Ana içeriğe atla

yağmurlu köyden bir anı:))

  Köy de babamızın halasının bahçesine incir yemeye gittik ..gider gitmez daldık incirlere küçük kuzen ağaca çıkmaya yeltenince koca bir dall çat diye kırıldı(tabiki içimiz acıdı ağacın dalını kırdık diye)..Bu arada yaşlı hala sağır ve dilsiz..o da gördü dalı kırdığımızı..ve morali bozuldu küçük kuzende kadıncağıaza derdini antamayınca sarıldı ona ne kadar üzüldüğünü anlatabilmek için..ama hala yne kendince bişeyler söylemeye devam etti....<onun dediklerinden hiç bişey anlamadığımız için biz de kaşlarımızı küçük emrah kaşlarımızla başımız önümüzde onu dinledik..kızması bitrince küçük kuzen şöyle dedi''tamam hala bu kadar üzülme aha ağaç burda köküde burda yine çıkar dal'' koptuğumuz andı..

Yorumlar

bi dost dedi ki…
ay o değil de resim çok güzelmiş:) -incir çok sevmediğim halde canım çektii- -ama kuru incire bayılırım- -alıp getirip kurutup bana versene ecük- :PP
devenin_bale_papucu dedi ki…
sen bi de tadını bilsem ımmmmm misgibi:)
Elif..den dedi ki…
İnciri çok severim...Fotografdada harika gözüküyor...
Benimde lise dönemlerinde incir agacına çıkıp,incir toplarken ayagımın altındaki dal kırılmıştı..
Düşmekten son anda kurtuldum..Üst daldan tutunarak...
FASLI dedi ki…
Hoş geldin:) Bende tatilden bu gün döndüm
NurullahAslan dedi ki…
:) Leziz bir meyvadır.. İncirin içini seyretmeyi çok severim..
devenin_bale_papucu dedi ki…
@Elif..den geç oldu ama geçmiş olsun:)

@FASLI hoşgelmişsin bn daha tatildeyim:) yağmurdan tatilim daha yeni başladı:)

@NurullahAslan ,seyretiikten sonra bi de yesen süper bişiyy:))
NurullahAslan dedi ki…
Yiyorum zaten affedermiyim hiç:D
devenin_bale_papucu dedi ki…
1 yıllık incir stoğu yaptım vucudumaa eee bol yağmur bol incir demek :))inir güzel bir meyve..tabiki kiraz ve erikten sonra...
? dedi ki…
bal şeker afiyet olsun:)demeden hani bizede yokmu imrenerek anlattıgın şu incirlerden.yazıyı okurken aklıma eski günlerim geldi çocukken yaramaz oluşum tabi ben dal kırmadım ama agaçtan düşüşüm halen aklımda olan bana olmuştu o günden bu güne yemin ettim bir agıca çıkmamaya:)meyvelik bir alandan geçerken dahi uzaktan bakmak daha güzel meyveyi dalından koparıp yemenin zevkini o günden sonra unuttum belki ama sagolsun sahiplerine rica ettigimde koparıp veriyorlar:)gönlü bol memleketimin gönlü bol insanlarını burdan yad etmeden geçemedim.
devenin_bale_papucu dedi ki…
:)) yorum için tşk ederiz ..sizi kırmayıp meyve veren her ülkem insnından da Allah razı olsun diyelim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…