Ana içeriğe atla

17 Ağustos Deprem/leri Olmasın Bir Daha İnşaallah!

Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın bu ülkeye..Bir daha binalar yüzünden insanlar ölmesin...Deprem öldürmez malzemeden çalınan binalar öldürür! Depremi merkezinde yaşamadım ama depremin merkezlerinden birinde yaşıyorum..Depremin değil de malzemeden çalınan binaların insanları ödürdüğünü görüyoruz buralarda...Hırsızlık ve açgözlülük binlerce insanın canına mal oldu..Bundan sonra yapılan/yapılacak binalarda daha dikkatli olunmalı..Yetkililer daha iyi yapmalı görevlerini...Deprem sonrası yapılan binalarda buna dikkat ediliyor ama eski binalar..Buralarda deprem görmüş binalarda güçlendirme yapılmadan sadece sıva ve boyayla kapatılan çatlaklar olan evlerde insanlar yaşıyor..!!! O evlerde kalanlara ve güçlendirme yapılmadan o evlerde oturulmasına izin verenlere diyecek söz bulamıyorum..Deprem gerçeğini görmemezlikten gelip öyle yaşadığımız sürece...düşünmek bile istemiyorum!.Ders almadığımız zaman tarih her zaman tekerrürden ibaret olur..İnşaallah bir daha  tarih tekerrür etmez...,Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın bu ülkeye ve hiç bir ülkeye...






Yorumlar

''' UMUTSEPETİ ''' dedi ki…
Amin....
Amin.....
Amin......
Aѕαннαяα dedi ki…
Rabbim uyarıcı olması için büyük afetleri biz insanlara getirir. Rabbim sen merhametini bizim üzerimizden eksik etme.
can istanbullu dedi ki…
Depremde en önemli madde binaların zemin etüdlerinin yapılmasıdır. Çok iyi malzeme kullanılsada altı su ile ,yada balçıkla yani yanlış zemin üzerine oturtulan bir bina ölüme davetiye çıkarır.(Jeofizik Mühendisiyim) Zemin etüdü yapıldıp buraya en fazla kaç katlı bina yapılacağı karar verildikten sonra iyi bir yapı-inşaat kalitesi ve eksiksiz malzeme kullanımı önemlidir.Bu süreci denetleyecek resmi kurumlar görevlerini yerine getirmelidirler.Sizin söylediğiniz üzere kimse malzemeden çalmasa,işini doğru yapsa,denetçide iyi denetlese depremlar ufak çatlaklarla atlatılır.Bir ülkede depremde AKUT ünlü oluyorsa vay halimize. Yani biz hiç bir aşamayı yapmadan sadece depremde en büyük kurtarıcıyı Akut gibi düşünüyoruz..Saygılar,başarılar
Pabuç dedi ki…
/can istanbullu,
bulunduğum şehirde depremde en çok zarar gören bölgede şimdi toki site yaptı.Yapım aşamasında gidip görmek nasip oldu..Evlerin temelleri su içindeydi! Üstelik deprem uzamanları oranın imara kapanmasını istediği halde şimdi bir sürü insan orada oturuyor..belki katın etkisi vardır yüksek değil binalar ama sulak bir bölge olduğu için ürkütüyor..Pek bilgim yok bu tür konuşarda ama gidip öyle zeminli bir yerde oturmam ben...

İnsanları/görevlileri de anlamakta güçlük çekiyorum
SİHİRLİTORBA dedi ki…
Allah bir daha göstermesin inşaAllah...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…