Ana içeriğe atla

çorap bile yanında olmaz


  Vehbi Koç,oğlu Rahmi Koç'a iki mektup verir:''Birini ben ölünce aç,ikincisini de beni defnettikte sonra açarsın.''der.Vefat ettiğinde oğlu ilk mektubu açar.Mektupta,''Oğlum,senden tek bir isteğim var;beni çoraplarımla gömsünler,başka birşey istemiyorum.''yazmaktadır.Rahmi Koç,defin işlemini yapacak din görevlisinden bu vasiyeti gerçekleştirmek için izin ister.İmam tüm ısrarlara rağmen bunun imkansız olduğunu,dinimizde böyle bir şeyin olmadığını anlatır.Vehbi Koç,ister istemez çorapsız defnedilir.
  Rahmi Koç ikinci mektubu açtığında şu yazıyı görür:''Bak oğlum,bir çift çorap bile götremedim.''

Dip Not:Avucunuzdaki Kelebek kitabından alıntıdır..

Yorumlar

adreferda dedi ki…
bunu okumuştum,nekadar doğru gerçekten.. dünya malı dünyada kalıyor,bu kavgalar niye:/
mit dedi ki…
Harika bir anı... A.Şerif İzgören'i işte bu tip şeylere dikkat ettirdiği için daha da bir seviyorum.

İadeyi ziyaret oldu bu da benden sana ;)
samira dedi ki…
eğer hergün ölümü birazcık düşünsek eminim kimseyi kırmayız ya da kötülük adınaa bişey kalmaz..
ama düşünmüyoruz işte..
ŞANSLI dedi ki…
Bu alıntı gerçek mi?
devenin_bale_papucu dedi ki…
@arreferda garip olan bunu biliyoruz ama hayatımızın o kadar uzağına koyuyoruz ki sanki yok(muş) gibi..bi tuhaf canlılarız biz vesselam:)

@mit iadeyi ziyaret için tşk efem...A.Şerif İzgören bizden biri yazıları da bizi anlatıyor onun için onu SEVİYORUZ işte:)

@samira öncelikle hoşgeldin..evt dediklerine katılıyorum ve elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum ama insanız işte herşey de olduğu gibi bunda da eksiğiz :S sevgiler
devenin_bale_papucu dedi ki…
@ŞANSLI kitabın yazarı da tam olarak kesinliğini bilmiyor bu olayın..kitapda da belirtmiş zaten..doğru ya da yanlış sonuçta güzel ve ibret verici:)
sinirlikebelek dedi ki…
Çok etkileyici olmuş
Kubi$ dedi ki…
Çok güzelmiş..
paylaştığına, okumuş olmama sevindim..

Bu arada ben ffden kaçtım.. burdan takip edicem seni ;)
? dedi ki…
kıssadan hisse anlayana yeter sanırım:)
devenin_bale_papucu dedi ki…
@sinirlikelebek,tşk ,Ahmet Şerif İzgören sağolsun:)

@KuBiS,tamam cnm seni kim kaçırdı ff den ver adını pişman edeyim onu:))

@? ,bu nasihatler aklını ve kalbini kullananlara zaten:))
Zeugma dedi ki…
Hadi ya??
Gerçekten olmuş mu bu?
Sırf bu sözü söylemek için uğraştırmasaymış keşke kimseyi:)
Kubi$ dedi ki…
kimse kaçırmadı.. çok zamanımı almaya başladığını farkettim, esir etmesin istedim beni ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…