Ana içeriğe atla

Zerreyle Uğraşmaya Değmez !

Bir insan oğlu/kızı benim gibi sıradan- kendi halinde- tuzluya sütlüye karışmayan -kimseyle derdi olmayan birine neden yalan söylemeye/kandırmaya/kendini farklı göstermeye/duygularını sömürmeye/iyi niyetini suistimal etmeye kalkışır ki!..Ne tuhaf,benden bir menfaat elde edilemez ki boşa zaman harcıyorlar!..

Üzülüyorum yani kıymetli zamanlarını başkalarıyla geçirsinler benim gibi biriyle harcamasınlar ,beni kandırsalar bile ellerine bir cacık geçmez.Üstelik kandırılsam bile 10 dakika sonra umurumda olmaz kandırılmam da kandıran kişi/kişiler de...O derece insanlara soru işaretleriyle yaklaşıyorum uzun zamandır...

Ben istiyorum ki insanlar beni sevmiyorlarsa bunu rahatlıkla söylesinler ,boşu boşuna -mış gibi davranmak zorunda kalmasınlar...Zorlama dostluklar kurmak zorunda hiç kalmasınlar, dürüst olup yüzüme söylesinler duygu/düşüncelerini..Arkamdan atıp tutmasınlar boşuna günah da yüklenmesinler...Yok yani sonra hakkımı helal etmeyecem, sevmedikleri bir insanla (yani benimle) bir de ahirette yüz yüze gelmek zorunda kalacaklar ,kalmasınlar kaardeşim...

Nefretlerini yüzüme desinler demiyorlarsa da arkadam çemkirmesinler..En üzücüsüde(!) arkamdan çemkirenlerin yüzüme gülmek zorunda kalmaları...Düşünsenize gerçekten sevmediğiniz biri ,üstelik sürekli ardından çemkirdiğiniz ama yüz yüze bakacağınız biri ve siz onunla hiç bir şey yapmamışsınız o çemkiren siz değilMİŞ siniz gibi konuşmak zorunda kalacaksınız ,ne kadaaar zor bir durum!..İnsanlar bu zorlukları benim için neden çekerler hiç anlamıyorum,üzülüyorum onların bu zorlukları için..

Benim için zerre kadar önemleri olmayanların beni çekiştirmelerini hiç ama hiç anlamlı bulmuyorum! Acaba bu derece umursamaz olmam da sorun teşkil ediyor olabilir mi? Ardımdan konuşanlar ya da beni kandırmak için gayret sarf edenler tarafından ? 

Neyse işte,arkamdan konuşanlar umurumda değiller onun için istedikleri kadar konuşabilirler ama diyorum ya :yazıktır değmez benim arkamdan konuşmalarına ya da bana karşı riyakar davranışlarda bulunmalarına..Ben onlar için üzülüyorum!Yoksa ben bir zerreyim insanlar zerreyle vakit harcayıp, zamanlarını heba etmesinler istiyorum sadece!

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Söylediklerinin çoğuna katılmama rağmen , bir noktada yanlış düşündüğünü söylemek zorundayım. İnsanlar önemsedikleri, kendilerinden daha üstün gördüklerini hasım bilirler genellikle. Ve onlarla uğraşırlar, arkalarından konuşurlar, üzmek, incitmek isterler. Zannederler ki, onların kötüledikleri insan kendi seviyelerine düşecek...Yani sevgili Pabuç'um, zerre olan sen değilsin, onlar...
Profösör dedi ki…
Elbette insan bir zerredir. kainatta bir nokta misali. Fakat o zerre dediğimiz insanın içinde koskoça kainat gizlidir. "İnsan ahseni takvim" olduğuna göre..
Erkan Şen dedi ki…
"Zorlama dostluklar kurmak zorunda hiç kalmasınlar, dürüst olup yüzüme söylesinler duygu/düşüncelerini."

Bu söylediklerini yapabilen kişilere "dost" deniyor. Uzun yıllar önce bir dostun -umarım böyle demem saygısızlık olmuyordur- duvarında asılı bir yazı vardı: "Dost uğruna ölmek zor değil. Uğruna ölünecek dost bulmak zor!" diyordu.

Ah, ahh. Ben de senin gibi basit yaşamak istiyorum. Ama nerde...

Basit

Basit yaşamak istiyorum
Hayatı
Basit

Basit cümleler üstüne kurulu
Seni seviyorum
Ya da
Seni sevmiyorum kadar basit
Kaba belki bazen, kısmen, tamamen
Ama basit
...

Allah basit yaşayanlardan eylesin "isteyen" ve "dileyenleri"
Pabuc dedi ki…
@kahve telvesi;
Ego tatmini durumu yani..ama işte değecek kişilerle yapsalar bunu :)

@Profösör;
Farklı bakış açısı ..haklısınız...

@Erkan Şen,
Dostluk ...Dost..Gerçekten insanlar aarasında mümkün mü bunu sorguluyorum ve sanırım ''hayır''cevabına daha yakınım...

Basit yaşayamıyorum ama basitmiş gibi yapıyorum BAZEN ben de...Sadece bir yaşam çok isterdim yalansız......

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…