Ana içeriğe atla

cesur yürek DBP:))

   İnsanlar bişeylerden korkar(neden bilmem:P)Kimi karanlıktan ,kimi köpekten,kimi kapalı yerde kalmaktan,kimi örümcekten,kimi yüksekten,kimi ölmekden,kimi yaşlanmaktan, kimi yılandan ..v.b bu örnekleri arttırabiliriz ..Ben hem bu saydıklarımdan hem de sayamadıklarımdan hepsinden korkuyorum :))o ayrı bir konu ama bir şey var ki ondan hem korkuyorum hem tiksiniyorum hem de ıyyy işte ondan bahsetmek bile beni bi tuhaf yaptı.Ne mi o aaa yazmayı unutmuşum adını (yaw parmaklarım titriyor yazacam ama)tırtıl(ıyyy ıyyy )Bu yazı benim  en zor yazım olacak emin olun(iyiki yazarken surat ifademi görmüyorsunuz)
  Bu hayvandan korkmamın, tiksinmemin (hepsini içine alan kelimeyi bulamıyorum işte ) sebebini hep merak ettim yaw deli değilim gayet normal bir insanın şuncacık hayvan beni yiyecekte değil nedir bu korku ..Bi ara bahçedeki çardağımızda bir kaç tırtıl görüldü diye bahçede oturamamıştım ,o sıcakta herkes çardak altında çay içerken ben onları balkondan izliyordumm ahhh ahhh..
   Niye mi anlatıyorum bunları ,akşam aklıma tırtıldan tırsmamın sebebi hikmetini bulduğum an geldi ve gülmeye başladım ve şimdide sizinle paylaşmak istedim hepsi bu..Yine böyle bir yaz günü kuzenlerden biri bize geldi(ki yan komşumuz olur kendisi)ve bana dediki:''DBP sakın bahçedeki çeşmenin yanına gitme''ben de:''ne oldu hayırdır, bişey mi...... ''dedim ama ben  cümlemi tamamlayamadan odadan ananemin çığlığını duydukk''ne var çeşmenin orda çabuk söyleeeeee'':)))))))))))))))))(ananem o zamanlar 88 yaşlarında olabilir zaten gerçek yaşını bilmiyorum tahmini bişey bu da) kuzenim ded:i'' Yok bişey teyze tırtıl var onu söyleyecektim DBP'na'' anammmm ananem bunu duyunca tutuştuuu ''Ben bir daha nasıl gidecem orayaa çabuk biri onu ordan atsın sakın ben görmeyeyim '' çok güldük ananemin bu haline ama ben de, bendeki bu tırtıl fobisinin kaynağını bulmuş oldumm,benim ki tamamen ırsiymiş:))) ananeden toruna geçen bi fobii:))O günden sonra yalnız olmadığımı bilmenin rahatlığıyla anaannemle birlikte korkmaya başladık şuncacık(ıyyyy)hayvancıktan..ogün bu gündürde değişen bişey yok halaa aynı devam ediyorum ,hoş anaannemin  şimdi tırtıl korkusunu hatırlayıp hatırlamadığını bilmiyorum arada hafıza kaybı oluyorda:) 90 lı yaşlarda bu da normall tabii..
   İşte böyle siz bakmayın benim tırtıldan tırstığıma (bu bnim en en tırstığım olduğu için anlattım) yoksa ben  herrrrşeyden korkarım sülalenin en korkak 2.kişisiyim ben(1.Halam:))ben de onun varisiyimmm ...BU korkular bizi öldürmeseydii

Yorumlar

yesari dedi ki…
puahahahahahahahahahaççççççadnlsknfldknvcxv

sdkfnsdalgnifdlah


ayyyyyyyyyy çooooook güldüüüüüümmmmmmm

bilmiyordummmmmmmmm

ananeye bakkk sennnnnnnnn
ahahahahahaa

:)))))))))))))))))))
devenin_bale_papucu dedi ki…
anaannemi anlatsam ayrı bir blog olur bence:))bana ''nasılsın ''dedi ben de iyi anane sen nasılsın dedim ...yanındakine diyoki ''bu da kim ne saçmalıyo '' anaannem işte:DDD
Serra Demirci dedi ki…
hahaha bende solucandan çok korkarım.yazarken bile midem bulandı.tırtıl gibi bu da saçma gibi küçücük hayvan napcaksa bana ama iğreniyom işte korkuyom.ama ben daha kaynağımı bulamadım sen daha iyiymişsin :D:D
Dolunay dedi ki…
kendımı gördum bu yazıda :)
devenin_bale_papucu dedi ki…
benim karşımda hayvanlar sürünmesinnn ıyyy bi de küçücük olmasınnn fena oluyom ..beni anladığınıza sevindimm ..ben deli değilim dimiii:))
mit dedi ki…
hehehe :) Ben de çok güldüm okurken :) Ben bir tek çiyandan korkarım, feci bir hayvandır. Neyse anlatıp da fobilerinize bi yenisini daha eklemeyeyim. Bi de akrepten... Bi de tarantuladan... bi de yılandan. Bi de... :)))) Anneannenizin ellerinden öperim bu arada.
devenin_bale_papucu dedi ki…
@mit,önceki yorumlarda sen diyordun yaa yanlız değilmişim diye:)) heee maşallah seninde bu korkma konusunda benden bi farkın yok galiba:) ben bi de inekten bi de köpekten bi de arıdan korkarım bi de bendeki bu bidelerin sınırı yok:))
Serra Demirci dedi ki…
ne delisi yaa:)
ozaman bende deliyim :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…