Ana içeriğe atla

Kıssadan bi hayli alınması gereken hisse..

   Vaktiyle bulundugu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılıslı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalismaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanip yola koyuldu. Genç adam bu yolculugu sirasinda yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karsılaştı.
Bunlardan biri şuydu: Bazi kimseler bir tarlaya bugday ekiyorlar, ekilen buğdaylar hemen yetişip olgunlasiyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunları ateşe verip yakıyorlardi .
İkinci olarak şuna sahit olmustu: Bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldirabiliyordu
Sahit oldugu bir baska olay da şu idi: Bir adam bir koyuna binmis, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabaliyor ama yetişemiyorlardi.
Adam bunlarla kafası karışmış birhalde uzun yolculugun nasıl geçtiğini anlamadan şehrin kapisina geldi. Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldiğini, niçin geldiğini yolculugun nasıl geçtiğini sordu .Adam herseyi anlatti ve yolda karşılaştığı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı. Bunun üzerine ihtiyar ,bu genç adama rastladığı olayları bir bir açıkladı:
"Senin yolda ilk rastladığın bugday ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sağda solda konusarak değerini sıfıra indiren insanlari simgeler .
Tas kaldirmaya çalışan kimse de şunu anlatır: Insana ilk işlediği günah ağir gelir, onun altında ezilir ama ona tevbe etmeden baska günahlar işlemeye devam ederse artık o günahlar ona hafif gelmeye baslar .
Koyun ve ona binenlere gelince, koyun cennet hayvanıdır sırtındakileri cennete taşımaktadır .Koyuna ilk defa binen alimlerdir. Ondan sonra binenler her snıftan müminlerdir. Bunlara yetismek için koşanlar ise inançsizlardir ."

Not:Yazı şu siteden alıntıdır..zaten benim bu kıssayı yazmam beklenemezdi farkındayım:) SENLER'in isteği üzerine kıssadan hisse yayınlanmıştır bu blogda bu da biline:)

Yorumlar

TheTurk dedi ki…
Aldık, kabul ettik efendim..
mit dedi ki…
Vay be... Güzel bir kıssa. Teşekkürler paylaştığın için...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…