Ana içeriğe atla

Tırtılın Sonrasını Görebilmek...

Bilen bilir bilmeyenler için tekrar edeyim ;hayatta en çok tiksindiğim,ürktüğüm,görünce kanımın donduğunu hissettiğim hayvan tırtıl.Nedenini bilmiyorum çocukluğuma inmek lazım ama hiç onlarla vakit harcayamam.Bana sürekli :''Tırtılın neyinden tiksiniyorsun,ürküyorsun sonunda güzel bir kelebek oluyor onu düşün'' denmesine rağmen tırtılla aramdaki bu korkudan dolayı kelebeği aklıma bile getiremiyorum.Gerçi doğru o korkunç,iğrenç/ürkünç(bana öyle geliyor yoksa canlıların hepsi özeldir) omurgasızdan harikulade bir canlı oluşuyor ama ben o ürkütücü görüntüye öyle bir odaklanmışım ki sonrasını düşünmekten aciz kalıyorum..


Acaba dedim hayatımda da böyle miyim? Yaşadığım olumsuzluklara öyle çok odaklanıyorum ki sıkıntılardan sonra muhakkak güzel günlerin geleceğini düşünemiyor muyum? Olabilir mi ..! Eskiden biraz öyleydim ama zaman geçtikçe olayları yaşadığım yerde ve zamanda bırakmayı öğrendim.Gerçi sinir olduğum zamanlarda söylenip duruyorum ,kızıyorum,inanamıyorum olanlara (ki şimdilerde bloguma yazıp rahatlıyorum) ama yine de onlara takılıp kalmıyorum.Maziye bırakıyorum ve ''Her işte bir hayır vardır ''diyorum.Ve biliyorum ki;''Her kişi yaptığı kötülüğü/fenalığı bu dünyada misliyle görüyor.'' onun için sabrediyorum sıkmıyorum uzun süre canımı...


Sonuç olarak; ikisi arasında bir ilişki yokmuş kararına varıyorum.Ben tırtıldan fena halde tiksiniyorum ve tırtıl kadar ürktüğüm/tırstığım/görmek istemediğim kişileri de ardımda bırakıp hayatıma devam ediyorum.Yaşadığım olumsuzlukları da (çoğu zaman) zamanında bırakıyorum ve yine yoluma devam ediyorum...


Yol açık yola devam...

Yorumlar

SİHİRLİTORBA dedi ki…
ilginnnçç...tırtıl fobisini ilk defa duyuyorum.ama olabilir tabi,herşey insan için...en iyisi seninde söylediğin gibi olumsuzlukalrı olabildiği kadar ardımızda bırakmak...yolun açık olmasına sevindim ;)sevgiler...
BANU dedi ki…
Tırtıl fobin olması çok doğal. Aynı hisleri ben de çekirge için besliyorum ama sen benden çok daha iyi sayılırsın, çünkü benim çekirge, çekirge gelip çekirge gidiyor bu dünyadan. Seninkinde muhteşem görünümlü kelebek var sonuçta. Kelebeğe dönüştüğü anda bitiyor senin korkun, yerini hayranlık alıyor. Onun için, kimse sana neden tırtıldan korkuyorsun deme hakkına sahip olamaz :) Yolun her daim açık ve dikensiz olsun...
Pabuç dedi ki…
/SİHİRLİTORBA,
bu korkunun bana anaannemden miras kaldığını öğrendim :)

/BANU,
Genelde şaşırıyorlar küçücük hayvanın nesinden korkuyorsun diyorlar ama elimde değil ..Görünce midem bulanıyor bir de tarif edilmez bir tırsma oluyor...Kelebek halini düşünemiyorum o an..Sen de çekirgede hissediyormusşun anlarsın beni..

Sevgiler dost..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…