1 Şubat 2012 Çarşamba

Ben Baharı/Güneşli Günleri Özledim

Kendimden yola çıkarak bir genelleme yapayım istiyorum tüm itirazları üzerime almayı da göze alarak.Bir insan 30'lu yaşlarına gelmeden asla büyük konuşmamalı.Gerçi hiç bir zaman büyük konuşmamalı ama öyle bilmiş bilmiş de atıp tutmamalı zira sonradan o lafları afiyetle yutmak zorunda kalabilir.Bazıları hemen sevinmesin (gözkırpması, Pabuç büyük laflar edip sonrada tutmak zorunda kalmış diye) durum bu kadar kolay değil.

Bilirsiniz ben sürekli gamsızlığımdan bahseder dururdum.Seviyorum gamsızlığımı ,gamsızlığım olmasa ne yapardım falan pek bir rahat atıp tutuyordum gamsız olmadığımla ilgili..Oh ne ala, hiç bir şeyi ciddiye almayan üzerinde durmayan gamsız bir tip..! Ama öyle değilmiş ;meğer siz gamsızlık yapmıyormuşsunuz da yaşananları yüreğimizin/beynimizin tozlu raflarına kaldırıyormuşsunuz da haberiniz yokmuş.Ya da şöyle bir şey oluyor tam olarak hangisi daha mantıklı anlayamadım;siz bir dönem kadar gamsız gamsız dolanıyorsunuz yaşamın içinde ama o dönemden sonra(mesele 20 li yaşları tamamladığınız döneme rastlıyor) en ufak şeyden dert edinebiliyorsunuz kendinize.En ufak şeyden üzülür oluyorsunuz, sizin canınızı yakmaya başlıyor başkalarının canlarının yanıyor olması ve siz öyle çok etkileniyorsunuz ki böyle şeylerden, kendinize nur topu gibi de hastalıklar ediniyorsunuz.Stresten kaynaklanan bildik hastalıklar işte...Migren, mide ağrısı, reflü..v.b.

Gerçi her şey insanlar için, bu hayatta güzellikler olduğu gibi sıkıntıların da olabileceğini, sağlığın da hastalık da insanlar için biliyorsunuz ama işte engel olamıyorsunuz yürek sarsıntılarına...Her sıkıntıdan sonra güzellikler de gelecektir bilirsiniz de ama işte o karamsar günleri aşmanız çok önemlidir..Nasıl aştığınız..Yüreğinizdeki gücün sizi sağlam ayağa kaldırmasını bekliyorsunuz...Herkese oluyor mu böyle karamsar dönemler bilemiyorum ama belli yaştan sonra insan bazı şeylere çok daha fazla üzülmeye başlıyor..Ve şunu öğreniyorsunuz tüm gamsızlığınız meğer sadece kimlerin ne dediğiyle ilgiliymiş; olaylara,olanlara ve kişilere(dert ve mutluluklara) karşı değilmiş daha net görmeye başlıyorsunuz.Eh bir de biraz moraliniz de bozuksa her şey üst üste gelip sizin belinizi büker hale gelebiliyor.

Ama tabi ki her şey de olduğu gibi ''Bu da geçer!'' biliyorum.Bu kışlar geçer güneşli günler gelir..!

6 yorum:

Kalemzâde dedi ki...

Başlığı görünce 20 cm kar yağdı, Pabuç çok üşüdü de hemen baharı yazı özledi herhalde dedim içimden. :)
Ama içerik pek de öyle değilmiş, okuyunca anladım. Evet belli yaşlardan sonra da olsa önce de olsa bu başkalarının ne dediği konusu insanı çok geriyor. Aslında bu durum bizim başkalarının hatalarını görmemezlikten gelmemize ve gizlememize dayanan bir durum bence. Yani iyi bir şey. Sizin ya da ben diliyle konuşayım bizim insanlara temiz gözlerle baktığımızın resmi. Şöyle ki eğer biz başkalarının yaptığı en küçük hata yüzünden onlara ilişkin kötü duygular besliyor olsaydık bu strese girmezdik. Demem o ki biz onların hatalarını unutuyoruz ama onların bizim yakışıksız hallerimizi, hatalarımızı ve sair her neyse çok önemsediğini düşünüyoruz.
Ne anlattım ben!! :) Bir şeyler anlatmaya çalıştım ama ne kadar başardım bilmiyorum. Saygılarımla kardeşim...

Pabuç dedi ki...

/Kalemzâde ,
teşekkürler samimi yorumunuz için..Başkalarının hatalarını önemsememeye de başlıyorsunuz aslında..Çünkü ne kimseyi düzeltebiliyorsunuz ne de insanlar hatalarını düzeltme derdindeler! Herkes mutlu olsun sağlıklı olsun istiyorsunuz daha çok :) Bu hastayken daha çok geliyor aklına insanın bu da bir hata aslında..

Saygılar..

Aklı Karışık Bir Anne dedi ki...

Merhaba! Bence bu olgunlaşmayla ilgili bir durum. Dha erken yaşlarda insan değişik şeylerle ilgilendiği için (ergenlik meseleleri yani) dha sonraki dönemde insanların dertleriyle daha çok ilgilenmeye başlıyor bence. Ama stresler iki dönemde de oluyor; ergenlikte içten yani kendinden kaynaklanan, sonrakinde ise dışarıdan yani insanlardan kaynaklanan. Naçizane fikrim:)
Sevgiler:)

Pabuç dedi ki...

/Aklı Karışık Bir Anne ,
çok haklısınız düşündürücü bir yorum olmuş çok teşekkür ederim...Hak vermemek el de değil..Çok haklısınız..

Profösör dedi ki...

Bu da geçer..

Pabuç dedi ki...

İnşaallah Hocam bu da geçecek inşşş

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...