Ana içeriğe atla

kimin umrunda...

   Canım kimi isterse onu severim mecbur değilim hayatımdaki tüm insanları sevmeye..bazı kurallar gereği belki herkese karşı hanfendi olmalıyım saygıda kusur etmemeliyim ama insanları sevmek zorunda değilim...sıkıcı insanları sevmek zorunda değilim mesela...Bir süre sonra hatırlamayacağım hatırlamak bile istemeyeceğim insanları sevmek zorunda değilim...sadece hayatıma kattıklarından dolayı sevebilirim belki..kötüyse kötülüğü sayesinde görebildiğim için örneğin...Bazen kendimi de sevmiyorum bu konuda özgürüm kim karışabilir bana..
    Canım sıkkınken kendimi bile çekemiyorum beni başkalarının da çekmesini beklemem...İnsanları memnun etmek de istemiyorum nasıl ben nankörsem insanlarda nankör onlar için yapılan tüm güzel ve iyi şeyleri bir an da unutup sizin tek hatanızı hatırlamayı seçiyor..iyilikler bir kalemde siline biliyorsa kimin umrumda başkası memnun olsun diye uğraşmak..
   Anneme dün bişey dedim ve nedense bana şaşırarak baktı''kim ne kadar hak ediyorsa o kadar değer veririm ona,lüzümsuz insana hakettiğinden fazla önem verirsem gerçekten değeri hakedenlere saygısızlık olur'' ben bu sözümün her zaman arkasında olacam...İnsanları seviyorum Yaratandan ötürü..ama kişilikleri seçiyorum varmı kimsenin bi diyeceği..Bu dünya da bir tek düşüncelerimize duygularımıza karışamıyorlar çoookk şükr buna...
   Ben farklı biri değilim öyle marjinal felan filan..ama ben BENim ve BEn ölene kadar  Ben olarak kalacammm...Sinirlendiğim zaman öyle bağırıp çağıran biri değilim bir zamanlar günlüklerime yazıyordum tüm nefretlerimi bir kendim biliyordum ..günlük tutmakla öğrendiğim tek şey , yazım çok güzelmiş:P şaka bir yana şunu öğrendim şimdi kızdığınız bir şeye  bir süre sonra ''aman bee'' diyerek önemsemiyorsunuz bile..Şimdi zülüp sızlandığınız bir şeye sonra''aman bee ''deyim gülüp geçiyorsunuz..Şunu öğreniyorsunuz MEĞER siz sürekli değişime uğruyorsunuz gelişiyorsunuz(ki bu bazı insanlar için geçerli değil de ısrarlıyım)..
  Sanal ortamdan nefret ediyorum(ki sebepleri yine BEN de saklı) bir yandan da seviyorum..Burda benim kim olduğum ya da karşımdaki insanın kim olduğu önemli değil benim için(kişiden kastım o kişinin statüsü yaşı cinsi..v.b)iyi olan insanlar da var(ki belki onları da yalan söylüyor olabilirler ama samimi olduğunu düşündklerim  de var içlerinde)Böyle İNSANların varolduğunu bilmek beni mutlu ediyor ve ben mutlu olmayı güzel şeyleri düşünmeyi seviyorum...
  Bu yazıyı yazmaya öylesine başladım ve bu şekilde ilerledi işte..Öyyle saf saf pc ye bakarken bunlar geldi aklıma ve yazmaya başladım işte..Hayat bazen sıkıcı işte elden bişey gelmiyo...SAğlıcakla kalın kalbinde iyilik güzellik olan insanlar...Dünyanın güzel olan şeylere ihtiyacı var her zamankinden daha çok..

Yorumlar

içimdeki yolculuk dedi ki…
insanlar olarak hayatın getirdikleri ya da insanları tanıdıkça ve acılarla yüzyüze kaldıkça evrim değiştiriyoruz.umursamıyoruz ,bağışlamıyoruz vs kendi iç dünyamıza perde çekiyoruz..insanlara olan açıklık zamanla kapanıyor..heryerde herçeşit insan var ne yazıkki sen umursarken birşeyler yapmak isterken çevrende olup bitenlere o rabbena rabbena hep bana diyor bencillik diz boyu..kiminin en büyük hayali araba almakken kiminkide bir fakir doyurmak gibi oluyor..işte bunları gördükçede insanın sıttı sıyrılıyor..çok konuştum yüreğine sağlık güzel yazmışsın
devenin_bale_papucu dedi ki…
bencillik ve hırs var olduğu sürece kötülk denen şey bitmeyecek..kötüler içinde iyi kalabilmek de erdem isteyen bişey ama imkansız değil..İnadına iyilik yapası geliyor insanın ..nasıl kötülükte inat eden insanlar varsa çoook şükür iyi olmakta inat eden insanlarda var çoook seviyorum hepsinide..tanıdıklarımı da tanımadıklarımı da varlıklarını bilmek bile güzel,,
Yorum için tşk ederim sağolun var olun...
İ.x.İ.r dedi ki…
sevgili d.b.p haklısın tabiiki de kimse sana haksızsın diyemez.sanal alemi takmayacaksın çoğu zaman.. dalgasız denizde herkes kaptan sonuçta:)
mit dedi ki…
Düşüncelerinde haklısın. Sonuçta binbir çeşit insan var bu dünyada. Ve hepsinin de birbirinden farklı binbir türlü huyu var. Herkesin birbirini sevmesi, birbiriyle anlaşması çok uçuk bir hayal olurdu herhalde. Böyle birşey mümkün mü peki? Evet... Ama bu dünyada değil.

Birde hep tekrarlamak zorunda bırakıldığım bir söz var. Tekrarlıyorum çünkü yapmam gereken birşeyi yapıyorum. Fazla değer veriyorum... "3 kuruşluk insana 5 kuruşluk değer verirsen 2 kuruşa seni satar!" Çok doğru ve tecrübesi çok acı bir söz... Sende sağlıcakla kal...
devenin_bale_papucu dedi ki…
@ixsir,ben çoğu zamn eğleniyorum burda beni tanıyanlarda eğleniyordur bu ortamda...ama evt çoğu yalan ama ben bununda farkında olarak buraya takılıyorum..fazla bi beklentim yok buradan...

@mit evet kesinlikle kim ne kadar hak ediyorsa o kadar değer verecen ki sonunda hayalkırıklığı yaşamayasın...saygılarr efendm..
bir güzel çift dedi ki…
selamlar
blog yazımı yazmış öyle amaçsızca nette dolaşırken buldum bu sayfayı.ne de güzel ne de şirin...belliki biraz geç buldum ben bu sayfayı ama iyikide buldum dimi :)
emeğinize sağlık
selam ile
devenin_bale_papucu dedi ki…
hoşgelmişsiniz..teşekkürler yorumunuz için..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…