Ana içeriğe atla

Biz de Kuzenlerimize gülen bi sülaleyiz...

Biraz önce ff de konu geçince aklıma geldi size en küçük kuzenlerimizden Hasan'la 2.sınıfa giderken yaptığımız bi sohbeti yazmak istiyorum.

Hasan benim en en en çok sevdiğim kuzenciğimdir(şimdilerde 15 yaşında filinta gibi bi delikanlı)Bizde otururken babam Hasan'a dediki:''Hasan söyle bakalım Türkiye'nin en kalabalık şehri neresi?'' Buna cevap verdi tabi.Babamda buna benzer ilkokul 2.sınıf çocuklarının bilebileceği bir kaç soru daha sordu Hasan birazda sıkılarak(sebebini sonradan anladık:D) cevapladı.Sonra babam dediki:''Hasan resim yapmayı seviyor musun?'' ''ewet seviyorum'' deyince babam:''ee ne resimleri çiziyorsun bakalım ufaklık''dedi.Bizim küççük kuzen cevap verdi:''Ukrayna'nın haritasını çiziyorum,diğer ülkeler bitti sıra ona geldi'' Biz babamla bir birimize bakıp gülmeye başladık.Neyse Hasan dediki :''Şimdi soru sorma sırası bende'' tamam dedik(ee 2.sınıf öğrencisi ne sorabilir ki caaaanıımmmm)İlk soru:''Anlamadığım bişey var dünya mı dönüyor yoksa bulutlar mı hareket halinde?'' Nasıl ya bu mu takıldı aklına (oooolummm delimisin sen ne biçim meraklı çocuksun hee:P)demedik ve açıklamaya çalıştık:))İkinci sorusu:1.Dünya SAvaşında iki gurup vardı(isimlerini hatırlayamıyorum dedi) Osmanlı bunlardan hangisinde yer alıyordu ve yanındaki diğer ülkeler kimlerdi?( hönkkk neeeeee diyon neeeeeeeeeee olumm sen ne geldin başımıza:D)demedik tabii önce sorduk ittifak ve itilafmıydı sorduğun gurupların adı diye ,o da onayladı.Sonra ben açıkladım ve dedimki:''Hasan siz bunlarımı öğreniyorsunuz 2.sınıfta'' ''yoook,bunları bi ara öğretmen öylesine anlatmıştı ordan hatırlıyorum'' Biraz bilgim olmasa oracıkta 2.sınıf öğrencisinin karşısında rezil  olacaktım :))))) Ki Hasan bunu tüm sülaleye yayardı da:)))

  Neyse en son babam dediki:''Hasan,sizin sınıfta senin gibi kaç öğrenci var?'' Cevabı şu oldu:''Amca,benim gibi bir kaç arkadaşım var diğerleri zaten biraz aptal'' :))))))))))))))))Babam dediki:''Hasan ,sanırım senin aptal dediğin çocuklar bizim normal dediğimiz çocuklar oluyo'' koptukkk o an:)))
  İnanılmaz bi çocuktu Hasan ,hala da öyle.... Şimdilerde  taklitleriyle ve futboluyla konuşuluyo o ayrı bi mesele:)) ama inanılmaz taklit yeteneği var.Ramazan bayramında yağmurdan dışarı çıkamadığımız günlerde bizim Cem Yılmaz'ımızdı o:))

 NOt: Akrabalarım benim ailemden sonra başıma gelen en güzel armağan.Önceden fıkralar anlatılırdı toplantılarımızda şimdilerde ise kendimizi anlatıp eğleniyoruz...Zaten kendi kendiyle dalga geçebilecek kadar kendine güveni olan kendiyle barışık olan başka birilerini tanımıyorum(karadenizlilerden bahsediyorum)Resim ne alaka diyenlere;karadeniz demişken fındık resmi uygundur dedim:) Hasandan korkmasam onun resmini de koyardım tabi:))

Yorumlar

yesari dedi ki…
hala gülüyorummmmm:)))))))))
FASLI dedi ki…
Dinimizde de emredilen şekliyle akrabalık bağlarını korumamız gerekiyor. Bizi bizden başka en iyi kim anlayabilir ki
stuven dedi ki…
tam pazar keyfi tadında bir yazı olmuş...hasan ı sevdim:)
ismi lazım değil:) dedi ki…
:) karadenizlilerin genlerin de var bu başka söze ne hacet:)
ŞANSLI dedi ki…
Canım bende karadenizliyim.Kendi yaşadığımız şeyleri konuşup çok güleriz.
Akıllı çocukmuş maşallah!
Sevgiler...
devenin_bale_papucu dedi ki…
@yesari,üzerinden 7 yıl geçti ben hala aklıma gelince gülümsüyorum:)

@FASLI derin bi şekilde konuyu farklı boyuta çekmişsin sağol:)

@stuven,tşk ederim Hasan adına da tşkler:)

@ismi lazım değil:) evt öyle başkalarıyla dalga geçeceklerine kendileriyle geçip bi de güzel eğleniyorlar:)

@ŞANSLI,bizden de tüm karadenizlilere sevgiler efem :)
şirinem dedi ki…
:) ne güzel ne sıcak bir sohbet sizleride akrabalarınızıda kutlarım ne kadar sağlam ilişkiler kurmuşsunuz birbirinizle sevgilerimle hasanda geleceğin cem yılmazı neden olmasın :))
devenin_bale_papucu dedi ki…
Bizimkiler anlatılmaz yaşanır denirya o cinsten @şirinem :) hepsi ayrı bi karikatür :)
Zeugma dedi ki…
Karadeniz insanı zeki ve neşelidir.
Hasanda bu özellikler katlanmış..
Hele bir de Cem Yılmaz'ı aratmıyorsa :))
Bayılırım öyle çocuklara..
Sevgilerimle..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…