Ana içeriğe atla

KÜTÜPHANE KURUYORUZ.. KİTAP KAMPANYASINA KATILIR MISINIZ?






İlk gelen emirdi ''Oku''emri.. Buna karşı okumadığımız her an için biz kayıplardaydık; bunun farkında bile değildik. Okumak insanı Rabbimize, okumak insanı kendine ve okumak insanı insanlığına yaklaştırıyor. Okumak; düşünmeye itiyor, okumak her durumda kazandırıyor.

Bilirsiniz öyle beylik laflar etmeyi bilemiyorum ama kısa ve öz bir şekilde anlatmak istiyorum maruzatımı. Yalova'nın Çınarcık ilçesinde  bu yıl açılan İmam-Hatip Ortaokulu'muzun , bir kütüphanesi  yok. Malum yeni okul olunca, her şey sıfırdan başlıyor. Ben de düşündüm ki; (şimdilik 2 sınıflık) bu yeni okulun kütüphanesini bizler oluşturabiliriz.100 temel eser başta olmak üzere okuma kitapları toplayabiliriz kendi aramızda. Böyle bir kampanya sayesinde  bizim o küçük kardeşlerimize güzel bir armağan olur gönderdiğimiz kitaplar. Okumak her durumda insanı yükseltiyorsa, bizim de bu yükselişte merdiven basamağı olmamız imkansız değildir diye düşünüyorum.

Sizlerden de desteklerinizi bekliyorum. Burada her hangi bir menfaatimiz yok, kitap okumayı sizler gibi ben de seviyorum ve konu kitap olunca bizim de bu anlamda bir katkımız olsun istedim.Onlara yapacağımız kitap desteği, kendi çocuğumuza yapmış kadar makbule geçecektir. Bu anlamda da öğrencilerin ailelerden öğrenci çocuklardan da teşekkür alırken hayır dualarını da kazanmış olacağız.

Blogu olan arkadaşlarımız da, okumak, kitap ve kampanyayla ilgili yazı yazıp, kullandığımız kampanya anonsunu jipeg olarak sayfalarına girerek, destek olurlarsa, hepimiz bundan son derece mutlu olacağız. Kitap gönderecek dostlar, kitapları doğrudan doğruya okula gönderebilirler.  Elimden geldiğince; gönderdiğiniz kitapların gelmiş olduğunu görün diye; kitaplar geldikçe ben de  onların fotograflarını çekip blogumda yayımlayacağım.

Hepinize vereceğiniz destekten dolayı şimdiden teşekkür ederim...


Okulun Adresi:
Çınarcık İmam-Hatip Ortaokulu
Taşliman Mah.
Gazi Süleyman Cad. Eski PTT yolu
Çınarcık /YALOVA

Yorumlar

cem dedi ki…
du ben döneceğim bu olaya ama kitaplarım yanımda değil, çoğu yani. kurban bayramında memlekete gidince. du evet bakacam o işe...

tey tey tey tey
Pabuc dedi ki…
Valla Cem, senin kitaplar okula gelene kadar başını ağırtırım :) Artık her gün emrah videosumu atarım bloguna bilemiyorum :)
cem dedi ki…
evetevet unutturma. ben biraz dağınığım bu ara. memlekete gidince unutmadan göndersem. aynı kitaptan birden fazla olanlar var da. o zaman görüşelim. nasıl kitaplar uyar vs ona göre gönderirim
Pabuc dedi ki…
Unutma valla ,hem ben Bayramda hatırlatamam sana çünkü ben de memleketime gidiyorum bayramda ve giderken pc götürmüyorum oralara :)

Tlf a kaydet kitap göndereceğini :)
Erdi Karadeniz dedi ki…
Bende varım naçizane :)
Pabuc dedi ki…
Peki ,takipçiniz bu yolda :)
Karmaşa dedi ki…
Bende göndermek isterim ama çocukların sabır seviyelerini zorlayacak kitaplarım var. Dilleri biraz sıkıcı. Dostoyevsky Cinler; Şizofreni yanlız oynanmaz Rahmi V.; totem tabu freud var mesela. Okunabilir kitaplarımı şehir kütüphanesine verdim. Bunlar da olur derseniz göndermek isterim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…