15 Ağustos 2012 Çarşamba

Gün İçinden...

Bir kaç yere uğradım bu gün.Bunlardan bir kaçı iyi güldürdü beni.Simit .....'ı na uğradık bir kaç poğaça ve simit almak için.Severek gittiğim yerlerden biridir bu mekan.Hizmet iyidir mekanda sıcaktır...Siparişlerin hazırlanmasını beklerken mekanın iç fotografından bir kaç kare alayım sitedim.2.Fotografı çekerken çalışanlardan biri yanıma geldi ve ''Şurada tarihi eser sayılabiliecek bir parça var onu da çeker misiniz ?'' dedi ve ne işe yaradığını ve nişanlı kızların çeyizlerinde eskiden olmazsa olmazlardan olduğuna kadar her ayrıntıyı anlattı sağ olsun.Ben de şaşırmış vaziyette ilgiyle dinledim kendisini(görüntüm kesin karikatürlüktü) Arkadaş Erzurumlu'ymuş ve değirmen taşı Erzurum'dan getirilmiş bilginize.Kendisi onunla ilgili nette yazı yazacağımı bilse belki de benimle konuşmazdı bile (neyse kötü bir şey yazmıyorum kızmaz görse de heralde)

Sonra arabaya gelirken yolda kümes hayvanları satan bir delikanlıya rastladık.Biz civcivlere ''ayy ne şirinler, ay ne güzeller ''diye bakarken 'Ya bir de fotograflarını çekelim ''dedik.Delikanlı duydu ve: ''Hayır fotograf çekmek yasak!' dedi.Kim dinler kümes hayvanlarını satan çocuğu dedik ve çektik bir kaç kare fotograf.Sonra ''Bunları alsak bir günde ölürler''muhabbeti açıldı .Bizim deli kanlı espriyi patlattı ''Yok bunlar öyle kolay ölmez (yalana bahele) hatta ölmezler de ölsün diye dua edersiniz'' dedi.Bizim insanımız komik cidden komik ya da ağızları iyi laf yapıyor.Gerçi ağzı iyi laf yaptığı için bunu insanları dolandırmakta kullanıyor ama neeeeysee! İnsanımız hem komik hem de traji-komik vesselam..
İşletme sahipleri bu taşları koymuşlar ki insanlar sevgilileriyle adlarını buraya yazsınlar böylelikle masa sandalyelerde kurtulmuş olsun!
Oturduğumuz masadaki taşlardan birinde adımı görmek(üstelik sevdiğim kişiyle)komik bir tavafuktu.

Eski eşyalarla süslenmiş duvar gayet hoş görünüyor.
Ama içlerinde alakasız eşyalarda var tebessümlük..

Şimdi dikkatimi çekti bu biblolar ne kadar tozlu öyle ıyyy ;)

Sağda asılı süsün ne olduğunu sorayım bir daha gittiğimde hatırlatında ;)

''Buraların Padişahı Biziz''mi demek istemişler ki!

İşte hayat hikayesini dinlediğim değirmen taşları:)

Neymiş ölmezlermiş miş miş..

Oy ne şirinler ama..

7 yorum:

Volkan DENİZ dedi ki...

Değirmen taşı gelinlik kızların çeyizinde olmazsa olmazmış öylemi.
Konuya başlangıç yapıp bırakırsan böyle anlaşılıyor :)
Bi soraydınız ölümsüzlüğün iksirini civcivleri boyayıp satan açıkgöze.

Pabuc dedi ki...

Ben ne bileyim değirmen taşının hikayesini adam öyle başladı anlatmaya ve fotografını çekmemi istedi (ne diye çektirdiyse onu da anlamış değilim ya neyse)

Civciv boyacısıyla fazla sohbete dalmamakta fayda vardı zira bir başlarsa susmaya bilirdi Garson gibi :)

Neşvünema bulmak.. dedi ki...

Civcivlerin boyanmasına üzüldüm şahsen.. Onları boyayanı alıp güzelcene boyamak lazım.. Ondan sonra anlardı ne demek olduğunu..

Pabuc dedi ki...

Haklsın..Onun civcivleri düşündüğü yok kazandığı paraya bakıyor,malesef

kahve telvesi dedi ki...

Demek eskiden kızların çeyizinde değirmen taşı olurmuş.. Şimdi anlaşıldı analarımızın zamanında evliliklerin neden uzun sürdüğü. Değirmen taşı ile gelin olan kız, o koca taşları alıp baba evine dönmeye cesaret edemiyordur ki..Gözü kesmez insanın. Şimdikiler öyle mi ya, kuş gibi hafifler. İki çaput atıp valize, soluğu alıyorlar baba evinde :))

Pabuc dedi ki...

Bu da olaya farklı bir bakış açısı ,desene bütün suç değirmen taşının ;)

kahve telvesi dedi ki...

Evet ya, tez kanun çıkarıla, çeyizinde değirmentaşı olmayanın kellesi uçurula :))

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...