Ana içeriğe atla

Sosyal Mesaj İçerikli Yazı ;)

Biz insanlar ne garibiz ya!..Bilmediğiniz bir şey değil bu gerçek farkındayım ama içimden geldi bir de ben hatırlatayım dedim işte.Birilerini akıllı/akılsız,iyi/kötü,cahil/bilgin gibi kategorilere ayırmaya çalışırken bile kendi benliğimize göre yaparız bunu.bik bik bik bik şu kişi şöyle bu kişi böyle diye laf ediyoruz.Şöyle olsaydı böyle olsaydı daha iyi olurdu diye de kendi aklımıza(...!) kalsa onları aşağılıyor/küçümsüyoruz da.


Böylelikle ne kendi hayatımızı yaşıyoruz ne de başkalarının hayatlarını istedikleri gibi yaşamalarına izin veriyoruz.Herkes bizim gibi olmak zorunda değil ki! İşte biz bu gerçeği hep görmemezliğe geliyoruz.Hepimiz aynı olamayız olmayalım da zaten ;onun için insan gibi yaşamak istiyorsak kulp takıp kusur bulmak bik bik şikayet etmek yerine ortak paydalarda buluşup iletişim kurmaya çalışmalıyız..Herkesle de iletişim kurmak zorunda olmamak gibi bir lüksümüz var onu da kullanıp hoşlanmadığımız kişilerden de uzak durabiliriz ..


Bu karışmaları /müdahaleleri nette bile yapıyoruz.Hey Allahım ya bazıları ne kadar mükemmel ki sürekli başkalarının eksikliklerini/kusurlarını görüyor ve düzeltmeleri için uyarılarda bulunuyor..Hatalar tabi ki ikaz edilir ama kimse kimseden mükemmellik beklemese ne kadaaaaaa güzel olacak....

Yorumlar

zaten ikili ilişkilerde sorun tam bu noktada başlıyor. herkes hatyalinde ki sevgiliyi, arkadaşı, komşuyu, kardeşi, çocuğu v.s. oluşturmaya çalışıyor. güç kimdeyse az çok beceriyor belki de sahte oluyor işte. hoş dediğin gibi hepimiz düşüyoruz aynı gaflete...
Pabuç dedi ki…
Mükemmeli mi arıyoruz kendi yarattığımız beklentiyi mi arıyoruz ben karar veremiyorum..Gerçi her durumda da konuşan benliğimiz/egomuz oluyor gibime geliyor
herkes kendi mükemmelini arıyor belkide.
Pabuç dedi ki…
Ama herkes şunu unutuyor ;hiç kimse mükemmel değildir ...Karışık konular Allah ruhumuza en yakınlarla karşılaştırsın bizleri diyelim :)
biz de amin diyelim...:)
Bu yorum yazar tarafından silindi.
absalom dedi ki…
pabuç insanoğlunun endeğiştirilemez kuralı doğasıdır bu...

herkes kendini bi halt zanneder.
sonra tutar karşısındakini kendi istediği şekle sokmaya çalışır durmadan bıkmadan usanmadan.

sadece duygusal ilişkilerde de değil her ikili ilişkide farkında olmadan yaparız bunu...

halbüküsü oleyken sevmişsin abi sen onu.
oleyken sevmeye devam etsene.

bak sinirlendim akşam akşam :))
Pabuç dedi ki…
/ Neşvünema bulmak..
Sadece yorum yapmıyorsunuz bilgi de veriyorsunuz Allah sizden razı olsun..Her daim var olunuz blogumda :)

/absalom,
tipik yay işte :) Dediklerine katılıyorum.Madem beğenmiyorsun beğeneceğin birini sev di mi ;) İnsanlar da pek garip ..aklıma ne geldi yoksa gizliden gizliye bir tanrılık merakı mı var bazılarının içinde ki sürekli bir baştan yaratma merakları var :)

Sinirlenme karşı kıyının delikanlısı sana neşeli olmak yakışıyor (öyledir diye düşünüyorum yoksa seni gördüğümden bildiğimden değil) :)
Erdi Karadeniz dedi ki…
Bende çok takılıorum bu konuya.

Çevremde var bir kaç kişi; kendi zevklerini, isteklerini, düşüncelerini hep yüksekte tutuyor. O siyahı seviyorsa sen beyazı seviyorsan sen kötüsün, alt seviyedesin ona göre...

Nasıl bir mantık kurarak böyle düşünüyorlar anlamıyorum.

Herkes bizim gibi olmak zorunda değil; aksine herkes bizim gibi olmamak zorunda. Hepimiz aynı olsak hayat yaşanmaz bir yer olurdu. İnsanı birbirine yakınlaştıran farklılıklardır bir anlamda ama gelde anlat :)

Ne çok konuştum :D
Pabuç dedi ki…
Burada istediğin kadar konuşmak serbest çünkü blog sahibi konuşmayı çok seviyor :)

Ve bahsettiğin kişiler hep vardı işin kötüsü hep de var olacaklar..Kibirleri yaptırıyor bunları onlara..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…