Ana içeriğe atla

yine canım sıkılıyor

    Elimde laptop internette gezinirken arada televizyona da bakma şansına sahibim, bir telefon tuşuyla km lerce uzaktaki ailemle görüşebilme şansım da var,gün için de işlerimizi yapan bir sürü makineyle karşı karşıyayız v.b bir çok teknolojik imkanımız var  bir zorluğumuz yok gibi ve bizim CANIMIZ sıkılyor bu bana has bişey değil kimi görsem bi mutsuzluk sıkkınlık hali sanki çağın hastalıklarından biri bu,ben bu cahil aklımla bunun sebebini bilmiyorum tabiki,kendimce sebepler bulabilirim bunlarda karşımdakiler tarafından ne kadar inandırıcı bulunur bilemiyorum...
   Bu yazıyı okuyan birileri olursa lütfen kendi fikirlerini yazsın bu konuda ...olurya belki de bilmsel açıklamalarınızda olur paylaşırsanız sevinirim..nedir insanlardaki ağıza dolanmış canım sıkılıyor lafının sebebi hikmeti.Aceba diyorum eski insanlar kendi işlerini kendileri yapıyordu da sıkılmaya fırsatları olmuyordu..Şimdi boş kalan insanın canı sıkılır da diyebilirsiniz hatta demişsinizdir de ama bu lafı tüm gün çalışan insanlardan da duyabilirsiniz boş kaldıkları zaman ''sıkılıyorum hiç bişeyden tat alamıyorum v.b. ''lafları duymanız kuvvetle muhtemel..
  Beni bilgilendirin ,biz toplumca depresyondamıyız ne olacak bu milletin hali:) (tamam bu bi hayli zor bi soru oldu geri alıyorum)
 

Yorumlar

Sinek efendim! dedi ki…
o var ya... mevsim mevsim. herkeste mevcut şu aralar o ruh hali. geçmek zorunda üstelik!
yesari dedi ki…
ben bi gün istanbul-ankara otobüs seyahatindeyim...ama bölee lüks bi otobüs...elimde bilgisayarım...tam önümde benim için bir televizyon ve radyo kulaklık...telefon serbest...internetten konuştuğum kişiye diyorum ki"canım sıkıldıı" onun cevabını yazmıyorum:))
olur olurrrr....geçer...yine olurrr:))
devenin_bale_papucu dedi ki…
heee sanırım bu bir akım neyse sanırım bu durumda bu akımın dışında kalan kimse kalmamış iyi bariiii:))
sufi dedi ki…
Neşe ve mutluluğu çağır kendine inan ki tez zamanda gelecekler ve bu da geçecek.Sevgiler.
devenin_bale_papucu dedi ki…
teşekkürlerrr bizden de saygılarr
Havin dedi ki…
uzun zamandır panomda bi söz asılıydı.
bu dünyada boş durmada istersen balıklara şemsiye yap!
aslında yapmamız gereken çok şey varken bu işleri yapmak işimize gelmediği için boş boş duruyoruz.
belki yapmamız gereken şeyleri yapmadığımızdan dolayı canımız sıkılıyordur.
devenin_bale_papucu dedi ki…
ben de onu demeye çalışmıştım:))en azından boş kaldığımız zamanı insan gibi düşünmeye ayırsak yine can sıkıntımız kalmaz
muhaber dedi ki…
bir şeyler yazın demişsin ya...

benim de canım çok sıkılıyor... ama ben can sıkıntısını sevmeyi öğrendim.
o yüzden canım sıkılmayınca, canım sıkılıyor...

yazdım işte.
muhaber dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…