Ana içeriğe atla

Bir Yerlerde Yanlışlar Yapılmış!

Haberleri izlemeyi sevmiyorum -kimse sevmiyordur eminim-onun için mümkün olduğunca uzak aralıklarla izliyorum.Gerçi internet olduğu için haberlerden uzak durmam biraz zorlaştı ama en azından görüntülerinden uzak kalmış oluyorum.Bu haliyle bile canım yanıyor...

Eskiden de her şey bu kadar kötü müydü merak ediyorum ? Şimdi her şeyi anında görebiliyoruz,dünyanın diğer bir ucundaki haberlerden anında haberimiz oluyor, zulümler canlı yayınlanıyor.Depremler,seller,savaşlar artık canlı yayınla veriliyor.Şehit haberlerini anında alıp canlı yayında izliyoruz.Artık her şeyden haberimiz oluyor.Benim asıl gördüğüm şu;Dünya hep acıyla dolu.Yaşam denen şey mutluluk (ki bu da tartışılır) ile beraber acılarla devam ediyor.Ve acılar mutlulukların üzerinden atlamış gidiyor..

Ve acı çekenlerin çoğu da zengin olmayan insanlar!..Ezilen hep ''zengin olmayan''insanlar..Para önemli değil deniyor ya bence para bu Dünyada rahat yaşamak için olmazsa olmaz olmuş durumda.Hep ezilen yoksullar.Ezenler zenginler demiyorum ama birileri eziliyorsa demek ki adaletsizlik her şeyde var ki dengesizlik oluşmuş diye düşünüyorum.Doğal afetlerde bile zengin olan bir şekilde doğruluyor da yoksul uzun yıllar kendine gelemiyor! Parası olan hastalığında hiç sıkıntı çekmeden muayenesini oluyor da yoksul hastane kapılarında sürünüyor! Zenginin oğlu paralı askerlik yaparken yoksulun oğlu çatışmada şehit oluyor! Zenginin çocuğu iyi eğitim alıp herkesden bir adım önde başlarken hayata ,yoksulun oğlu değil dershane okula gidecek parayı zor buluyor!İstisnalar var mıdır ,vardır ya da yoktur bilemiyorum.Benim bildiğim, bir adaletsizlik var ve adaletsizliğin olduğu yerde hiç kimse haktan /hukuktan bahsedemez..Birileri açsa,yoksulluk sınırının bile altındaysa bu dünyada, birilerinin çok yediğinden(!)dir bu.Birilerinin hakkını yerseniz adaletsizliğin temelini atmışsınızdır,yanılıyor muyum ?

Ben zaten dünyanın işinden hiç bir şey anlamıyorum.Dünya demek insan demekse insanlar bir yerlerde çok büyük hatalar yapmış ki gidişat hep kötüye doğru ilerliyor...Acıları,haksızlıkları,adaletsizlikleri gördükçe alışıyoruz ,alıştıkça da insanlığımızdan kaybediyoruz gibime de geliyor..

Yorumlar

ZîŞuuR dedi ki…
Buraya kadar epey bi okudum yazılarını ve yoruldum. Az müsaade istiyorum canım daha sonra belki yine gelirim :)
Gökhan Tunç dedi ki…
Büyük resmi görmek diye başlıyor konuk,uzmanlık alanıymış; savaşlar,savaşla gelen ölümler.
Yaşamlar son buluyor anlattılarında,o ise devam ediyor,daha fazlasını öldürme isteğini öldüremiyor çünkü.
Durmamız gereken yeri gösteriyor,kazanacaklarımızı anlatıyor iştahla...
Zengin daha da zengin olacak demiyor elbet,ama önemli olanı vurguluyor;kazançlı taraf...
Ölüler var , hayatlarını bilmediğimiz,sevdiklerinin göz yaşlarını görmediğimiz,isimlerini sayılara duyduğumuz...
Ama kime ne! biz kazanan tarafız ve
Ölümlerle kendimize daha güzel hayatlar alacaz çünkü

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…