Ana içeriğe atla

Bu Da Korkutuyor Beni

''Olmaz olmaz deme, olmaz olur…''

Ne kadar çok kişi tanıdıysam o kadar net görüyorum bu sözün gerçekliğini.Zenginken iflas edip sahip olduğu maddiyatı kaybedenler,mutlu mesut yaşarken sapın birine aşık olup evlenen ve hayatını tam tersine çevirenler,yanlış(!)kişiyi sevip  aşk acısı adı altında canını hiçe sayanalar,huzur içinde bir yaşamı varken tüm sevdiklerini bir olayla kaybedenler,hayatını zorluklar içinde geçirirken rahata kavuşanlar ve bu sefer de en sevdiklerini kaybedenler,ömrü boyunca çalışıp didinip rahat hayat yaşamak için uğraşanlar ama bir arpa boyu yol alamayanlar,bir anda zengin olanlar, paraya doyamayanlar,kınadıklarını bir süre sonra yapanlar/yaşayanlar..örnekler insan sayısı kadar arttırılabilir.Hayat her an imtihandan ibaret.Boş konuşarak değil yaşayarak öğreniyoruz iyiyi de kötüyü de,neşeyi de hüzünü de…Hiç bir şeye ömür boyu sahip olamıyoruz onun için de; kibir ve büyük konuşmalar anlamsız kalıyor hayatın gerçekleri karşısında...

Yorumlar

GÖK-TÜRK dedi ki…
Sahibi olduğunu sandığımız hiçbir şey zaten bize ait değil ki ... Zenginlik, fakirlik, hastalık, sağlık ve hayat...Bir emanet hassasiyeti olmalı üstümüzde aslında o da ne kadar var Allah bilir...
Pabuc dedi ki…
Hiç bir şeye sahip olmadığımız bir yerde sahipmişiz gibi davranıyoruz ya traji komiğiz her birimiz:/
Profösör dedi ki…
Bu dünyada her neye sahip olursak olalım, ne farkeder. Biz bile kendimize ait değiliz. Allah'a aitiz. O'ndan geldik O'na gideceğiz.
Pabuc dedi ki…
@Profösör,
Şüphesiz...
Bu gerçeği bile bile sahipleniyoruz ya elimizin altında olanları,Allah bizleri affetsin
sessizgemi dedi ki…
Hayatta en çok korktuğum şey sevdiklerime bir şey olması, gerisi hiç de umrumda değil..
İyi bir insan olarak yaşamak ve iyi bir insan olarak ölmek bence esas olan..
Aslında dünyanın gelgitlerine kapılmadan yaşayabilirsek hiçbir sorun kalmaz bence..
Pabuc dedi ki…
@sessizgemi

Evet hepimiz bundan çok korkuyoruz (hatta hasta bile oluyoruz) ama imtihan dünyası acılarla da sınanıyoruz ..Bu korkutuyor beni ,yarın ne olacak !!!
Erkan Şen dedi ki…
Umarım olumlu örnekler de görmüşsündür de sadece kendine saklıyorsundur!
Pabuc dedi ki…
Bu dünyada her şey zıttıyla var..Evet çok şükür olumlularda var
Bir gün ben de olumlu düşünüp konuşmaya başlayacam inş, o zaman olumluları da yazacam inş
Erdi Karadeniz dedi ki…
Ne doğru bir yazı olmuş bu yazı. Çoğaltılabilir böyle örnekler :/

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…