2 Haziran 2009 Salı

Tekerlekli sandalye kadar taş düşsün tepene


  Okuldan eve dönmek için köy minübüsüne binmiş yolcuların arabanın kalkış saatini bekliyordu.Tekerlekli sandalyeyle bi beyfendiyi getirdiler arabaya ve bir kişi kucağında onu koltuğa oturttu diğer kişlerde yardımcı oldu tekerlekli sandalyesini kapatıp oturduğu koltuğun yan tarafına uygun şekilde yerleştirdiler.Tekrar  beklemeye başladılar.Bu arada minibüsün sahibi olan HACI lakaplı kişi geldi tekerlekli sandalyeyi gördü ve dediki'' bn bunu alamam arabaya, çok fazla yer kaplıyor arabada onun durduğu yerde bir müşteri durabilir''insanların şaşkın bakışları içinde tekerlekli sandalyeyi minibüsten indirdi ve adamcağızı da yakını arabadan indirip sandalyesine oturttu...
  Bundan sonra şunu anladı;asla konum insan olmayı belirlemiyor,para,meslek ya da hacılık herneyse hayattaki tüm statü sıfatları kimseyi insan yapmıyor..İnsan doğuluyor ve bazıları insan olarak kalıyor bazıları ise insanlık vasfından uzaklaşıyor..Bunu öğrenmek için 14 yaşında böyle bi olayı gözleriyle görmesi yetmişti..
  Şimdi bile ,o arabayı- tekerlekli sandalyeli beyfendi indirildikten sonra- terketmediği için pişmanlık duyuyor..
  Not:Bu benim yaşadığım bir olay bn vicdansız bir insan bir kişilik yol parasıı için nasıl bu kadar insanlığını yitirebiliyor gözlerimle gördüm ve o günden sonra İslami herhangi bir özelliği menfaati için kullanan her insandan nefret ettim...işte böyle İnsan olabilmek hem çok kolay hem de çok zor (kötü insan için zor)
   Hala nasıl kızıyorum kendimeeeee neden inmedim o arabadannnn eskiden bu kadar mı salakmışım ben yaaa..neyseki zaman beni akıllandırmış ki yaptığım hata için pişmanlık duyabiliyorum

Not:En eski yazılarımdan biri bu tekrar yayınladım...
Share:

0 yorum: