaya yiyormuş günde) esprisi, M.'nin çektiğim bir fotoğrafta kendini beğenmediği zaman tepemde çığlık atıp ''Duydunuz zilin sesini hemen silin o resmi'' demesi,ben oynayamam deyince neden ciddiye almıyorsunuz benim de menisküsüm var diye kendini acındırma hamlesi,hamile kuzen için Bezirgan başı gibisin oturduğun yerden kalmıyorsun sözü,E'nin biz telefon edince ayağındaki terliği fırlatıp eşofmanlarıyla yanımıza gelmesi ve misafirlerle karşılaşması,R'nin hiç uğraşmayın siz oyun oynarken yarısında uyursunuz,eğlence düzenleyecek enerji yok sizde sözüyle bize sunduğu gerçekçiliği...gibi anılar var artık hafızamda,kuzenler sağolsun.

Güzel bir tatildi; iyi geldi ruhuma da gönlüme de gözüme de aklıma da :) Gerçi tatilim bitti ama Bayram bitmedi ..Bayramları seviyorum, hep mutlu huzurlu sağlıklı geçsin Bayramlarımız inşaallah...
Bir ömür boyu mutluluklar diliyorum sevgili kuzenime ve eşine

Dünyanın en datlu yeğeni ,datlum benim:)

Elma yiyerek zayıflayan kuzenim canım benim



Babasının biriciği bizim de biriciğimiz.Halasına ''siz 'diye hitap eden kaç yeğen vardır yaaaa

Not :Çektiğim fotoğrafar bundan sonraki postta..Flaş flaş :)

Hiç yorum yok:

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...