Ana içeriğe atla

aaa bak piknik

Bunu yazmayı nasıl unuttum ..Kendimce bi piknik kuralı oluşturdum geçen hafta..
Piknik için sürekli gidilen bi yer seçilmeyecek
Seçeceksen bile yokuşu çok olan biyer seçilmeyecek
Seçmiş bulunduysan bile oraya giderken arabayı sen kullanmayacan
Kazara şöför sensen asla ön koltukta 2 yolcu almayacan:)
Aldın mı ..yazıktır günahtır yolda sollama yapıp kuzeninin yüreğine indirmeyecen..
Piknik yerine gittiğinde yemek zamanı asla su almaya giden sen olmayacaksın:))
kaç araba insan gitmiş olduğunu hesab edeceksin işin sonunda aç kalabilirsin bunu asla unutmayacaksın,o kalabalıkta kim var kim yok farkedilemiyor çünkü:))
Bir de valeybol oynanıyorsa kesinlikle takımda olacaksın asla ve asla hakem sen olmayacaksın sonra o birbirine girmiş kuzenleri ayırmak çok zor oluyo arada ezilir kalırsında kimse anlamaz:)) En iriyarı kuzen ne diyorsa he diyeceksin:))
Bu arada geri dönüşte asla senin arabanın arkasından en dedikoducu kuzeninin arabasının gelmesine izin vermeyeceksin zira yaptığın tüm trafik hatalarını sülaleye yayıyor benden söylemesi:))
Eve döndüğünde şöyle uzunnn uzunnn şükredeceksinnn bu gün yağmur yağmadı diye:))
Etleri yanmış yemiyeceksin mideye fena geliyo demeyi unutmuşum:))

Yorumlar

mit dedi ki…
hehehe :))) Çok güldüm yaw sabah sabah :) Kalemine sağlık...
devenin_bale_papucu dedi ki…
bunlar yaşanmış şeyler kuzenim bana dediki ''ömrümden 3 yılı aldın sollama yaptırğında'':))
mit dedi ki…
Zaten çok gülmeme sebep olan da yaşanmış şeyler olmaları ya :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…