Ana içeriğe atla

Varlığınız Varlığıma Armağan olsun :)

     Sizler için ne ifade eder bilemeyecem ama sizleri duygu ve düşüncelerinizle de olsa tanımak beni fazlasıyla mutlu etti güzel insanlar...Sanalda, beşer şaşar derler, şükür şaşırdığım tek konu bu ortamda da gönlüme hitabeden güzel insanlarla karşılaşmam oldu...Reelde de dost edineceğim kişileri dikkatle seçmeye çalışırım(dost dediğiniz her daim yanınızda olduğunu bildiğiniz insanlardır sizin hayatınızı etkileyen insanlardır)onun için özenle seçilmesi gerekir dostların...Bu ortamda çok hoş sohbetler oldu benim açımdan...Fakat bu blog dünyası çok daha farklı burda önargılar yok sadece duygular konuşuyoz parmaklar yazıyor ve sizi okuyan insanlar oluyor...  İnsanlar olabildiğince samimi burda(en azından benim yazılarını takip ettiğim insanlar diyeyim)bu çok hoş..kimsenin bişeyleri ispatlama telaşı yok , kimin nasıl biri olduğunu blog  yazılarından çıkarabiliyorsunuz..Ben burda olmaktan çok mutluyum ,sizler farkında olamasanızda, çok sıkıntılı anlarımda ben buraya gelipsizlerin yazılarını okuyarak ya da sizlerin yorumlarını okuyarak sıkıntılarımdan sıyrılıyorum çoğu zaman tebessüm ediyorum ara sıra da kafamı iki elimin arasına koyup düşünüyorum...Güzel bi ortam vesselam..Tek kötü yanı burda çok içekapanık yazıyorum( gibi ) sanki duygusal takılıyorum burda :P bu hoşuma gitmiyo yok yani duygusallık etiketi üzerime yapışır diye de korkmuyo değilim:)...espri kabiliyetleri güzel insanların ve özellikle inançlarında samimi insanları görmek,onların varlığını bilmek beni çok sevindiriyo...İşte bu kadar :)Sevgiler saygılar (güp)güzel insanlar...Resimdeki kuşlar hepbirinizi temsil ediyor rengarenk,birbirinden farklı ve herbiri birbirinden güzel:)
en dip not:kardeşime de çok tşk ediyorum beni blog açmaya teşvik ettiği için...hoş yazılarımı pek beğenmediğini söyledi ama:P olsun varsın ben memnunum sonuçta yazar değilim dimi:))O, benim canım...

Yorumlar

siyah kelebek dedi ki…
olurmu canım biz yazarız..Özgün düşüncelerimizi korkma dan çekinmeden,yazıyoruz..Çogu benim diyen yazar dan daha da yazarız ben burasını bir günlük olarak görmüyorum belki inanmayacaksın ama ben bu blog işini çok ciddiye alıyorum..Yani her canım sıkıldığında buraya koşmam sadece bir iç dökmek değil. doğrularımı,yanlışları,blkide ertafa ders niteliğin de bir çağrı yapıyorum..Bu arada normal hayatım da neşeli ama buraya gelince duygusal değilim dışarda neydem içerde yani bur da da aynıyım bu kişiden kişiye değişebilir.. yazdıklarını bende üstüme aldım :) ve çok mutlu oldum..Biz bal gibi de YAZARIZ.. biraz da yorumları uzun tuttarız sevgiler :)
Zeugma dedi ki…
Gayet güzel yazıyorsun..Severek okuyorum ben seni..
Edebiyatçı değiliz biz.. Günlük yazıyoruz olabildiğince içten. Düşüncelerimizi yazıya dökerek paylaşıyoruz..En önemlisi rahatlıyoruz...
Beğenmeyen varsa gelmesin efendim..
Değil mi ama?
Sevgiler..
mit dedi ki…
Bence de gayet güzel yazıyorsun. Ara sıra noktalama işaretlerin imla kurallarıyla birlikte uzun eşşek oynasa da sorun yok :) Önemli olan yazının içeriği. Ve ben senin yazılarının içeriğini gerçekten de çok beğeniyorum. Seni de tanımak güzel DBP...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…